kapat

10.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Hiç göze batmazdı
1964'te çiçeği burnunda hakim Sezer'le tanışan Yazgan, "Çetin Altan okur, menemen yapar, karpuz yerdik" diyor.

Bürokratlar Nereden Koşuyor?" kitabının yazarı Teoman Yazgan, 36 yıl önce Dicle'de tanıştığı yeni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i anlattı. Sezer ile 15 Temmuz 1964'te tanıştıklarını belirten Yazgan, "Bu tarihte çiçeği burnunda bir müfettiş muavini olarak Dicle'de Ziraat Bankası'nı teftişe gitmiştim. Ahmet Necdet Sezer Bey de çiçeği burnunda bir hakim olarak askerliği sonrası Dicle'ye atanmıştı. Teftişimin bittiği 12 Ağustos 1964'e kadar her gün saat beşten gece yarısına kadar birlikte olduk" dedi.

SEZER'İN KİŞİLİĞİ
Yazgan, 36 yıl önce tanıdığı Ahmet Necdet Sezer'in özelliklerini şöyle sıraladı:

"Anadolu kültürü ile bezenmiş dürüst bir Anadolu çocuğu. Sevecen, arkadaş canlısı, saygılı ve ne yaptığını bilen son derece dengeli bir insan. Göze batan hiçbir sıkıntılı hareketi yoktu. Çok tutumludur. Kötü alışkanlık olarak nitelenebilecek sigara ve içkisi yoktu. Güvenilir bir kişilik çiziyordu. Bu yüzden kısa süre önce gelmesine karşın halk kendisini çok seviyordu.

Geldiği ortam itibariyle Cumhuriyet çocuğudur. Tamamen Atatürk ilkeleri doğrultusunda yetişmiş bir insan. İnanılmaz derecede tevazu sahibi. Hiç kimseye yük olmamak gibi bir endişe nedeniyle çok kişi de kendisini tanımıyor ve bilmiyor. Kendisini tanıtmak gibi bir çabası yok. Halk çocuğu gibi görünmekten çok büyük zevk alıyor.

Gazeteler hakkında kapalı kutu diye yazıyor. Kapalı kutu olması onun tevazuundan ileri geliyor. Bir insan dışa dönük olmayınca, mutlaka yakıştırma oluyor. Kimse bir şey bilmiyor ama herkes bir şey söylüyor. Kitabımı imzalayarak kendisine gönderdim. Teşekkür etti."

Mahmut BULUT

YAZGAN ANILARINI ANLATIYOR
Sezer, her gün karpuz alırdı

Teoman Yazgan, Ahmet Necdet Sezer ile 36 yıl önce yaşadıkları bazı anıları da şöyle anlattı:

* O dönemde Türkiye'de Çetin Altan rüzgarı esiyordu ve Türk uçakları çıkan kriz üzerine Kıbrıs'ı bombalamıştı. 2-3 gün gecikmeli gelen gazetelerden Altan'ın fikirlerini okuyor, gündem konuları üzerine konuşuyorduk.

* O zamanlar orda yemek yiyecek bir yer yoktu. Akşamları Ziraat Bankası binasında biraraya gelirdik. Yapılan yemek menemendi. Her gün karpuz alırdı.

*Temmuz ayının son günleriydi. Mesai sonrası Dicle'de bir kilometrelik bir yolda ileri geri volta atıyorduk. Birden yolun üst tarafından "vıjt vıjt" diye ses çıkaran 1 metre kadar havadan gelen bir şey önümüzden geçti ve evlerin arasında kayboldu. Ok yılanıymış. Hayatım boyunca bir kere gördüm ve bir daha da görmedim. şansımız vardı, bizi ısırabilirdi.

* 12 Ağustos'ta benim işim bitti. Elazığ'a gideceğim. Ben ayrılırken bayağı hüzünlendi. Ben de hüzünlendim. Banka'nın cipiyle Banka müdürü ve yardımcısı da gelmek istedi. Ahmet Bey'le "Gel seni de götürelim" dedim. Banka Müdürü son anda gelmekten vazgeçince Müdür Yardımcısı Necip İpekçi öne oturdu. Ahmet Bey'le Elazığ'a kadar sohbet ettik.

* Yılanların ve akreplerin kaynadığı Elazığ'a gelince hiç unutmam, derin bir nefes aldı ve "Büyük şehir de bir başka oluyor canım" dedi. Elazığ'daki canlılık ona büyük şehir havasını hatırlatmıştı.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır