kapat

26.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Gözden kaçanlar...

Bir isim üzerinde anlaştık... Kabul... Hem de saygın bir isim üzerinde.

Peki ama iki gün evvel yine liderlerin ortaya attığı diğer saygın isimler ne olacak?

Devlet Bahçeli, biri içerden diğeri dışardan olmak üzere iki isim vermedi mi? Sabahattin Çakmakoğlu'yla Prof. Kamil Turan'ı daha iki gün evvel önermedi mi?

Aynı şekilde... Ecevit.

Daha iki gün evvel İsmail Cem'le Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ismini telafuz etmedi mi?

Gerçi Prof. Haberal teşekkürlerini bildirerek affını istemiş yâni alışmadığımız bir özveride bulunmuştur. Ama ya bulunmasaydı?

Kariyer yapmış koskoca insanların isimlerini ortaya atıp, sonra da hiçbir şey olmamış gibi, üstelik kamuoyuna hiç bir açıklama yapmadan bir başka kompartmana geçmek, bana biraz centilmenlik dışı geldi.

- Türkiye'de insan kolay yetişmiyor.

Elbette... Kolay yetişmiyor.

Ama yetişenlere çok mu özen gösteriliyor?

*

Üzerinde konsensüs sağlanan isme itirazım yok... Değerli bir hukukçu olduğu muhakkak.

Türkiye'de hukuk skandalları'nın artık rekora ulaştığı bir devrede, Çankaya'ya saygın bir hukukçu göndermenin anlam ve önemi de muhakkak.

Ben burada başka bir şey söylüyorum. Bilmem, anlatabiliyor muyum?

Prof. Turan, Prof Haberal... Çakmakoğlu ve Cem... bunlar "biz tâlibiz" diyerek ortaya fırlamış değiller... O isimler, liderlerden geldi:

- Efendim, o bir taktikdi.

Eğer öyleyse daha fena.

İnsanları kamuoyu önünde rencide etmek bu kadar kolay mı?

Tabii... Mesut Yılmaz'a bir lâfımız yok... O'nun sırtında zaten yumurta küfesi yok... Ne bir seçenek üretti, ne de bir isim önerdi...

Ama öbürleri öyle mi?

Bahçeli ve Ecevit'in vereceği hiç bir izahat yok mu?

*

Gözden kaçan bir başka nokta...

Bu işe en çok Fazilet Partisi sevindi...

Ve çok sevindiğini de fazla belli etti.

Bu eğer toplumsal uzlaşma'nın bir parçasıysa, laik ve demokratik Cumhuriyet adına büyük gelişmedir... Duyarlı hatta şüpheci laiklerle, muhafazakâr laiklerin kucaklaşmasıdır.

Dün... Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıldönümünde...

Ahmet Necdet Sezer, hiç bir lâfını esirgemeden, daha önce hazırlanmış konuşmasından tek kelime çıkarmadan, büyük bir dürüstlük göstermiştir... Fincancı katırlarını ürkütmek pahasına sergilediği o demokrat yapı, bir düzgün karakter ölçüsü bence...

*

Ayrıca... 5 parti liderinin yan yana gelişi, aynı doğrultuda imza atışı, hasret kaldığımız bir tabloydu.

Şimdi sıra geldi, imzaların arkasında durmaya.

Hayırlı olsun...

Ama ben yine de yazımın başına dönüp fair-play'e aykırı bulduğum o noktayı, bir daha vurgulamak istiyorum.

O insanlar adına duyduğum rahatsızlığı gizleyemem... Yâni iyi bir uzlaşma yakaladık diye, bir önceki basamağı unutamam.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır