kapat

06.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Sezer'in çocukları

Yeni Cumhurbaşkanımız A. Necdet Sezer...

Dün seçildi. Milletimize, ülkemize hayırlı uğurlu olsun...

Ailesini ve yakınlarını da tebrik ederiz...

Öğrendik ki, yeni cumhurbaşkanımızın 3 çocuğu varmış...

Kimbilir ne büyük gurur ve onur kaynağıdır...

İnsanın babasının "cumhurbaşkanı" olması...

Kimseye söylemese bile...

Hiç böbürlenmese bile...

İnsanın kendi kendine...

"Benim babam cumhurbaşkanı" diye hissetmesi tadına doyulmayacak bir lezzette olmalı...

A. Necdet Sezer'in çocukları önümüzdeki yıl...

Ülkede bu gururla bu gizli protokol ile yaşayacaklar...

Ondan sonraki yıllarda da hep, "eski cumhurbaşkanlarından Sezer'in çocukları" olarak anılacaklar... Bu muhteşem bir soyadı imtiyazıdır...

Ama bunun değerini bilmek ve o değere uygun davranmak da, imtiyazın kendisi kadar önemli...

Doğu toplumlarında çok yaygın olduğu üzere...

Bir insanın elde ettiği kariyer, en yakınlarındakiler tarafından kötüye kullanılabilir...

Türkiye'de bunun örnekleri görülmedi mi?..

Son yılların en çaplı, en becerikli siyasetçilerinden Turgut Özal, bu sebeplerle çoğu zaman üzülmedi mi?..

Yılların Demirel'ini onca çalkantı yıpratmadı da...

Sadece bir yeğeninden, "nasırından çekmediği kadar ıstırap" çekmedi mi?..

Örnekler çoğaltılabilir...

Bütün bunları hiçbir endişe duymadan söylüyorum.

Sezer Ailesi'nin bu gibi konularda son derece hassas ve titiz olacaklarını tahmin de ediyorum...

Ama bu memlekette insanı zıvanadan çıkartabilirler...

Ama dikkat!.. Büyük gurur duyun ve orada durun!..

Sanat
Oral Çelik, tahsilat işine bulaşmış... Elinde başka bir sanatı yoksa adam ne yapsın?..

Şaşı
Hindistan'ı dolandıran adamı, şimdi de karısı dolandırmış... Körle yatan şaşı kalkar demişler...

Bekle
Gazeteler "Süleyman Bey ne yapacak" diye merak ediyor... 17 Mayıs'ı bekleyin görürsünüz...

Çifte standart
Fazilet kongresi yaklaşıyor...

Oğuzhan Asiltürk delegelere "ahiretiniz yanar" diye telkinde bulunmaya çalışırken...

Bülent Arınç, bu saçma sapan söze "Kongre'de din motifleri değil siyasi motifler kullanılmalıdır" cevabını verdi.

Arınç'ın sözleri doğru ama eksik!..

Fazilet Partisi, siyasi motifleri yalnız kongrelerde değil "herzaman" kullanmalıdır.

Kendi içinde siyasi söylem, halka karşı inanç söylemi çifte standarttır.

İşte bu hız

Polisçe aranan biriyle başsavcı Oktar Çakır'ın ilişkisi, tabii ki "karanlık ve şüpheli" bir ilişkidir.

Prensip olarak, elde hiçbir delil bulunması bile bir başsavcının, polis tarafından aranan biriyle olması, şüphelidir...

Devletin yargı ve tahkikat organları bu şüpheli durumu ortaya çıkarmak için derhal harekete geçmelidir.

Nitekim geçmiştir de...

Başsavcı açığa alındı.

Bahsetmek istediğim işte bu hız... Türkiye işte bu hıza hasret kalmıştı.

Bir faydası oldu

Haftalardır uğraştığımız Cumhurbaşkanlığı seçimi bize çok zaman kaybettirdi, doğru... Ama bir faydası da olmadı değil...

Meselâ, Mail Büyükerman'ı tanımış oldu...

Gönül Saray Alphan isimli bir vekilimiz olduğunu öğrendik.

Öğrendik de ne oldu, diyeceksiniz...

Bizim için pek bir kazanç olmadı ama onlar için oldu...

Mail Bey, kamuoyu tarafından tanındı.

"Müthiş" düşünceleri, anlaşılmış oldu...

Adaylığını daha ilk oylamada geri çeken Gönül Hanım ve Mail Bey...

Artık ömürleri boyunca, her yerde ve her zaman "cumhurbaşkanı adayı" olarak anılacaklar...

Torun, tosun dahil yedi sülaleleri onları öyle anacaklar...

Cumhurbaşkanlığı adayı!..

En azından mandıradan yarım kilo yoğurt alırken bile...

"Evladım ben eski cumhurbaşkanı adaylarındanım..." deseniz...

Hilesiz yoğurt alma imkanınız olmuş olur...

Diyebilirsiniz ki:

Demokrasi bu, aday olmak serbest değil miydi?.. Evet öyle ama...

Her işin de bir raconu var...

Demokrasiyi fırsat bilip, orta yere fırlamanın bir izahı olmalı...

Cumhurbaşkanlığı adaylığı, en az 20 milletvekili imzası ile mümkün olsaydı, adı geçen kişiler aday olabilirler miydi acaba?..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır