kapat

10.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


YÖK bunlarla uğraşmıyor ki...Tabii onların derdi başka...

17 Ağustos depreminde maddi, manevi zarar görenler arasında üniversite gençlerimiz de vardı. İşte bu gençlerimize o hassas günlerde bir takım sözler verildi, vaadlerde bulunuldu, insancıl yaklaşımlar yapıldı ama daha sonra nedense bunların hepsi unutuldu... O zaman depremde zarar gören üniversite öğrencilerinden durumlarını belgeledikleri taktirde, 1 sene boyunca harç alınmayacağı söylenmiş, bu karar resmi gazetede de yayınlanmıştı. Buraya kadar herşey güzel... Zaten aslında bu kararların alınması çok güzel oluyor da, tatbikatı nedense biraz baş ağrıtıyor...

Şimdi gelelim konumuza; İstanbul Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi öğrencisi bir genç bana yazıyor; "Uzun uğraşlar sonunda hasar belgesi, muhtardan tastik, Fen İşleri Müdürlüğü belgesi, Kaymakam mühürü ve birçok belgeyi hazırlayarak okuluma teslim ettim. Bu şekilde ilk dönem benim gibi depremden zarar gören hiçbir öğrenciden harç alınmadı. Devletin aldığı bir karar olduğundan tüm üniversitelerden bunu uyguladı. Bu dönem tekrar kayıt yenilemek için müracaatımızda ise, tam anlamıyla bir şok yaşadık. Üniversite geçen senenin harcını da ödememizi istedi. Üstelik de bunun üstüne faiz de işlettiler. İnşaat Fakültesi Dekan Yardımcısı ile görüştük ama nasihat aldık. Rektöre müracaat ettik ama yurtdışında olduğundan görüşemedik."

Bu gençler şimdi üzerine faizi de eklenen harçlarını ödemek zorundalar. Halbuki şu İ.T.Ü, özellikle İnşaat Fakültesi deprem sayesinde dünyaları kazandı. Şu anda fakülteyi görseniz, şaşarsınız. Yerler parke, duvarlar saten, yenilenmeyen oda kalmadı. Yani depremden parayı yöneticiler kazandı ama ceremesini öğrenciler çekiyor. Pekiyi bu durumda YÖK ne yapıyor?... Tabii ki fuzuli işler... Çünkü onların derdi başka... Zaten kendilerini devlet yerine koyduklarından, devletin en üst kademelerinin aldığı kararı bile uygulamıyorlar. Ne yapalım burası Türkiye...

Direkler dikildi, santral seçimlere mi kaldı?
Diyarbakır'ın Ergani ilçesine bağlı Ortaağaç köyünün hala telefonu yok... Günümüz de cep telefonlarının bile girmediği yer kalmadığı halde bu köy hala taş devrini yaşıyor. Buranın PTT Müdürlüğü yalnızca muhtar için 5 km mesafeye direk dikip, hat çekmiş. Köyün tümüne telefon getirmek için ise, 1996 yılında direklerin bir kısmı dikilmiş. Tabii o zaman seçim vardı. Daha sonra direklerin geri kalanı da dikildi ve kablolar çekildi, şimdi köylü santral bekliyor. Hayırlısıyla santral de gelirse, köylüler telefona kavuşacaklar. Sanıyorum santral de, önümüzdeki seçimlerde kurulur ve köy telefona kavuşur. Çünkü hepimizin bildiği gibi, bizim memlekette bu işler seçimden seçime halloluyor...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır