kapat

26.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


'Dünün' raporu

Dün... Adaylık için "son gündü." Dün... "En uzun gündü." Başbakan "ortak aklın" peşinde...

"Uzlaşma" arıyordu.

Kulislerde ise "her kafadan bir ses çıkıyordu."

DYP'li Ufuk Söylemez'i gördük. (Saat 13.00)

Şöyle dedi:

- Sütten ağzımız yandı... Yoğurdu üfleyerek içiyoruz... Yeni bir oyunla karşılaşmamak için dikkatliyiz.

ANAP'lı Ersin Taranoğlu ise dünün "en sakin" isimlerindendi.

Herkese "sükunet" tavsiye ediyordu:

- Bugünkü değerlendirmeler çok hissi... Sakin olalım... Ahmet Necdet Sezer, demokrasi için bir kazanımdır. (Saat 14.30)

KARTPOSTAL
Meclis'te dün yaşanan "kargaşa" Aydın Menderes'i üzüyor.

Ve şöyle diyor:

- İşçisi, memuru... Zengini, fakiri... Akıllısı, delisi... Sarhoşu, berduşu... Otomobili kaza yapanı, evi yananı... Hepsi gidiyor, Demirel'e derdini anlatıyordu... Demirel'in önü kesildi de iyi mi oldu?.. Bundan sonra Çankaya'yı artık "kartpostalda" görürler. (Saat 16.00)

GÜREŞ
Doğan Güreş'le karşılaştık.

"Adayım" dedi. (14.20)

- Paşam... Sayın Çiller'e söylediniz mi?

- Dört ay önce söylemiştim... Üç ay önce... Bir ay önce... Bir hafta önce tekrar söyledim.

ÇANAK, ÇÖMLEK
Saatler ilerledi.

Başbakan Ecevit "uzlaşma... Ortak akıl... Barış içinde çözüm" diye çırpınıyordu.

Bu arada "herkes birbirini kolluyordu."

"Oyun olabilir... Oyuna gelmemeliyim" diye.

Herkesin aklı, fikri "oyunda... Entrikada."

"Bu durumda" görünen o ki...

Onuncu Cumhurbaşkanımız seçildikten sonra, siyasette "çanak, çömlek patlayacak."

AİLE FOTOĞRAFI
Ve saat 16.11...

Siyaset "aile fotoğrafı" çektiriyor.

"Aileyi" bir araya getirmek için, iki gündür büyük gayret sarfeden Ecevit "noktayı" koyuyor:

- Sayın Ahmet Necdet Sezer...

"BEN AKBULUT"
* Üç defa Meclis Başkanı seçildim... Tarafsız mı arıyorsun?.. Ben varım.

* Partizanlık mı yaptım? Taraf mı tuttum?

*Bana "hukukun dışına çıktın" diyen var mı?

* Devlet tecrübesi arıyorsanız... Üç yıl İçişleri Bakanlığı... İki yıla yakın Başbakanlık... Yetmez mi?

* Arkadaş ben onu, bunu bilmem... Adayım.

FAZİLET'İN HAVASI
Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece...

Fazilet, Meclis grup toplantısından:

Cemil Çiçek:

- Fazilet olarak sorunun değil, çözümün bir parçası olmalıyız... Çankaya işi, DSP'nin ne kadar meselesiyse, bizim de o kadar meselemiz olmalı... İyi bir hukuk adamı olan ve fikir özgürlüğünü savunan Ahmet Necdet Sezer'e destek verelim.

Prof. Nevzat Yalçıntaş:

- Tamam... Destek verelim de... Bu işin içinde yine bir oyun olmasın... Burada borsa oynamıyoruz... Acele etmeyelim... Önce beş parti bir araya gelsin.

ANAP "SAATLİ BOMBA"
Saat 12.00...

ANAP grubunun önü sanki "barut fıçısı."

Milletvekilleri "ateş püskürüyorlar."

"Nedeni" şu:

ANAP'lılar "5+5 formülünü öldürelim... Demirel'in önünü keselim... Gerisi... Beş dakikada Beşiktaş... Mesut Bey Çankaya'ya çıkar" diye düşünmüşler.

Ama "evdeki hesap çarşıya uymayınca..."

"Burunlarından soluyorlar."

***

- Sayın Eyüp Aşık... ANAP çok sinirli.

- Evet... Doğru.

- Niçin?

- Arkadaşların hepsi, Mesut Bey'in aday olmasını bekliyordu... Bir de şu var... Adaylık sürecinde ANAP, Mesut Bey'in şahsında, çok rencide edildi.

- Neden?

- Ecevit'in vefasızlığından.

- Böyle mi düşünüyorsunuz?

- ANAP kendisini Ecevit'ten alacaklı görüyordu... Taa 1986'ya kadar uzanan alacak hesabı.

- Bundan sonra neler olur?

- Kırıklık var... Tabii güvensizlik de.

- Güvensizlik olunca... 16 Mayıs'tan... Yani Cumhurbaşkanı'nın göreve başlamasından sonra, birtakım gelişmeler yaşanacağa benziyor.

- 16 Mayıs'a kadar çok şey olur.

- Ne gibi?

- Deprem manasında değil ama... Cumhurbaşkanlığı seçimi ANAP içinde de, ANAP-Hükümet ilişkilerinde de epey sıkıntı yaratır.

GALATASARAY SOHBETİ
Meclis bahçesindeyiz...

Mesut Bey'le konuşuyoruz.

Ama konuştuğumuz konu "Cumhurbaşkanlığı" değil.

17 Mayıs'taki "Galatasaray-Arsenal" maçı.

Mesut Bey diyor ki:

- Gidecek misin?.. Ben gideceğim.

"Arkamızdan biri... Bir ANAP milletvekili" laf atıyor:

- Cumhurbaşkanı olarak gideceksiniz değil mi?

Yılmaz "duyuyor."

"Duymamış gibi" yapıyor.

Ve sonra "bir başka maça" geçiyor:

- Haftaya Çarşamba'ya (3 Mayıs) Diyarbakır'a... Galatasaray-Antalyaspor maçına gideceğim... Sen de gidecek misin?

"Çevremiz" konunun değişmesini, "Çankaya'yı konuşmamızı" bekliyor.

Mesut Bey ise beklentileri karşılamıyor.

Topu "taça" atıp, grup toplantısına giriyor.

MENDERES
DYP'li Ömer Barutçu "her şeyin başı samimiyet" diye konuşuyordu:

- Hem Anayasa Mahkemesi Başkanı aday olsun deniliyor... Hem de dakika başı bir ANAP'lı adaylığını koyuyor... Samimiyet bunun neresinde? (Saat 15.00)

Derken...

Aydın Menderes, Mesut Yılmaz'a telefon ediyordu:

- Sayın Yılmaz... Sayın Süleyman Demirel "niçin" engellendi?.. Bugün ortaya çıkan tablo için mi?

- Sayın Menderes... İstenmeyen bir durum ortaya çıktı... Sayın Ecevit'i güçlendirmek lazım.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır