2000 yılı performansının ödülü 2001 faiz bütçesine
Geçtiğimiz günlerde Hazine Müsteşarı tarafından verilen bir beyanat politik gelişmeler nedeniyle muhtemelen gözden kaçtı.
Söz konusu beyanatta 2001 yılı bütçesinin faiz harcamaları kaleminde bu yıla göre 20 milyar dolar civarında bir tasarruf yapılabileceği ifade ediliyordu. Nitekim, bu beyanattan iki hafta kadar önce yaptığımız hesaplar da 2001 yılındaki bütçe faiz harcamalarının bu yıla göre 18 milyar dolar daha düşük olabileceğini göstermişti.
Bizim hesaplarımız detaylı bir iç borç itfa tablosuna değil bir takım basitleştirici varsayımlara dayandığı için, bu konuda otorite olan Hazine'nin tahminlerine itibar etmek yerinde olur. Zaten her iki rakam da yön gösterme açısından aynı nitelikte.
Konuyu açmak için önce rakamlara bakmakta fayda var. Geçtiğimiz yıl iç borç ve dış borç ödemelerinin toplam bütçe gelirlerine oranı yüzde 56 civarında idi. Bu yıl bu oranın yüzde 65'e çıkması söz konusu. Ortalama TL/Dolar kurunun 580 bin olacağı düşünülürse, bütçe faiz harcamaları 34 milyar dolar olarak hesaplanabilir. Bizim beklentimiz, bu rakamın 2001 yılı bütçesinde 16 milyar dolar düzeyine düşmesi yönünde. 2001 bütçesinin dolar bazında bir ölçüde genişleyebileceği de dikkate alındığında, faiz harcamalarının bütçe gelirlerine oranının yüzde 30 seviyesine düşmesi de şaşırtıcı olmayacak.
Neden gelecek yıl?
Bu rakamlardan sonra, faiz harcamalarındaki düşüşün neden bu yıl değil de gelecek yıl ortaya çıkacağına değinmemiz gerekli. Bütçe faiz harcamaları itfa tarihleri itibariyle muhasebeleştiriliyor. Diğer bir deyişle, Hazine'nin geçen yıl aldığı ve vadesi bu yıl dolan borçların faiz ödemeleri 2000 bütçesinde.
Bu ise uygulanmakta olan IMF programına rağmen bu yılki faiz harcamalarının neden daha yükseldiğinin cevabını veriyor. (Nitekim, faiz harcamalarının tahakkuk bazında bütçeleştirildiğini düşünen bazı yabancı analistler için IMF programı yürürlüğe girdiği bir yılda faiz ödemelerinin artması ve buna bağlı olarak bütçe açığının düşmemesi şaşırtıcı oluyor.)
Burada Hazine'nin iç borcunun büyük bir bölümünün sabit faizli senetlerden oluştuğunu ve ortalama vadenin de bir yılın biraz üzerinde olduğunu not etmemiz gerekli.
Piyangodan ikramiye
Sonuç olarak, Hazine'nin halen cari faiz oranlarından aldığı iç borçların önemli bir bölümünün faizleri 2001 yılında ödenecek. Malumunuz, geçen yılın sonlarında 2000 yılı bütçesi şekillendirilirken iç borçlanma maliyeti yüzde 50 civarında öngörülmüştü. Ancak, henüz yılın dördüncü ayını tamamladığımız şu günlerde faizler yüzde 30 düzeyine gerilemiş durumda.
Bu rakamın kabaca yıl ortalaması olacağı varsayılırsa, faizlerin başlangıçta öngörülen yüzde 50 düzeyinden beklenenin çok üzerinde bir hızla yüzde 30'a kadar düşmesi Hazine için piyangodan ikramiye çıkması gibi hoş bir sürpriz oldu. Zaten bizim hesapladığımız 18 milyar dolarlık faiz tasarrufunun yaklaşık yarısı, faizlerin bu yılın ilk dört ayında beklenenden de hızlı düşmesinden kaynaklanıyor. Kalanı ise bu yılın bütçesi hazırlanırken varsayılan rakam ile geçen yılın ortalama borçlanma maliyeti arasındaki fark ile açıklanabilir.
Tabii faiz kaleminde bu ölçüde tasarruf imkanının doğması bütçe açığının 2001 yılında ciddi ölçüde düşmesi imkanını da yaratıyor. Ancak bunun için, faizde oluşan tasarrufun faiz dışı kalemlerdeki harcamalara aktarılmaması ve gelir toplama gayretinin de hiç azaltılmaması gerekiyor. Bu ise politikacıların istikrar amacına ne kadar sadık olduklarının gerçek bir testi olacak.
EMİN ÖZTÜRK
|