


Dikkat eyle, mânâ çýkar sözümden..
Halk þairi bir taþlamasýnda alýnganlýða saz tutup "Bizim sarý öküzün tek boynuzundan onaltý çift kaþýk çýktý, doðru mu?" diye sormuþ.. Cevap alamamýþ.. Biz de tek sözcükten iki mana çýkaran hükümet adamlarýndan dertliyiz..
Memleket büyükleri ile vatandaþ arasýndaki iliþkileri düzeltmek için ne kadar ünvan varsa hepsini yeniden gözden geçirmek lazým..
Ahalimiz kendisini üçyüz kelime ile ifade etmeye çalýþtýðý; büyüklerimiz de ne kadar mühim olduklarýný kelimelere sýðdýramadýðý için ihtilaf çýkýyor.. Alýn mesela "baþbakan" ünvanýný..
Neden iki kelimenin birleþtirilmesinden oluþmuþ? Cumhurbaþkaný diyeceðimize neden ayný aðýrlýkta tek kelimelik bir ünvan bulamamýþýz?
Nedenini söyleyeyim.. Kelime daðarcýðýmýzda yeterince kavram karþýlýðý sözcük yok.. O yüzden iki kelimeyi yan yana getirip, tek bir kavram icat ediyoruz..
Cumhurbaþkaný gibi, baþbakan gibi, kaymakam gibi..
***
Bunlarýn içinde parçalandýðý zaman nükleer sarsýntý yaratacak kadar etkili olaný "Kaymakam" sözcüðüdür.. Mazallah ikiye bölünmesi halinde umumi adaba mugayýr bir durum çýkar ki kimse altýndan kalkamaz..
O yüzden kaymakamlar daha alýngan olur..
Alýn size ev ödevi
Temsil Edirne'nin Havsa ilçesinin Kaymakam'ý Erol Özer beyefendi.. Kulaðýma gelen icraatlarýndan biliyorum ki memleketin en alýngan kaymakamý odur.. Maiyetindeki memurlara sürekli kuþku ile bakmasýnýn altýnda bilinçaltýna kazýnmýþ bu takýntý var..
Bir emir veriyor.. Eh bizde bürokrasinin iþi; bir iþin nasýl yapýlacaðýný deðil nasýl yapýlamayacaðýný göstermek olduðundan, o emir geciktirilerek yerine getiriliyor..
O vakit Kaymakam Bey kýllanýyor.. Emrindeki memurlarýn taþýdýðý ünvana kavram olarak deðil, birebir kelime anlamý ile baktýklarýndan kuþkulanýyor.. Baþlýyor memurlara ev ödevi vermeye..
Verdiði ev ödevleri de hep kaymakamlýk makamýnýn önemi üzerine..
Hafsa ilçesinin memuran takýmýndan Cemal Çay ile Müzehher Tüzün'e verdiði ev ödevleri gibi.. Artýk bu iki memur kaymakama asi mi olmuþ ne? Ev ödevlerini yazýlý olarak göndermiþ..
"Benim amirim Ýlçe Milli Eðitim Müdürü'dür.. Onun da amiri Kaymakam'dýr.. Bundan dolayý Kaymakam'ýn verdiði emirler anýnda yerine getirilecektir.." diye..
Yazýlý emirin altýna da "Yukarýdaki cümle yüz kere yazýlacaktýr.." diye not düþülmüþ.. Memuran takýmýdýr, az maaþ alýp iyi beslenmediklerinden belki anlamazlar diye "Rakamla da 100 kere" notu eklenmiþ..
***
Hafsa'da yayýnlanan mahalli Gürses gazetesi de bu halleri haber konusu yapýnca, gazetenin yöneticisi Günay Balaban kendisini nezarette bulmuþ..
Dünya globalleþtiði, Türkiyemiz de peþine takýldýðýndan artýk haber yaptý diye içeri adam atmak "þýk" olmuyor.. Koca Kaymakam bunu düþünemeyecek deðil ya! Tutmuþ "Gazeteci beni makamýmda tehdit etti.." demiþ..
