Ankara'da dün sabah çok önemli bir protokol imzalandı.. Altındaki imzalar şöyle: İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, TESEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Can Paker, İçişleri Bakanlığı Strateji Merkezi Başkanı Fahri Yücel ve TESEV Direktörü Özdem Sanberk.. Bu protokol gereği İçişleri Bakanlığı ile TESEV "yolsuzluklara karşı birlikte çalışacaklar.. Birbirlerine yardımcı olacaklar.. Bu, Türkiye'de bir ilktir.." Yani Türkiye'nin en önemli hastalıklarından birine, bilimsel olarak da yaklaşacaklar.. Bunun için TESEV 3 bin denekle yüzyüze görüşmeler yapacak ve onlara Dünya Bankası'nın tespit ettiği 60 soru soracak.. Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa ettikten sonra TESEV yönetimine gelen Özdem Sanberk TESEV'i, deneyimleriyle, aynen bu bakanlık gibi çalıştırmak istiyor.. Başka çok önemli projeleri de var...
Bu arada imzalanan protokol metni de çok ilginç. Birlikte okuyalım:
"Ulaşım ve iletişim teknolojileri sayesinde gittikçe küçülen dünyanın ortak ve etik sorunlarından biri haline gelen yolsuzluk olgusu, ortaya çıktığından bu yana toplumların ve kamu yönetimlerinin önemli sorunlarından biri olarak ele alınmıştır. Genel olarak maddi kazanç, ya da maddi olmayan özel amaçlara yönelik olarak kamu yetkisinin yasa dışı kullanımını içeren davranış ve eylemlerin tümü veya kişisel çıkar amacıyla toplum çıkarlarının ikinci plana atılıp görev anlayışının ve ortak çıkarların ihlali, gizlilik, aldatmaca ve halkın sıkıntılarına sırt çevirmek şeklinde tanımlanabilecek olan yolsuzluk, devletin ve yönetimin saygınlığını zedelemekte, kamu hizmetlerinin maliyetini yükseltmekte, kamu yönetiminin işleyişini olumsuz yönde etkilemektedir..
Yolsuzluk suçları doğrudan kamu görevlileri tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında işlenebildiği gibi, sermaye piyasalarında, bankalarda, yatırım ortaklıklarında, özel finas kurumlarında da işlenebilmektedir.
Halk dilinde rüşvet, kayırımcılık, aracılık, haraç, rant kollama ve benzeri kavramlarla ifade edilen bu olgunun en aza indirilmesi, hiç kuşkusuz devletin temel amaç ve görevleri arasındadır. Bu nedenle devlet yönetiminin her kademesinde görevli herkes, bu anlamda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek durumundadır.
Büyük çıkarların söz konusu olduğu durumlarda, yolsuzluk olaylarının basit ve bireysel girişimler olmayıp, tehdit, şiddet, sindirme boyutu da olan karmaşık ilişkiler ağı içerisinde gelişen organize eylemler (ulusal ve uluşlararası), olduğunu göstermektedir. Yolsuzlukla mücadelede asıl başarı, yolsuzluk suçu işleyenlerin halkın vicdanında mahkum olmalarını sağlamaktır. Bu bakımdan vatandaşlarımızı, kitle iletişim araçlarının ve sivil toplum kuruluşlarının mücadeleye verecekleri destek ve yapacakları katkı başarılı olma yönünde büyük önem arz etmektedir. Yolsuzluğa yol açan faktörler, türleri, kamu yönetimi ve ekonomik ve sosyal gelişmeye olumsuz etkileri konularında genel niteliklikli sonuçların elde edildiği çalışmaların mevcudiyeti bilinmektedir. Yolsuzlukla sistematik bir şekilde mücadele etmek ve en az düzeye indirmek için ülkenin içinde bulunduğu koşullar ile bunların ne tür yolsuzluk olaylarına yol açtığının belirlenmesi ve alınması gereken tedbirler konularında bilimsel olarak derinlemesine araştırmaların yapılması ve uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi ihtiyacı adeta bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır."
Batı dünyasında yıllardır yapılmakta olan, yolsuzlukla mücadelenin bilimsel ayağına, yeni mücadele yöntemleri geliştirilmesine ve kamuoyunun bilinçlendirilmesine artık biz de başlıyoruz.. İnşallah başarırız..