|
|
Cinlik düğümü çözdü
Mumcu suikastı sanıkları dün olay yerindeydi. Polis sanıkları şaşırtmak için cinlik yaptı ve şüphe kalktı: EVET, KATİL BUNLAR
GAZETECİ- Yazar Uğur Mumcu'nun katillerinin yakalanması amacıyla başlatılan Umut Operasyonu çerçevesinde gözaltına alınan Yusuf Karakuş ve Abdülhamit Çelik, dün suikast yerinde tatbikat yaptılar. Sanıklar, Savcı'nın bilerek yaptığı üç yanlışı hemen fark etti. Ve bu ayrıntılar onları suikasta katıldıklarını kesinleştirdi.
Sanıklar, Çelik ve Karakuş, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Akrep adı verilen zırhlı araçlarla, saat 10.40'da Uğur Mumcu Sokağı'nın aşağısında bulunan Koza Sokağa getirildi. Önce Çelik, daha sonra da Karakuş araçlardan indirildi. Üzerlerinde polis yazılı çelik yelek, şapka ve ellerinde kelepçe bulunan zanlıların ifadesini, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Hamza Keleş ayrı ayrı aldı.
ÖNCE KEŞİF YAPTIK
Olay gününü ilk olarak Abdülhamit Çelik anlattı. Çelik, Savcı Keleş'in sorusu üzerine ilk defa patlamadan iki gün önce, yine buraya geldiklerini belirterek, keşif gününü şöyle anlattı: "Akşam saat 8.30 sıralarında burada indikten sonra yürüyerek, sokağa girdik. Yusuf, İranlılar'la beraber önden yürüdü. Ben arkalarından geldim. Yusuf Farsça bilmediği için ben onlara tercümanlık yaptım. Yaklaşık 10-15 dakika sokakta kaldık. Mumcu'nun arabası o saatlerde sokakta yoktu."
KULÜBE DUVARIN DİBİNDEYDİ
Etrafında Terör ve İstihbarat ekiplerince etten duvar örülen Çelik, en son olarak polis kulübesinin bulunduğu noktaya getirildi.
Çelik, polis kulübesinin Tunus Büyükelçiliği'nin normalde önünde bulunan kulübenin karşı tarafta olduğunu da fark ederek, "Biz geldiğimizde bu kulübe karşı taraftaydı. Duvarın dibindeydi" dedi. Burada da, Keleş'in sorularını yanıtlayan Çelik, daha sonra zırhlı Akrep adlı araca bindirilerek, Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne tekrar sorgulanmak üzere götürüldü.
Çelik'in ardından ikinci zanlı Yusuf Karakuş da aynı güvenlik önlemleri altında olay yerine getirildi. Karakuş da, Keleş'in sorularına Uğur Mumcu'nun katledildiği sokağın çeşitli noktalarında yanıt verdi. Sokağın çok değişmiş olduğunu belirten Karakuş, "Arabanın bulunduğu yerde bir duvar vardı. Üstünde de demirler vardı" diyerek, sokağın eski şeklini tarif etti. Daha sonra polis tarafından temsili olarak, bombanın patladığı yere yerleştirilen Renault marka aracı gören Karakuş, "Araç ters duruyor. Biz geldiğimizde başı yukarıya doğru dönüktü. Ayrıca kaldırımın üzerinde değil, aşağıdaydı" dedi.
Karakuş, Keleş'in sorusu üzerine bombayı yerleştirdikleri Cumartesi sabahı saat 7.30-8.00 sıralarında sokağa geldiklerini belirterek, olayı şöyle anlattı: "Arabada 5 kişiydik. Abdülhamit Çelik dışında 3 İranlı daha vardı. Beraber keşif günündeki gibi Koza Sokağı'nın girişinde indik ve buraya geldik. Onlar işlerini görürken, ben dikkatimi arabaya vermedim. Çünkü benim görevim, polisi oyalamaktı. Arabaya bakmam, görevim gereği mümkün değildi."
Sanık Karakuş daha sonra Çelik gibi zırhlı Akrep araca bindirilerek, tekrar Emniyet'e götürüldü.
POLİSLER YÜZLEŞTİRİLDİ
Bu arada Mumcu'nun katledildiği zaman Tunus Büyükelçiliği önünde koruma görevi yapan polis memurları Remzi Kahraman ve Kemal Akgün'le birlikte ayrı ayrı yüzleştirildi. Polis memurları olay tarihinin üzerinde çok zaman geçtiği için bu kişileri hatırlayamadıklarını kaydettiler. Tunus Büyükelçiliği'ndeki üçüncü polis memuru Ahmet Tilav ise askerde olduğu için henüz yüzleştirmeye getirilemedi.
Ünsal ERGEL-Göksel ÇAĞLAV-Merdan KAÇAR
Üç mekanda tatbikat
UĞUR Mumcu Sokağı'ndan Ankara Terörle Mücadele Şubesi'ne götürülen sanıklar, sonra gizlice dışarı çıkartıldılar ve yer gösterme için üç ayrı mekana götürüldüler. İşte saat saat 3 tatbikat...
ATATÜRK HEYKELİ
SAAT 13.00... Yusuf Karakuş ile Abdülhamit Çelik, İranlılar'la buluştukları Ulus'taki Atatürk heykelinin önüne getirildi. Heykelin neresinde beklediklerini gösteren Karakuş, İranlılar'ın kendilerini buradan aldıklarını söyledi.
HACIBAYRAM CAMİİ
SAAT 13.15... Zanlılar Hacıbayram Camii'ne götürüldü. Sanıklar, burada İranlılar'la namaz kıldıklarını ve eylemle ilgili sohbet ettiklerini bildirdiler. Tercümanlığı Abdülhamit Çelik'in yaptığı sohbetin ardından İranlılar'la sözleştiklerini belirten Karakuş, kaldıkları oteli gösterdi.
AYDOST OTEL
SAAT 14.00... Sanıklar son olarak Ulus Denizciler Caddesi'ndeki Aydost Otel'e getirildi. Karakuş oteli görür görmez, Savcı Keleş'e parmağı ile göstererek "Burasıydı" dedi. Zanlılar otelin resepsiyon bölümüne gelince Keleş, "İyi düşünün burası mıydı?" diye sordu. Karakuş "Evet efendim, burasıydı, giriş hiç değişmemiş" dedi. Karakuş'un "Camdan baktığım zaman minibüsler gözüküyordu" demesi üzerine Keleş, Emniyet amirine, "Bir de odayı göstersin" dedi. Ardından kata çıkıldı. Karakuş ve Çelik, Savcı'ya 10 numaralı odayı gösterdi. Odada birlikte kaldıklarını belirten Çelik, perdesiz pencereyi göstererek, "Efendim o zaman büyük perde de vardı" dedi.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|