Koruma polisini de þahit diye göstermiþ.. Hakim duruþma sýrasýnda bu suçlamadan huylandýðý için koruma polisine "Tehdit ettiðini nereden biliyorsun?" diye sormuþ.. Konuþmanýn geri kalaný þöyle:
- "Ben odaya girdiðimde parmaðýný kaymakamýma doðru tutuyordu.."
- "Eeee! Niye tutup getirmedin?"
- "Dýþarý çýkardým, beni de tehdit etti.."
Dava sürüyor.. Gerçi ortada kaymakama parmak sallama teþebbüsü var ama mahkeme bunun iyi bir þey mi kötü bir þey mi olduðuna henüz karar verememiþ..
Gürses gazetesi ortada böyle bir niza varken tutup bir de benim 16 Nisan tarihli yazýmý aynen kullanmýþ.. Kaymakam Bey de alýndýðýndan suç duyurusu emri verdirerek bir dava daha açmýþ ki konusunu anlamanýz için o yazýnýn ilgili bölümünü aþaðýda bir daha hatýrlatayým..
Benim protokol yazýsý..
Latince kökenli "Protokol" eski Yunancadan dilimize geçme bir sözcük.. Daha doðrusu "Proto" ve "Kolos" sözcüklerinin birleþmesinden türeme bir deyim..
Lžgat anlamýyla "Proto" birinci demek.. "Kolos" ise söylemesi ayýptýr insan mabadýnýn çoðulu oluyor.. Hadi tam karþýlýðýný söyleyeyim.. "Götler" demek..
Sözcük anlamlarýný birleþtirdiðimizde ise deyimin tam karþýlýðý "Birinci götler" olarak karþýmýza çýkýyor..
"Kolos" sözcüðünün zamanla çoðul eki olan (os) deyimden atýlmýþ, geriye "Protokol" yani "Birinci göt" lafý kalmýþ.. Toplum içinde yükselip de protokole giren bazýlarýnýn zamanla "götünün kalkmasý" bundandýr..
***
Dedim ya! Bire bir sözcükleri parçalamak belki çok hasar vermiyor ama hem "Protokol" hem de "Kaymakam" sözcüklerini ayný yazýnýn içinde kullandýðýnýzda büyüklerimiz tahrikleniyor..
Gerçi bir okurum (Özür dileyerek söylüyorum, gönderdiði mektubu öyle bir saklamýþým ki bulamadým.. O yüzden ismini zikredemiyorum..) bu "Protokol" sözcüðünün birebir "Birinci Göt" anlamýna gelmediðini anlatan bir mektup göndermiþti..
Aklýmda kaldýðým kadarýyla mektubunda "Proto" sözcüðünün birinci anlamýna geldiðini ancak "Kolos" sözcüðünün benim yazdýðým gibi "Göt" deðil "Yakýn" demek olduðunu anlatýyordu..
Golos ve Kolos sözcüklerinin zaman içinde dilde karýþmasý; göt ile yakýn sözcüklerinin mânâlarýný da birbirine karýþmýþ, orta yere böyle aykýrý bir sonuç çýkmýþ..
Vatandaþ kaymakam çekiþmesi bu arada bana rahmetli Þair Eþref'in bir dörtlüðünü hatýrlattý.. Þair Eþref o vakitler Kýrkaðaç Kaymakamý.. Bahçesine kenef yapmak isteyen Ahmet adlý bir vatandaþ Kadý'dan izin alamayýp, kendisine dilekçe ile baþvurmuþ.. Eþref de dilekçenin kenarýna bir dörtlük yazýp, yeniden Kadý'ya havale etmiþ..
Þu kerhane-i alemde herkesin bir davasý var.. / Kýrkaðaçlý Ahmet Efendi'nin de kenef davasý var../ Kadý efendi lütfeyle imza et ilamýný../ Böyle boktan iþlerin inhasý var, minhasý var..
Yani böyle boktan iþlere kafayý takanlarýn atýlma, sürülme durumlarý olabilir, demeye getiriyor..
Hafsa Kaymakam'ý vesile oldu, büyüklerimize saygýlarýmýzý bu vesile ile bir kez daha sunarýz.. Bu iþi de üzerine sifon çekip, tatlýya baðlamalarýný dileriz..