kapat

24.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Ne bayramıydı bu?

Dün, 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı'ydı değil mi?..

Bakın UNİCEF, Türkiye'deki çocuk manzarasını nasıl saptıyor:

18 yaşın altında 28 milyon nüfus var...

Kimsesiz çocuk sayısı 700 bin...

Korunan çocuk ise 21 bin...

11-16 yaş arasındaki 12 milyon çocuğun 4 milyonu çalışıyor...

Hem de "köle" misali...

Yarısı sigara içiyor...

Hepsi yoksul ayrıca 3 milyonu yoksulluk sınırının altında...

20 bin çocuk sokakta yatıyor!..

Çocukların yüzde 70'i anne ve babadan...

Beşte biri de öğretmenden "sopa" yiyor...

Peki, bu manzaradan ne sonuç çıkar?..

1- Ekonomiye, kültüre, dine, mezheplere, siyaset dışında ne varsa burnunu sokan hantal devlet, asıl görevini ihmal etmektedir.

"Sosyal görevini", yani "çocukları koruma" görevini yerine getiremez.

Ancak, ekstra yüklerden arınmış sosyal devlet bu işi layıkıyla yapabilir.

Daima savunduğumuz "libarelleşme" bu problemi çözecek tek anahtardır.

2- Bu "perişan" çocuk coğrafyası devam ettiği sürece...

Yoksul, itilen, ezilen çocukların yarının "kötü ve çapsız büyükleri" olmaları önlenemez...

Çeteler de buradan beslenir...

Ahlâksızlık da...

Kifayetsiz muhterisler de buradan dallanır budaklanır...

Kötü siyasetçilik, kapkaççılık, dolandırıcılık, yıkıcılık, teröristlik, sahtekârlık, madrabazlık, hokkabazlık, yeteneksizlik, küstahlık ve terbiyesizlik, ilk mirasını işte bu perişan coğrafyadan almaktadır.

Çocuğunu kurtaramayan toplum, kendini de kurtaramaz!..

Oyuncu teklifi
İçişleri Bakanı Tantan'a bir çağrıda bulunmuştum.

Müziği bırakalım, gece kulüplerini daha erken saatte kapatmanın yollarını arayalım, diye...

Gençleri düşünerek...

Bir okuyucum, gece kulüplerine ve barlara giriş yaşının "21" ile sınırlandırılmasının düşünülebileceğini öneriyor.

Sayın bakana iletiyorum.

Ama bizim eğlence esnafı, bu yaş sınırına uyar mı, uymaz mı bilemem!..

Çünkü şimdi de 18 yaş sınırı var ama liseli gençler buralarda cirit atıyor...

Her nasılsa bir çare düşünülmeli...

Kapkaççılar yandı
Kapkaççıların, İstanbullu hanımların korkulu rüyası haline geldiğini yazıp, Yunuslar'ın bu işe eğilebileceklerini söylemiştim.

Yunusların amiri aradı ve müjdeyi verdi:

Son zamanlarda iyice azgınlaşan kapkaç olaylarına eğilmeye başlamışlar, bunu daha da organize hale getirmeyi planlıyorlarmış... Öyleyse artık kapkaççılar Yunuslar'ın elinden kurtulmaz...

Yunuslar, çok dikkatli, cesur, iyi yetişmiş ve birinci sınıf bir ekip...

Sayıları ikiye katlanarak...

Sadece bu işe yönelerek, sokak aralarında, caddelerde boy gösterseler yeter... İçimiz güven ve sevgiyle dolar...

Uçak
THY uçağı tarlaya inmiş... Maharet piste inmekte değil, tarlaya inmekte değil mi?..

Rekor
Minibüs kullanan kadın şoför 7 kişiyi öldürmüş... Yine de erkeklerin rekorunu kıramaz...

Velet
Kazakistan'da 11 yaşında bir çocuk kadın satarken yakalanmış... Geç bile kalmış velet!..

Örnek ülke
Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, "IMF standartlarına bakılırsa, örnek ülke olma fırsatını yakalıyoruz" diyor...

Olabilir ama bu yaklaşım bana biraz abartılı ve anlamsız geliyor...

Örnek ülke ne demek?..

Başkalarına yol gösterici olmak demek...

Ama biz başkalarına yol gösterici olmayı değil, Türkiye'nin paçayı kurtarmasını istiyoruz.

Haa, bu arada örnek de olacakmışız...

Bize ne?.. Örnek alacaklar düşünsün...

Baba yüreği
Ağrı Dağı'nda hayatını yitiren gazeteci İskender Iğdır'ın babası Yusuf Iğdır, tek oğlunun acısına dayanamayıp kalp krizinden öldü...

Bu hadise, "gerçek" bir babanın sevgisini gösteren trajik bir olay... Ama bir noktayı daha gösteriyor: Bence İskender kardeş de, çok sevdiği dağcılığı yaparken birazcık babasını düşünseydi...

Başına bir hal gelirse, babasının acıyla kavrulacağını hesaba katsaydı, daha iyi olmaz mıydı?..

"Kader"e biraz da hükmetmeye çalışmalıyız, diye düşünüyorum... Bir işe kalkışırken, sevdiklerimizi hesaba katmalıyız!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır