


Çocukların dünyası
"Dünyayı çocuklara verelim bir günlüğüne"
Nazım'ın bu dileğinin gerçekleştiği yerdeyim: Orlando'da, Disney World'de.
Burada, allı pullu bir balon gibi yaratılan dünya bir günlüğüne değil, her zaman çocukların.
Bağımsız bir ülke gisi Disney World.
Bu ülkenin sınırlarından içeri girdiğiniz anda, dışarıdaki gerçek dünya gözünüze daha acımasız, daha kirli ve daha tehlikeli geliyor.
Ülke sözünü yabana atmayın.
İçindeki otoyollardan gide gide sonunu bulamıyorsunuz.
***
Bu masal dünyası bir adamın düş kurması sayesinde yaratılmış.
Walt Disney o bomboş sokakları almış ve hayal ettiği dünyayı kurmuş.
Şimdi de böyle düşleri olan çocukları, gençleri topluyorlar buraya. Dünyanın her tarafından ikibin çocuk gelmiş: 8-15 yaş arası çocuklar.
İkibin çocuğun her biri kendi ülkelerinde kurulan jürilerin uzun ve titiz elemelerinden sonra seçilmişler.
Daha o yaşta kendi toplumuna yardım etmeye, yararlı olmaya çalışan çocuklar bunlar.
Aileleri ile birlikte Disney World'e getirilmişler.
İnsan bu işin mali boyutlarını düşünmek bile istemiyor.
Dünyanın her köşesinden binlerce insanı davet etmek, uçak biletlerini göndermek, ağırlamak, aklın alacağı bir şey değil.
Bunu organize etmek ise başlı başına bir hüner.
Disney World'de neden 50 bin kişinin çalıştığını şimdi daha iyi anlıyorum.
***
Dün, Walt Disney heykelinin bulunduğu meydanda çok hoş bir buluşma oldu.
Türkiye'den seçilip gelen çocuklarla ve aileleriyle görüştüm.
Onlar da heyecanlandı, ben de.
Çocuklardan birisi depremi yaşamış ve sağ kurtulur kurtulmaz yaralılara yardım etmek için, eczacı olan babası ile birlikte hastaneye koşmuş. Öbür çocukların da çok güzel öyküleri var.
Bunları size anlatacağız.
***
Her dilden, her ülkeden, her renk, ırk ve kültürden çocuklar birbirleriyle öyle iyi anlaşıyor ki; görseniz şaşarsınız.
İrlandalı bir çocuk, bizim Filiz'e ülkesini tanıtan bir rozet veriyor, o da onun göğsüne mavi nazar boncuğu takıyor.
Ve Filiz'in, Gemlik'ten gelmiş babası diyor ki:
"Etrafta hiç polis yok Zülfü Bey nasıl oluyor bu?"