EVLERİN, okulların arasında kalan Paşakapısı Cezaevi'nin Üsküdar'da yaratttığı sosyo-psikolojik sıkıntıları Başbakan ve Adalet Bakanına anlattığı dilekçesinde Üsküdar İmar ve Kültür Derneği Başkanı Altan Dölarslan, acil ihtiyaçların altını da çiziyor:
"ÜSKÜDARIMIZ'ın bir Adliye Sarayı'na, bütün birimleri aynı çatı altında toplayacak bir Hükümet Konağı'na acilen ihtiyacı vardır. Adliye binası yetersiz kaldığından ceza ve hukuk duruşmaları ayrı ve elverişsiz binalarda, zor koşullarda görülmektedir. Paşakapısı hapishanesi boşaltılırsa şimdiki adliye binası, jandarmanın ve eski Paşakapısı İlkokulu'nun kapsadığı geniş alandan da yararlanılarak, buraya nakledilebilir. Üsküdar'a bu alanlar üzerinde çağdaş bir adliye sarayı ve bir hükümet konağı kazandırılabilir.
AMA hepsinden önemlisi, Üsküdarımız'ın Paşakapısı cezaevi ile istenmeyen, zoraki ve çağdışı komşuluğuna artık bir son verilmesini istiyoruz. Üsküdarlılar'ın böyle bir komşuluğa artık tahammüllerinin kalmadığını, cezaevinin buradaki varlığının açtığı sosyal ve psikolojik yaraların giderek derinleştiğini, bilgilerinize sunuyoruz.
BUNDAN önce 22. 2. 1999 tarihli dilekçelerinde sorunu dile getirdiklerini, Adalet Bakanlığı'ndan 4. 3. 1999'da gelen cevap yazısında "yatırım programına alınan yeni cezaevleri hizmete açılınca Paşakapısı Cezaevi için de gereğinin düşünüleceğinin belirtildiği"ni kaydeden Dölarslan, hala yaprak kıpırdamamasından yakınıyor.
BİZCE de Bayrampaşa. Paşakapısı gibi kentin göbeğinde, insanların yoğun yaşam alanları içerisinde kalan cezaevlerinin nakli, ertelenecek bir sorun değil. Dünyanın hiç bir uygar kentinde evlere, okullara komşuluk eden cezaevi yok. Biri Avrupa, diğer Anadolu yakasındaki iki cezaevinin insanların günlük yaşamını cehenneme çeviren haksız ve çağdışı birer "ceza" olmaktan ivedilikle çıkartılması gerekiyor.