


Şef nasıl seçilir?
Dünyada en göz önündeki cumhurbaşkanı, elbette ABD cumhurbaşkanıdır.
Belki de bu yüzden, cumhurbaşkanlığı oyununda kurallar daha çok ona bakılarak belirleniyor.
Adlai Stevenson bir zamanlar o koltuğa layık ünlü bir aydındı.
Ama bakın ne demiş:
- Bugünün cumhurbaşkanları günde en az iki kez tıraş olmak zorundadır. Benim bu yarışına katılmamam için bir neden de budur.
Elbette bu işin tıraşı.
Cumhurbaşkanlığı, kumanda etme sanatlarının elbette ki en muhteşemi.
Geçmiş zaman krallarınının sultanlarının, imparatorlarının kullandığı gücü demokrasi, hak ve hukuk adına kullanıyor. Ama kullanıyor.
Bu koltuk birçok ülkede egemenliğin tek temsilcisi olan ulusal parlamentonun bile üstünde.
Çok şükür ki, bizde bu kadar yüksekte değil.
Ama yine de harcama bütçesi, oynadığı rol ve topladığı ilgi sayesinde bulunduğu koltuğun rakımı TBMM'ne yakındır.
***
Cumhuriyet döneminde cumhurbaşkanlarımız "şef" diye nitelendirilirdi.
"Ebedi Şef" devletin kurucusu Atatürk'ün, "Milli Şef" 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nin sıfatıydı.
Avrupa'da da cumhurbaşkanları için benzer sıfatlar kullanıldığı biliniyor.
Bu yüzden Fransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle'nin Kültür Bakanı Andre Maurois, 1940'lardaki ünlü "best seller"inde Kumanda Etme Sanatı'na en uzun bölümü "Şef Nasıl Seçilir?" konusuna ayırıyor.
Küçük bir özet sunmak işin tarihsel ve kuramsal yanına küçük bir ışık tutacaktır:
En güvenli ve en eski yöntem, şefin İrsi (bugünün diliyle genetik) ölçüte göre seçilmesidir.
Bu yöntem ilkel ve antidemokratik gibi görünse de hâlâ yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir.
Yunanistan'da Papaandreu'ların üç kuşaktır siyaset sahnede bulunması, "Rahmetli Özal'ın arkadaşı" Başkan Bush'un oğlunun önümüzdeki başkanlık seçiminin en önde gelen adayı olması irsi yöntemin Amerika'da bile hala geçerli olabileceğini gösteriyor.
***
Mandarinlik tarzı diye nitelenen bir başka yöntemde şefler, geçmişteki başarılı sınavlarına, işgal ettikleri mevki ve makamlara bakılarak seçilirler. Bu yöntem başlangıçta Çin'de, ama geçen yüzyıldan beri de Avrupa'da yaygın olarak uygulanıyor.
Mecburi Şefler siyasetin ve devletin çıkmaza sürüklendiği dönemlerde, şefi kimse seçmez, kendisi gelir. Fransa'da devrim Napolyon'u general yapmıştı, o kendisini Devlet Başkanı yaptı. Osmanlı'nın son deneminde Mustafa Kemal'in durumu da aynıdır.
Şefin görevini ve niteliğini işbaşına geldiği tarz belirliyor.
Gerçekte, şef seçimi meselesinin tek ve mükemmel bir çözüm yolu yoktur. Her şey geçmişteki deneyimlere, siyasetin gereklerine, gelecekte ülkenin varması gereken hedeflere göre belirlenmelidir.
***
Andre Malraux, Fransız tarihinin ilk kültür bakanıdır.
Denebilir ki Cumhuraşkanı General De Gaulle, bu bakanlığı onun için ihdas etmiştir.
"Ülkenin şefi" diye nitelediği cumharbaşkanıyla ilgili görüşlerini şöyle noktalıyor:
Bir şef ister irsi, ister seçilmiş, ister tayin edilmiş olsun, oldu bittiyle ister cebren isterse doğumla o mevkiye gelmiş bulunsun, kumanda sanatını icra edecek insanlarda bulunması gereken bazı meziyetlere sahip değilse yerinde kalamaz.
Şefin birinci vazifesiş başkalarının faaliyetini idare etmektir. Bu nedenle de, şefin bu faaliyetleri hengi yöne sevk edeceğini bilmesi şarttır. Bunun için bir şefte bulunması icabeden meziyetler arasında irade en başta gelir. (Kumanda Etme Sanatı, A. Malraux, Kanaat Kitabevi, İst. 1946, s:125-129)