Senelerdir basketbol camiasında Tofaş'ın bir türlü takım olamadığı ve ekip ruhunu performansına yansıtamadığı konusunda ortak bir kanı vardı. Bu geçen sene şampiyon olunduğu bir dönemde bile yabancı bir antrenörle gözlenmiş bir eleştiriydi.
Tolga Öngören, takımı devraldıktan ve kendi sistemini adapte ettikten beridir Tofaş, Türkiye'de herkesin takdirini kazanmakta. Bunda da oynadığı basketbol, takım halinde ürettiği savunmanın takım ruhuyla buluşmasıyla ortaya çıkan bir görüntünün payı var.
Bir genç antrenör, Türkiye'de bugüne kadar kısa zaman içerisinde şampiyonluk adayı olan bir takımın görüntüsünü bu kadar pozitif değiştirememişti. Öngören, elindeki malzemeyi gerek profesyonellik gerekse basketbol adına son derece iyi yöneterek Türkiye Kupası'ndan beri ortaya koyduğu basketbolla şampiyonluğun en büyük adayı haline getirdi.
Diğer tarafta ise dünkü maçtaki görüntüsü son dönemdeki durumunun bir devamı olan Ülkerspor ise hala takım ruhu araştırması içinde sezonun bitmesini bekler görüntü içinde. Ülkerli oyuncular, "Bitse de gitsek" düşüncesi içinde. Didin ve Arıboğan formayı giyse belki oyunculardan daha fazla mücadele edecekler.
Tofaş'ta teknik olarak göze en fazla çarpan takım oyununun ortaya çıkarttığı bir gerçek. Oyunun büyük bölümünde hücum setlerini sabırla uygulayarak boş oyuncuların girişimine fırsat veren ve bunda da başarılı olan bir hücum anlayışına karşılık, kişisel savunma gayretini takım savunmasına döndürerek önemli bir disiplini gözlemek mümkün. Alper ve Şemsettin sayı olarak ön plana çıktılar.
Tofaş'ın arabası da vardı artık ruhu da var.