kapat

03.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Denizli-Briegel

F.Bahçe sonunda çok doğru bir karar verdi ve Denizli ile anlaştı. Demokratik her toplumda olduğu gibi F.Bahçe'de de Denizli'yi olumsuz bulanlar var. Doğaldır. Ama Denizli'nin zekasına, bilgisine, kariyerine, kişiliğine kimsenin birşey dediği yok. Söyledikleri; tembeldir, borsa oynar, viski içer.

Şimdi bir milli takım antrenörü ne yapar? Gider yurtdışında rakiplerini izler. Türkiye Ligi'ndeki oyuncuları izler. Organizasyonu yapar ve milli maçlarda takımı yönetir. Denizli tembel dediğinizde neyi eksik yaptığını söylemek zorundasınız.

Dünyada borsa bir endüstri haline geldi. Ülkemizde de milyonlarca insan her gün borsa oynuyor. Benim 90'lı yıllarda borsa şirketim vardı. Ama bir kuruşluk kağıt alıp, satmadım. Yani borsa oynayan kendi parasıyla oynuyorsa, böyle yasal bir konuda kimin konuşmaya hakkı olabilir ki?

Kimisi akşamları işinden sonra gider meyhanede içki içer ki; İstanbul'da bütün lokanta ve meyhaneler doludur. Kimisi kahveye gider konken oynar. Kimisi de evinde oturur iki duble viski içer. Bunları engelleyen herhangi birşey mi vardır?

Bir yıl kadar evvel Cumhuriyet Gazetesi'nin spor müdürü Abdülkadir Yücelman beni telefonla aradı. Konuşurken, "Yahu Hüsnü" dedi. "Geçen gün seni bir lokantada görmüşler. Zil zurna sarhoşmuşsun." Abdi abi dedim ben ömrümde alkollü, bira dahil ağzıma hiç içki koymadım. Şaşırdı kaldı. Bu toplumda 'Çamur at izi kalsın' demenin yeri çok önemli duruma geldi.

Bence F.Bahçe çok doğru bir karar vermiştir. Aziz Yıldırım, Denizli'nin arkasında durup, reformlarına hiç müdahale etmemeli. G.Saray-Terim/Denizli-F.Bahçe rekabeti Türk futbolunda da büyük bir devrim yaratacaktır.

'Denizli G.Saraylı' diyorlar. O da yanlıştır. 1983'te Ali Şen F.Bahçe başkanı iken, eski F.Bahçeli futbolcu Nevruz ve bana "Mustafa'yı İzmir'den getirin transfer edelim" demişti. Biz de Mustafa'yı aradık. İstanbul'a geldi ama Şen, neden bilmiyorum, sonra vazgeçti. Terim onu alıp G.Saray'a getirdi. Profesyonellik bu.

Bugün ülkemizde bir de Briegel olayı var. Toplumumuzda tamamen devre dışı kalan vefa duygusunu taşıyan Briegel'in Ahmet Akcan'a sahip çıkıp işinden olması beni çok duygulandırdı. Atalarımız ne demiş "Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır." Ama Beşiktaş yönetimi de prensiplerinden hiç taviz vermedi. Anında Briegel'in işine nihayet verdi. Beş gün sonra da italyan Scala ile anlaştı. İşte yöneticilik de budur.

Şimdi bir de olayın bir başka yönünü yazayım. F.Bahçe futbol şube sorumlusu Şadan Kalkavan, Aziz Yıldırım'ın kendisinin haberi yokken Denizli ile anlaşmasını 'İstifa ederim' diye açıkladı. Beşiktaş futbol şube sorumlusu Ahmet Hamoğlu da pazar günü Show TV'yi arayıp Scala'nın olduğunu televizyondan öğrendiğini söyledi ve Show TV'yi haberciliklerinden dolayı kutladı. Tam yetkili iki başkanın ve iki futbol şubesinin arasındaki farkı yorumlarınıza bırakıyorum.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır