


"Ýþte, temizlik... ferahlýk..!"
Ankara'da "tarihi gün", Anayasa Mahkemesi'nin toplantý salonunda, Devlet Opera ve Balesi sanatçýlarýndan Þenol ve Esin Kalýntý çiftinin seslendirdiði Giuseppe Verdi'nin La Traviata'sý ile baþladý. Bu ünlü operadan seçilen parça tenorla soprano arasýnda flörtün baþlangýcýný müjdeleyen, kadehlerin kalkýp, þampanyalarýn içildiði "kur yapma düeti" L'ibiamo'ydu.
L'ibiamo, bir temizlik ürününün tanýtýmýnda kullanýldýðýndan, ne zaman çalýnsa kulaklarda "Ýþte... temizlik... ferahlýk..." diye baþlayan o reklam müziði çýnlýyor.
Dün, Mahkeme Baþkaný Ahmet Necdet Sezer, bu parçanýn ardýndan kürsüye gelirken, salonu dolduran, yaþ ortalamasý ve statüsü hayli yüksek zevatýn kolkola girip iki yana sallanarak Sezer'i iþaret ettiklerini ve "Köþk'e temiz aday" arayan Türkiye'ye koro halinde "Ýþte temizlik... ferahlýk" diye arya söylediklerini hayal ettim.
"Aranan temiz aday", bu flört þarkýsýnýn ardýndan kürsüye geldi ve aðzýndan dökülen ilk sözcükler "insan haklarý ve demokrasi" oldu.
***
Siyasetin öncelikleri deðiþiyor. Antenlerini Avrupa'ya çeviren Türkiye, artýk "uyum yasalarý," "Kopenhag kriterleri", "entegrasyon süreci" gibi kavramlarý gündemine alýyor.
A. Necdet Sezer, bu süreçte tam da Türkiye'nin ihtiyaç duyduðu, özgürlükçü, demokrat çizgiyi ve uluslararasý hukuk standartlarýný savunuyor.
O yüzden adaylýðý, birçok çevrede "ferahlýk" yarattý.
Buna karþýn, ayný gerekçelerle Sezer'in adaylýðýndan rahatsýz olanlar da yok deðil. Bunlara "ilgili çevreler dersek herhalde yanlýþ olmaz.
Baþkan'ýn geçen yýlki açýlýþ konuþmasýnda Türkiye'nin düþünceyi suç sayan yasalarý deðiþtirmesi gerektiðini söylemesi, düþüncenin açýklanacaðý dil konusunda sýnýrlama getirilemeyeceðini belirtmesi, belli odaklarda rahatsýzlýk yaratmýþtý. Bu görüþlerin Öcalan'ýn savunmasýnda da kullanýlmasý, rahatsýzlýðý pekiþtirmiþti. Sezer'in Vural Savaþ'ý "siyaset yapmakla" eleþtirmesi, Yekta Güngör Özden'le de bir "törene davet krizi" yaþamasý da Baþkan'ýn "çizgi farklýlýðý"nýn ortaya çýkmasýna vesile olmuþtu.
Sezer'in adaylýðý açýklanýp da Fazilet'ten sevinç çýðlýklarý yükselince, Ankara'nýn þahinleri Baþkan'ýn dinci kesime karþý "fazla tavizkar ve müsamahakar" olduðunu kulaklara fýsýldadýlar. Tanýnmýþ bir hukukçu dün sabah, "Sezer seçilirse son kale de düþer" yorumunu yaptý.
***
Aslýnda rahatsýzlýðýn nedenini Sezer'in dünkü konuþmasýnda da bulmak mümkündü.
Baþkan, monoton bir ses tonuyla, vurgusuz ve uzun bir konuþma yaptý; ama çizgisi itibariyle "radikal" sayýlabilecek bu konuþmasýnda özellikle askerlerin hassas olduklarý bazý kritik konularda son derece net mesajlar verdi:
1982 Anayasasý'ný "hukuk devleti ilkesine darbe" olarak niteledi. 12 Eylül döneminde çýkarýlan yasalarýn anayasa denetimine tabi olmamasýný eleþtirdi. MGK kararlarýnýn yargý denetimine alýnmasýný savundu. Yüksek Askeri Þžra kararlarýna karþý "hak arama özgürlüðü" istedi. "Ýnsan devlet için deðildir, devlet insan içindir" dedi.
Konuþma bittikten sonra Baþkan'ýn yakýn çalýþma arkadaþlarýndan bir yüksek yargýca yorumunu sordum: "Konuþmanýn dozunu geçen yýla göre daha düþük bulduðunu" söyledi. "Geçen yýl Batýlý normlarýn da ötesinde, sýnýrsýz bir düþünce özgürlüðünü savunmuþtu. Belki de tepkiler üzerine biraz yumuþattý" dedi. Sezer'in kimi yaklaþýmlarýnýn belli çevrelerde rahatsýzlýk yaratabileceðini kabul etti, "Kendisi özel hayatýnda dini vecibelere pek uymasa da, uyanlara saygýlýdýr. Namuslu adamdýr, öne çýkmayý sevmez" diye ilave etti.
Dün öðleden önce, bu rahatsýzlýðýn Meclis'e yansýyýp yansýmayacaðý, yansýrsa Meclis'deki "Cumhurbaþkaný içerden olmalý" diyen lobiyle birleþip birleþmeyeceði, birleþirse Akbulut'un þansýný artýrýp artýrmayacaðý ihtimalleri kulisleri dalgalandýrdý. Ancak ilerleyen saatlerde 5 lider Sezer üzerinde "tarihi mutabakat"ý imzalayýnca bu ihtimaller zayýfladý.
***
Görünen o ki, Türkiye 2000'li yýllara, yeni çaðýn evrensel hukuk normlarýný bilen ve onlara sahip çýkan, demokrat bir Cumhurbaþkaný ile girecek.
Tam herkesin Köþk'ten umudu kestiði bir sýrada "A. Necdet Sezer" adý, Ankara'ya beklenmedik bir bahar müjdesi gibi geldi. Yelpazesi hayli geniþ bir koro, bir flört baþlangýcý coþkusu içinde "ferahlamýþ olarak" bekliyor yeni Cumhurbaþkaný'ný...
Hoþ geldiniz Ahmet Necdet Sezer...!