kapat

06.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN DÜNDAR(cdundar@sabah.com.tr )


Altta kalacak cinsten değildir

Cumhurbaşkanı Sezer nasıl bir kişiliğe sahip? Bunun cevabını aramak için 35 yıl öncesine uzanıyoruz...

Askerlik albümünde Sezerle birlikte bir ad daha göze çarpıyor: Köşk yolundaki rakibi Sadi Somuncuoğlu...

Herkesin "Nasıl bir adam acaba" diye meraklandığı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer için bir ipucu cümlesi 35 yıl önceki bir albümde yeralıyor.

Bu, Sezer'in askerlik albümü...
Sezer, askerliğini Polatlı Topçu Ookulu'nda "65-24.Dönem"de yedek subay olarak yapmış. Albümde yedek subayların topçu okulunda nasıl soba başında sohbet edip dertleştikleri, atış alanında zeytin ekmek, helva yedikleri, çeşme başında yan yana traş olup koğuşlardaki dizi dizi ranzalarda yattıkları da fotoğraflarla belgelenmiş.

Tabur arkadaşları o dönem nişanlı bir genç ve bir hakim adayı olan 2280 Ahmet Necdet sezer" için albüme şu satırları yazmışlar:

"DİKBAŞLIDIR..."
"Sınıfımızın ismiyle ters orantılı kıdemlisine vekalet eden bu arkadaşımızın ne geldiyse başına, hep o gözlere bakmaktan geldi. İyi niyet kıran o gözlere bakmaktan sonradır ki dikbaşlı arkadışımıza çok şeyler oldu birbiri peşi sıra... Üzüntüler içinde kaldı, hani bekar olsa ne ise, ama serde nişanlılık, hem de yeni nişanlılık vardı. Belki bu sebepten Gündüz ve Ziya ile sık sık 'el çek tabip el çek yarem üstünden' şarkısını söyleyip durdu. Bu esnada Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerek. Bir gün baba hocamızın `Sen Sezar'ın nesi oluyorsun' sorusuna şu cevabı verdi: 'Babam bir zamanlar Roma'ya uğramıştı.'

Hiç öyle altta kalacak cinsten değildir yani..."

Talihin garip cilvesi, yıllar sonra cumhurbaşkanlığı için yarışacak iki ismi 1965 yılında Polatlı'da bir araya getirmişti.

Ahmet Necdet Sezer ve Sadi Somuncuoğlu...

Öğrenimini Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi'nde yapan "2461 Sadi Somuncuoğlu" için albümde yazılan not daha da ilginçti:

"Şen şakrak bir arkadaşımızdır. Horlama sistemi o kadar orjinaldir ki, yeri bir türlü nöbetçiler tarafından kestirilemez. Oturaklı konuşmalarıyla ihtilafları çabucak halleder. İmtihanlarda attığını kaçırmaz. Hayatta başarılar dileriz.

KOMUTAN: KEMAL YAVUZ
Albümün ortaya koyduğu daha da ilginç bir ayrıntı ise o dönem Topçu Okulu'nda bölük komutanı olan topçu yüzbaşının adının Kemal Yavuz olması...

Kemal Yavuz, bilindiği gibi yıllar sonra kamuoyunun karşısına Harp Akademileri Komutanı bir orgeneral olarak çıkacak, emekli olduktan sonra da "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sesi" olarak yorumlar yapacaktı.

Sezer'in dönem arkadaşları arasında başka ilginç isimler de var:

"Albüm Komitesi"nde gazeteci ağabeyimiz Hüsamettin Çelebi yer alıyor.

Albümde Çelebi'nin "gideceği bataryada topları gizleme ağları ile değil, günlük gazetelerle kamufle edeceği" belirtiliyor.

İşte bir topçu daha: Vecdi Gönül...

Albüm notunda şunlar yazıyor:
"Birçok ilçede kaymakamlık yaptıktan sonra bu sıfatının burada da sökeceğini sanmış, aldandığını anlayınca çok üzülmüştür. Mamafih her şeye rağmen, kaymakam pozundan hiç ayrılmamaya dikkat etmiştir. Derslerde devamlı uyumasına rağmen, bunu hocalara çaktırmayan tek arkadaşımızdır."

Aynı dönemden "2225 Yener Dinçmen"in fotoğrafının karşısında ise şu not yer alıyor:

"Devamlı heyecanlı, daimi endişeli bir tiptir. Nişanlısından mektup gelince sevinir, izinsiz kaldığında kahrolur. O'nun nazarında askerliğin zorluğu, nişanlısından ayrı bulunmaktadır. Mübalağacı bir zekaya sahiptir. Mesela 2 saat çalışır, 15 dakika çalıştığını söyler. Yürüyüşlerde flamacılık yaptı ama flama ile Yener'i ayırdetmek her sağlam gözün harcı değildir. Sabahleyin yataktan kaldırmak için birlik komutanı posta gönderecek neredeyse. Arkadaşlar arasında esprilerinin hoşluğu, şakaya tahammülü ile tanınmış ve sevilmiştir.

EN ÜSTTE
Sezer'in Topçu Okulu'ndan komutanları ve sınıf arkadaşları siyasetin, bürokrasinin, iş hayatının önemli noktalarına yerleştiler.

Ancak "Hiç öyle altta kalacak biri olmadığını" daha askerdeyken kanıtlayan Sezer, dün "en üste" çıkmayı başardı. Ve kendisini ilk kutlayan ise, 35 yıl önce uğruna "El çek tabip el çek" diye şarkılar söylediği eşi Semra Sezer oldu.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır