kapat

10.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Şefo'da Özbek mantısı
Eğer buharda pişen mantıyı denemek isterseniz Yeşilköy'deki bu lezzet mekanını tercih edebilirsiniz...

BU Emin Bengisu'yu (Sabah Basın Hizmetleri Genel Müdürü) öldüreceğim, kesinlikle bir daha onun tavsiye ettiği yerlere gitmeyeceğim. Mandacı'da kurufasulye (Pardon kanarya), döner, baklava derken şimdi de aldı bizi mantıcıya götürdü. Ama ne mantı, ben hayatımda böyle bir mantı yemedim. Neymiş buharda pişen Özbek mantısıymış, sadece Salı günleri yapılıyormuş. İlla gideceğiz diye tutturdu Bengisu.

Gittik tabii... Emin Bengisu, gazetenin tüm köşe yazarlarını, müdürlerini, kimi bulursa davet etmiş. Adam halkla ilişkiler müdürü olsa, köşeyi dönerdi vallahi. Bu kadar gazeteciyi bir araya toplayıp mantıcıya götürmek her babayiğidin harcı değildir.

Rauf Tamer, Güngör Mengi, Ahmet Vardar, Can Ataklı, Zülfü Livaneli, Mehmet Tezkan, Ergun Babahan, Tayfun Hopalı, Nebil Özgentürk, Abdurrahman Yıldırım, İlhan Türkeli ve ben vardım Yeşilköy'deki Şefo Mantı'da... Yerini tarif edemeyeceğim çünkü ben Yeşilköy'ü hiç bilmem. Can Ataklı ağbinin şoförü biliyormuş yolu, biz onu takip ettik. Doğru Sokak, Numara 6'da Şefo Mantı... Çok merak edenler için telefon numarası da şöyle; (0212) 574 50 36 - 662 38 92.

EV YEMEKLERİ DE VAR
Uzun masanın üstünde salata ve yaprak sarmalar hazırdı. Ahmet Vardar sarma yaprağının kalın olduğunu söyledi. Ben de mantıcıda yaprak sarmanın ne alaka olduğunu düşündüm açıkçası. Sanıyorum ev yemekleri havası verilmek istenmiş mekana. Aslında iyi de olmuş, çünkü sıcaklar gelene kadar atıştırdık.

İlk önce herkese paçanga böreği ikram edildi. Güzeldi. Ardından çiğ börek geldi. Bir tepsi içinde çok miktarda gelince, altta kalanın canı çıksın misali, en alttaki çiğ börek üstündekilerin de yağını çektiği için vıcık vıcıktı. O da gitti bana denk geldi. Yer miyim? Yemedim tabii.. Bir daha da istemeye utandım. Zaten paçanganın üstüne çiğ börek mi olur? Şefo'nun sadece Salı günleri yapılan meşhur Özbek mantısını beklemeye başladım.

13 senelik geçmişi olan Şefo Mantı, yaklaşık 7 aydır Yeşilköy'de mantıseverlere hizmet veriyormuş.

Şefik (Şefo) ve Filiz Baki mekanın işletmecileri. Başka bir bayan daha koşuşturuyordu ama adını öğrenemedim. Bir de şef çocuk vardı. Adı Muhsin.

İSTANBUL USULU MANTI
Şefo, İstanbul usulü mantının gerçek yaratıcısıymış. Ama Özbek mantısı Özbekistanlı Meşkure Hanım'ın elinden çıkıyormuş.

Böyle kalabalık ve ünlü bir grupta şef Muhsin, içecekleri getirmekte hayli zorlandı. Herkes bir yerden seslenip, bir şey isteyince çocuk da şaşırdı. Önce bardakları getirdi, sonra tek tek sipariş almaya başlayınca Can Ataklı ağabey kıpırdanmaya ve "Çocuğum sen ortaya bir şeyler getir, isteyen oradan alsın. Yoksa yemek bitecek" demeye başladı. Masanın başında oturan Rauf Tamer ağabey ise her zaman olduğu gibi paçanga böreğini ve Mardin usulü içli köfteyi yemedi, mantıyı denemek istedi. Sık sık "Bu Emin de, buraları nereden buluyor?" diye söylenmeye başladı.

Sonunda bizim Şefo Mantı ile tanışmamıza sebep olan Özbek mantısı tabaklarla gelmeye başladı. İlk görünüm güzel ama şaşırtıcı. Tabağın içinde kocaman üç tane mantı var. Dev istiridye gibi birşey. Yiyenlerin yüz ifadelerine baktım. Ahmet Vardar ağabey hayatından çok memnundu. "Hıı, mıı, güzel" diyerek yiyordu Özbek mantısını.

İlginç bir lezzeti tatma adına iyiydi Özbek mantısı. Ama bana sorarsanız ben normal mantıyı tercih ederdim.

DOLMAYA BENZİYOR
Özbek mantısı bir saat buharda pişiriliyormuş. Çok özel bir şey. Aslında ben Çin mantısını çok seviyorum ama o, Özbek mantısına göre çok daha küçük. Bu çok büyüktü. O zaman mantı gibi gelmedi bana. İçi kıyma ile doldurulmuş, dolma gibiydi. Mantının esprisi küçük olmasıdır. Özbek mantısının ardından ev baklavası yedik. Harikaydı.

Şefo'da sıcak ve samimi bir ortam var. 60 kişilik oturma kapasitesi olan Şefo Mantı, sabah 10.00'dan 24.00'e kadar hizmet veriyormuş. Haftasonları geceyarısı 01.00-02.00'ye kadar açıkmış.

Mönüde; günün çorbası, Şefo usulü mantı, çiğ börek, gözleme (patatesli, kıymalı peynirli), Şefo usulü ev köfte, Mardin usulü içli köfte, paçanga böreği, zeytinyağlılar, mevsim salatası, ev turşusu, günün tatlısı, ev baklavası yer alıyor. Kişibaşı ortalama ücret 3 milyon ile 4 milyon arası değişebiliyor.

Vallahi hesabı Emin Bengisu ödediği için hiç ilgilenmedik bile...

Daily News
ETİLER Alkent içerisinde, Parliament Cinema Club'la yanyana olan Daily News Restaurant da yenilenmiş. Çok seviyorum Daily News'u... Parliament'e ne zaman film seyretmeye gitsem, bir saat önceden gider yemeğimi Daily News'da yer, öyle seyrederdim filmi. Uzun zaman oldu gitmeyeli... Ama artık gitmek için başka bir sebep daha var. Çünkü hem dekor olarak, hem de mönü olarak yenilenmiş Daily News.

DİYET YAPANLARA ÖZEL
Yaklaşık 5 yıldır Etiler Alkent içerisinde hizmet veren Daily News Restaurant; 1999-2000 sonbahar-kış mönüsüne bir yenilik getirmiş, diyet yapanları da unutmamış. Mönüde yer alan XL salatalar ile diyet yapanları sevindirmiş. Benim için diyet yapıyor denilemez ya neyse... Üç gün dikkat ediyor, dördüncü gün ya mantıcıya ya da kebapçıya gidiyorum.

"Millennium'da sadelik ve sağlıklı yaşam" ana temasını içeren Daily News mönüsünde toplam 60 çeşit varmış. Yedi ana başlıktan oluşan mönüde, İtalyanlar'ın Carpaccio'sundan, Fransa'nın soslu et çeşitlerine kadar geniş bir yelpaze sunulurken; Türk mutfağından seçmeler de unutulmayarak özel bir "A la Turca" mönüsü oluşturulmuş.

Daily News mönüsünde yer alan XL salatalardan Insalata Douglas (Karides, közlenmiş biber, somon, yeşil zeytin, yumurta, soğan), Insalata di Roast Beef (göbek, roka, kurutulmuş domates, rozbif, mozzarella, soğan, kapari) ve Insalata Tutto Gusto (karışık yeşillikler, domates, mısır, salatalık, jambon, mozzarella, yumurta, salam, közlenmiş biber) şefin tavsiyeleri arasında yer alıyormuş.

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN
Millennium'da sadelik ve sağlıklı yaşam için Daily News'e gidelim. Bakalım, yemek trendleri nasıl değişmiş, mönüler nasıl zenginleşmiş görelim...

Pizza Porto
YEŞİLKÖY'de Pizza Porto'ya giderim ara sıra... Ama bu çok sık olmaz. Havanın güzel olduğu an, bilgisayar başında otururken birden aklıma gelir Pizza Porto. Hemen kalkar gider, çay bahçesi gibi olan minicik bahçesinde oturur birayla birlikte yemeğimi yer, güneşin keyfini çıkarırım.

O gün öyle olmadı ama... Pizza Porta gündüz çok sakindi. Bir-iki masa vardı. Bu kadar sakin bir günde, üç masa varken siparişlerin çok geç gelmesi hayli ilginç. Tek bir çocuk, gidiyor geliyor, elli kere birşey isteniyor. Bu arada su bidonu taşıyor, taşıdıktan sonra eminim ki ellerini yıkamadan servise devam ediyor. Olacak şey değil.

ZAMANSIZ SERVİS
Gazetenin stresinden uzak, güneşin keyfini çıkaralım derken, dünyanın hiçbir yerinde olmayacak bir şekilde bu kez Efes Pilsen bira kamyonunun gürültü koparan servisi başladı. Bam, güm, bam, güm... Sayın bakanım hani gürültü yasağı vardı. Öğlen saatinde servis mi olur? Bu kadar çok gürültü mü yapılır? Kamyon şoförü de sıcaktan bunalmış olacak ki, demir bira fıçılarını atıyor, adeta savuruyor... Bam, güm, bam, güm...

Bu tip servisler, (su, bira, cola vs.) müşteri gelmeden önce yapılır. Ama maalesef bizde öyle değil. Müşteri olsa da olmasa da hiç farketmiyor... Bam, güm, bam, güm servise devam edilebiliyor. Garson çocuk hem yüz kez ellenmiş su bidonlarını taşıyor, hem de masaya yemek servisi yapabiliyor.

O an aklıma yasal olarak yapması gereken portör muayenesinin olup olmadığı geldi ama neyse dedim. Zaten burnundan soluyor çocuk, bir de "Portör muayenen var mı oğlum?" desem saldırırdı herhalde...

Ülkemizde çok güzel mekanlar, çok güzel lezzetler, çok güzel düzenlemeler var. Hepsi kanunda madde madde belirtilmiş ama maalesef uygulayan ve denetleyen yok. Gürültü yasağı, sağlık sorunları, yangın çıkışları, olması gereken yasal düzenlemeler ve tüketici hakları. Hepsi var, var ama sadece kağıtlarda...

Bistro'da kuver
AKATLAR Mayadrom'un içerisinde Bistro adında çok güzel bir İtalyan lokantası var. Güzel havalarda bahçesinde oturabiliyorsunuz. Gerçeği söylemek gerekirse mönüler çok lezzetli ve şık... Fakat buranın tarzına hiç ama hiç uymayan ve sırf bu yüzden gitmek istemediğimiz saçma bir uygulaması var. Hesabınızı istediğinizde kişi sayısı ile çarpılmış Kuver adı altında su ve ekmek için para almaları.

Bu uygulamayı tamamen haksız kazanç olarak görüyorum. Mezzaluna, El Torito, NewYorker gibi bu tarz yerlerde ne yiyor içiyorsanız onu ödüyorsunuz.

Kuver, garsoniye gibi uygulamalar kebapçılara özgüdür, hesap kabartmaya yarar. Bistro'ya hiç yakışmıyor. Belki de kaldırmışlardır, kimbilir?

Nur DOĞAN

Şikayetleriniz için
Faks: (0212) 502 81 03 e-mail:yuzyuze@sabah.com.tr Kenan Erçetingöz


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır