kapat

24.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Toz duman

Türkiye, cumhurbaşkanı seçimlerinden çok çekti. 1982 Anayasası'nın sorunu kökten çözdüğünü sandık.

Çünkü bir ay içinde dört tur seçim yapılacak. Dördüncü tura, üçüncü turun en yüksek oya sahip iki adayı girecek, salt çoğunluğu alan Çankaya'ya çıkacaktır.

Bunda da salt çoğunluğun çıkmaması, meclisin kendini feshetme kararı yerine geçecek ve derhal genel seçimlere gidilecektir.

Bizim siyasetçiler, kazara yeterli adayların elenmesi ve "rastgele iki adam"ın son tura kalması halinde "Bunlardan birini Cumhurbaşkanı yapmanın vebalini taşıyacak yerde milletvekilliğimizi yakalım, seçime gidelim" derler mi?

Demezler..

Zaten yürürlüğe yeni konulmuş bir enflasyonla mücadele programı iyi yolda giderken Türkiye'nin başına gelebilecek en kötü kazalardan biri seçime mahkum edilmek olur.

Siyaset, ülkenin ve milletin beklentilerine cevap verecek bir cumhurbaşkanını seçmeye, seçim macerasına kapı açmadan ve hükümete zarar vermeden 16 Mayıs'a ulaşmaya mecburdur.

Tek ayaklı olmaz..
Koalisyon liderleri, iki korkulu rüyadan birini elemine etti. Cumhurbaşkanı seçimi, hükümeti etkilemiyecektir.

Ama Özal ve Demirel'den sonra Çankaya'nın ağırlığını kaz tüyü kadar hafifletebilecek birinin seçilmesi, Türkiye'nin geleceğini etkileyeceğine göre hükümet bu hafiflemenin yaratacağı sonuçlardan kendini nasıl soyutlayacak?

Olay bir bütündür. Halk saygı ve güven duymayacağı birini Çankaya'da görünce, bu sonucun sorumlusu olan meclise ve iktidara olan saygı ve güvenini de kaybedecektir.

Evet, şu andaki istikrar cumhurbaşkanına bağlı değil. İstikrarı, seçimden sonraki büyük uzlaşma yarattı. Yani istikrar DSP-MHP-ANAP koalisyonu ile geldi. Ama unutulmasın: Demirel, birikimi, iç ve dıştaki saygınlığı ile bu oluşuma önemli katkıda bulundu.

İstikrar bir sacayağı. "Rastgele biri" Çankaya ayağını olduğu kadar meclis ayağını da kıracaktır.

İstikrar tek ayak üstünde yürümez!

Kulis canavarları..
Adayların kesinleşmesine 48 saat kala kimse bir şey göremiyor. Ecevit ve Bahçeli'nin açıkladıkları adaylar için "Kulisteki adam yiyen canavarın önüne atılan kurbanlar" deniyor.

İsmail Cem ve Çakmakoğlu niçin feda edilsin? Daha iyileri sonradan gelecekse onlar kim olabilir? Mesut Yılmaz mı, Yıldırım Akbulut mu?

Türkiye'yi 2007 Mayıs'ına kadar temsil edecek Cumhurbaşkanı'nı akıl ve sorumluluk mu, yoksa entrika ustalarının marifetleri mi belirleyecek?

Bugünün manzarası, sorumluluk ve ahlak temeline sahip olmayan bir siyaset ikliminde, en etkili anayasal tedbirin bile işe yaramadığı kötümserliğini yüreklerimize indiriyor.

Gidiş, cumhurbaşkanını halka seçtiren bir düzeni kuramamanın pişmanlığını feci şekilde duyacağımız bir yoldadır.

Biz, koalisyon partilerinin bile bir ortak aday bulabilecekleri ümidini taşıyamıyoruz.

Dileğimiz partilerin en değerli adaylarını seçime sürmeleri, ilk turlarda bunları yarıştırmaları ve dördüncü turun karamboluna düşmeden, üçüncü turdan önce uzlaşma basiretini göstermeleridir.

İşimiz yine dualara kaldı!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır