kapat

10.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
21'inci Yüzyılda Türkiye ve İsrail
Son 10 yılda yaklaşık 1 milyon İsrailli turist Türkiye'ye gelmiş ve yılda 200-300 milyon dolar harcama yapmıştır. Bu da her 6 İsrailli'den birinin bu güzel toprakları ziyaret ettiğini göstermektedir.

21'inci yüzyılda Türk-İsrail ilişkileri Ortadoğu ve Akdeniz havzasındaki en önemli temel taşlardan biri olacaktır. Bu ilişki bölgede istikrar, barış, bölgesel işbirliği, siyasi ve dini hoşgörü ve çoğulculuğu temin edecek; ve demokrasinin bölgede en iyi siyasi sistem olarak kabulünü sağlayacaktır.

Türk-İsrail ilişkileri bölge ülkeleri ile Avrupa Birliği ve ABD arasındaki ilişkileri de artıracaktır. Ülkelerimiz arasındaki işbirliği büyük Uzakdoğu ülkeleri ve çoğunluğu Müslüman olan ülkelerle ilişkilerin ayrılmaz bir parçası haline gelecektir.

1999 - Daha yüksek bir düzey
Türk-İsrail ilişkilerinde 1999 yılında yaşanan ivme, ilişkilerin daha üst bir düzeye taşınmasında önemli bir safhayı oluşturmuş, ekonomik ve sivil temaslar ikili ilişkilerin temel taşlarından biri haline gelmiştir.

İkili ticari ilişkiler yüzde 22 artarak 900 milyon dolar düzeyine ulaşmıştır. Toplam ticaret, yatırım ve turizm hacmi 1.3 milyar dolara ulaşmış ve Türkiye lehine 60-40 oranında bir artış göstermiştir. Son 10 yıl içinde yaklaşık 1 milyon İsrailli turist Türkiye'ye gelmiş ve yılda 200-300 milyon dolar tutarında bir harcama yapmışlardır. Bu da her 6 İsrail vatandaşından birinin bu güzel toprakları ziyaret ettiğini göstermektedir.

Hedefimiz, mevcut ilişkileri yüksek teknoloji, tarım teknolojisi, tıp, bilim gibi çok daha geniş bir alana yayarak geliştirmektir.

İsrail ayrıca Güneydoğu bölgesindeki kalkınma sürecinde, özellikle tarım ve sulama alanlarında, uluslararası işbirliği ve eğitim sağlayan MASHAV kursları (İsrail Dışişleri Bakanlığı- Uluslararası İşbirliği Dairesi) vasıtasıyla Türkiye ile işbirliği yapmaktadır. Türk firmaları ise İsrail'de havaalanı inşaatı gibi milli önemi haiz projeleri gerçekleştirerek 21'inci yüzyıla hazırlamaktadır.

Halklararası yakınlık
İki halk arasında karşılıklı anlayış ve son iki yıl içindeki yoğun kültürel değişim programları yoluyla artan kültürel benzerlikleri temelinde derin bir yakınlık söz konusudur.

İki ülke demokrasi, laiklik, çoğulculuk ve hoşgörü konularında aynı ilke ve değerleri paylaşmakta ve bunu ilişkilerin geliştirilmesinde itici bir güç olarak görmektedirler.

1999 yılında yaşanan iki deprem felaketinde İsrail halkının kendiliğinden Türk halkının yardımına koşmuş olması, felaketi kendi felaketi olarak görmüş olan İsrail halkının derin duygularının göstergesidir. İsrail halkı ve devleti deprem sonrası rehabilitasyon sürecinde tıp, eğitim ve psikolojik destek alanlarında Türkiye ile işbirliğini sürdürmektedir.

Tarihsel bağlar
Osmanlı İmparatorluğu'nun 1492 yılında İspanya'dan kovulan yüzbinlerce Yahudi'ye kucak açması; 16-19. yüzyıllar arasında Avrupa'daki katliamlardan kaçan Yahudi mültecileri kabul etmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya'sından kaçan Yahudi bilim adamlarına kapılarını açmasından bu yana iki ülke arasında derin tarihsel bağlar mevcuttur.

Geçtiğimiz hafta düzenlenen Soykırım Anma Günü'nde 2. Dünya Savaşı'nda katledilen 6 milyon Yahudi'nin yanısıra, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Selahattin Ülkümen gibi bazı Türk vatandaşlarının gerçekleştirmiş olduğu olağanüstü kurtarma operasyonlarını da andık.

Her iki ülkenin yaşamış olduğu Kurtuluş Savaşları kültürel, sosyal, anayasal ve ekonomik reformlar yoluyla yeni toplum yapılarının ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır.

Olumlu sonuçlar
Türk-İsrail ilişkilerinin gelişmesi daha şimdiden son derece olumlu sonuçlar vermiştir. Bölgede bir istikrar ortamı sağlanmasına katkıda bulunmuş, barışa destek vermiş, demokratik güçleri ve bölgesel işbirliğini güçlendirmiştir. Bölgedeki aşırı unsurlar kontrol altına alınmış; her iki ülkenin komşuları ilişkilerin iyileştirilmesi ve uzlaşma yolları aramaya başlamışlardır. Umuyoruz ki, su dağıtımı konusunda bölgesel işbirliğine yönelik planlar da Barış Sürecindeki çok taraflı müzakerelerin bir parçası olarak geliştirilecektir.

İsrail ve Türkiye enerji alanında işbirliği yapmayı planlamış ve bu kapsamda bölgeden ve muhtemelen Hazar Denizi'nden gaz ithali konusunu gündeme getirmişlerdir.

Akdeniz ülkeleri arasında turizmi geliştirecek olan bölgesel işbirliği yapılanması 2 yıl önce gerçekleştirilmiştir. İnanç turizmi ise Türkiye ve İsrail'e her üç dine mensup turistlerin gelmesini teşvik etmektedir.

Türkiye ile İsrail arasında süregelen güçlü ilişkiler bir yandan bölgeyi demokrasi ve Batılı değerlere açarken, yerel ve özgün kültürlerin de muhafazasına olanak tanıyacaktır.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, mevcut bağları daha da güçlendirerek 21. yüzyılda en üst seviyeye çıkarmak konusunda kararlı olan her iki ülkenin milli politikalarının önemli bir temeltaşı olmuştur.

"Şimdiye kadar hiçbir iki demokratik ülke bölgede demokratik değerlerin gelişmesine bu kadar katkıda bulunmadı".


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır