|
|
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr
)
|
  
Vakıf üniversitelerinde KDV sıkıntısı
Vakıf üniversitelerinde, yıllardır yaşanan bir KDV sorunu var.
Yasaya göre, üniversitelerin ve vakıfların bilim, fen ve güzel sanatları yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri, KDV'den istisnadır (KDV Kanunu Md. 17/1-a).
Yasa maddesinin böyle olmasına rağmen, Maliye'nin görüş ve uygulaması, vakıf üniversitelerinin, KDV'ye tabi olduğu şeklinde. Buna dayanak gösterilen yasa maddesi de şu şekilde; "Üniversitelere ve vakıflara ait veya tabi olan ya da bunlar tarafından kurulan veya işlenen müesseselerin ticari, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri KDV'ye tabidir. (KDV Kanunu Md. 1/g)".
Maliye'ye göre, vakıf üniversiteleri, "ticari nitelikte" hizmet yapıyor sayıldığı için KDV'ye tabidir.
Anayasa ve diğer yasalar
Vakıf üniversitelerinin, ticari bir amaç güdemeyecekleri ve ticari faaliyette bulunamayacakları konusunda, gerek Anayasa'da gerekse diğer yasalarda çok sayıda yasa hükmü var. Örneğin;
- Vakıflar, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile üniversite kurabilirler (T.C. Anayasası Md. 130/2).
- Vakıflar kurulan üniversiteler, kazanç amacıyla faaliyette bulunamazlar (2547 Sayılı YÖK Kanunu Ek Md.2).
- Üniversiteler, genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanırlar (2547 Sayılı YÖK Kanunu Md. 56/b).
- Vakıflarca kurulacak yüksek öğretim kurumları, YÖK Kanunu'nun 56. maddesinde yeralan mali kolaylıklardan, muafiyetlerden ve istisnalardan, aynen istifade ederler (2547 Sayılı Kanun Ek Md.7).
Görüldüğü gibi, gerek Anayasa'da gerekse YÖK yasasında, vakıf üniversitelerinin kazanç amacı gütmedikleri ve kamu üniversitelerine tanınan mali kolaylıklar ile muafiyet ve istisnalardan aynen yararlanacakları belirtilmiştir.
Üniversitelerin önemi ve görevi
Üniversiteler, ülkemizin kalkınması ve çağdaş uygarlık düzeyinde, diğer ülkelerle ölçüşebilmesi için, ihtiyaç duyduğu genç ve dinamik beyinlerin yetiştirilmesinde, Anayasal ve yasal düzenlemelerle önemli görevler yüklenmiştir. Bu amaçla, vergi yasalarına da bazı destekleyici hükümler konmuştur. Örneğin; KDV Yasası'nın 17/1. maddesinin (a) ve (b) bentleri hükümlerine göre; "Bilim, fen ve güzel sanatların yayılması, ıslahı ve teşviki amacıyla yapılan teslim ve hizmetler ile kültürel ve eğitsel faaliyetlerin işletilmesi ve yönetilmesi dolayısıyla yapılan hizmetler" katma değer vergisinden "istisna" edilmiştir. Üniversitelerin de amacı, bilim ve fenni, eğitim ve öğretimi araç olarak kullanmak suretiyle yaymak, ıslah etmek ve teşvik etmektir.
Vakıf üniversitelerine, eğitim ve öğretim hizmetleri karşılığı öğrenciler tarafından yapılan ödemelerin benzeri, devlet üniversitelerinde de, "harç" adı altında ödenmekte ve bu harç bedeli üzerinden ayrıca KDV tahsil edilmektedir. Kamunun sunduğu eğitim ve öğretim hizmetinden yararlanmanın karşılığı ödenen "harç" ile bir kamu hizmeti yaptıkları kabul edilen vakıf üniversitelerine, öğrenciler tarafından aynı hizmetin karşılığı olarak yapılan ödeme arasında, bir fark yoktur. Bu nedenle, devlet üniversitelerinde öğrenciler ödediği harç üzerinden alınmayan KDV'nin, vakıf üniversitelerindeki öğrencilerden alınması Anayasa'nın "eşitlik" ve "adalet" ilkelerine aykırı düşmektedir.
Vakıf üniversitelerinde okuyan öğrencilere, devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilere tanınan "KDV istisnası" olanağını tanınması, Anayasa'nın eğitimde fırsat eşitliği ve adaletin sağlanması ilkesinin gereğidir. Vakıf üniversitelerinin, yurt dışına okuma amacıyla gidecek öğrencilerin önemli bir kısmına, Türkiye'de eğitim ve öğretim olanağı sağlamak suretiyle, milyonlarca dolarlık dövizin yurtdışına çıkmasını engellediği ve gelişmiş ülkelerin çoğunda eğitim hizmetlerinde KDV uygulanmadığı gözönüne alınarak, vakıf üniversitelerinin de KDV'den istisna edilmesi yoluna gidilmelidir.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|