Bağdat Caddesinde bulunan Özen-E Mobilya Dekorasyon dükkanının sahibi, doğrusu iyi yerde dükkan açmışsın. Bağdat Caddesi bu, fıkır fıkır insan kaynıyor. Bir gelen bir daha uğramasa kimin umurunda... İşte sen de bu kafayla gidiyorsun herhalde... Ama bu ticaret hayatında yukarı çıkıldığı gibi aşağıya inilmekte var. Onun için daima ticaret etiğine riayet edilmesi lazım. Bütün bunları söylemene ne gerek var diyecek olursan, sana yeni evli bir çifte sattığın mobilyanın hikayesini anlatayım da, ne demek istediğimi anla...
Uğur Demirel adındaki okuyucum tanınmış bir firmada müdür... Yeni evlendi ve tabii ki ev kuracak. Hanımı ile evlenmeden 1 hafta 10 gün önce size bir yatak odası siparişi verdi. Aslında bunu başka bir firmada görmüştü ama sizin daha kaliteli yapacağınızı tahmin ettiğinden, parasına da kıyarak 1 milyarı bastırdı.
Verdiği para önemli idi ama o yeni evliliğin verdiği heyecana kapılmıştı ve sizi dünyanın en iyi mobilyacısı olarak görüyordu. Ama böyle olmadığını çok kısa zamanda anladı. Bir defa malı nikahtan 1 hafta sonra teslim ettiniz. Ama önemli değildi, önemli olan eşyanın temiz olmasıydı. Ancak kullanmaya başladıktan sonra mobilyada ufak-tefek hasarlar meydana gelmeye başladı. Uğur bey bunları da önemsemedi, iyi niyetliydi, yepyeni hayata başlamıştı, onun için herşey toz pembe idi... Ta ki, yatağında oturup, çorabını giymek isteyene kadar...
İşte 4 ay sonra bir sabah kalktı, banyosunu yaptı, kurulandı, yatağının üzerine oturdu, çekmeceden bir çift çorap çıkardı, tam sağ tekini giyecekti ki, neye uğradığını şaşırdı. Çünkü ayağını uzattığı sırada oturduğu yatak çatur, çutur ederek çöktü. Bilmem iyi anlatabildim mi...
Biraz detaya kaçtım ama kimse kusura bakmasın. Hayatının en renkli günlerini yaşayan Uğur Demirel hiç de kötümser değildi. Bunu da size bildirip, düzelmesini sağlayacaktı. Ve derhal sizin Özen-E Mobilya-Dekorasyon mağazanıza müracat etti, olayı anlattı. Eh bana da sorsa, ben de öyle yapmasını söylerdim. Ama siz ne cevap verdiniz, "Yenisi ile değiştiririz. Ancak üzerine 1,5 milyar daha vermeniz gerekiyor."
Bu kadar kurnazlığa da pes doğrusu!... Yahu adamı evlendiğine pişman ettiğiniz yetmiyormuş gibi, bir de yeniden yolmaya kalkıyorsunuz. Yok efendim, yatakta sıçramış da, kasten kırmış diye çamur da attınız. Sıkışınca da tehdit de etmeye başladınız. Sonunda da gördüğünüz gibi benim köşede misafir oldunuz ama hayırlı bir misafir değil, ayıplı bir firma olarak... Bakın bu yazıyı hanginiz ilk okursanız, Hulusi bey mi, yoksa Turgut Karakaş bey mi bilemem ama hemen bu müşterinizi arayıp, özür dileyin, zarar ve ziyanını tazmin edin. Adam 3 aydır yerde yatıyor, yerde... Utanmıyor musunuz?... Konuyu sonuna kadar izleyeceğim, haberiniz olsun.