|
|
|
Alışkanlıklar kolay kırılmıyor
IMF ve Dünya Bankası'nın İlkbahar Dönemi Toplantıları'nın atmosferi, Türkiye için tarihi bir gerçeği daha gün ışığına çıkardı. İstikrar programının ilk sonuçları övgü alırken, seri uyarılar da geldi. İşin özü şu:
Türkiye'de, sadece enflasyonla yaşama alışkanlığının değil, siyasilerin popülizm alışkanlıklarının da kırılması gerekiyor. Programa sadakat, önce kabine üyesi bakanların uygulamaları ile test ediliyor. Şu anda IMF'nin en önemli ismi konumundaki Başkanvekili Fischer, Türkiye Masası'ndan aldığı bilgilerin de ışığında konuyu "Fonlar" meselesine getiriyor.
Niyet Mektubu çerçevesinde bir yandan mevcut fonların kapatılması diğer yandan da yeni fon kurulmaması gerekiyor. Ama dinleyen kim?
Bir bakıyorsunuz, falanca bakanlıkta hazırlanan tasarıda Süt Fonu oluşturuluyor. Filanca bakanlık noter harçlarından yargı sistemine özel gelir yaratmayı hedefliyor. Hatta bu istekler, ustaca formüle ediliyor. Görünürde fon kurulmuyor ama fon gibi işleyen özel hesaplar modası başlatılıyor.
Üstelik bu işler IMF'nin, Mali İşler Bölümü'nden Türkiye'ye ekip göndermeye hazırlandığı sırada yaşanıyor. IMF ekibi Türkiye için bir "Mali Şeffaflık Raporu" yazmayı ve dünyaya ilan etmeyi amaçlıyor. Devletin hesaplarının açıklığı ve gerçekliği Türkiye'yi ya uluslararası sistemde sınıf atlatacak ya da yerinde saymaya devam ettirecek.
Ballı tazminat
Maliye Bakanlığı, yılın ilk yarısında yüzde 15 maaş zammı verdiği devlet memurlarına, ek zam için hazırlıklarını tamamladı. Bütçe Yasası, tüketici fiyatlarındaki artış oranının yüzde 15'i aştığı aydan itibaren, 2 puanlık refah payı ile birlikte maaş ayarlamasını emrediyor. Küçük memurlar için birkaç milyon lira ile ifade edilecek ek zamma karşın büyük memurlar için yüzlerce milyonluk ek ödeme kapısı açıldı bile.
Milletvekillerine kıyak emeklilik sağlayan yasaya eklenen madde ile yüksek yargı organları başkan ve üyelerine 276 milyon lira, bakanlık müsteşarlarına 262 milyon lira, büyükelçiler, genel müdürler ve rektörlere 234 milyon lira temsil tazminatı ödenmesine çok yakında başlanacak.
Acil müdahale gerekiyor
Hazine'nin, Teşvik Genel Müdürlüğü, gündemden bir türlü düşmüyor. Üç genel müdür yardımcılığı boş duruyor. Uğur Ataer, Nihat Alkaş, İsmet Salihoğlu, Bedri Dilik, Mehmet Cavlı, Ahmet Dereköy terfi bekliyor. Nazlı Tekin, dış kararnamesini by pass ediyor.
Bu arada teşvik belgelerinin ticaret ve sanayi odalarınca düzenlenmesi gündeme geliyor. Post kavgaları arasında koskoca teşvik idaresi neredeyse gereksiz ilan edilecek aşamaya sürükleniyor. Hazine'nin merkez yönetimi, hem teşvikten memnunuz diyor hem de bir türlü entegrasyon sağlanmadığından yakınıyor. Nihayet, Cumhurbaşkanlığı'ndan gönderilen özel müfettiş, "Baba gitti, benim de işim bitti" diyerek, teşvikte yeniden yapılandırma için ortaya çıkan şansı da heba ediyor. Kısa bir raporla görev tamamlanıyor.
KISA KISA...
* Örnek GS: Galatasaray'ın UEFA Kupası'nda finale yükselmesi en çok ekonomi yönetimini sevindirdi. Neden sevindirmesin ki? IMF ile sürdürülen zor programa imza atan Devlet Bakanı Recep Önal, Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ve Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp GS'li. Her üç isim de GS'nin başarısı ile adeta programın başarısını özdeşleştiriyor. GS, dünya ekonomisi birinci liginde oynamayı isteyen Türkiye için de örnek oluyor.
* Kurul'a Uzman Takviyesi: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyeleri, sessiz ama derinden çalışmalarını sürdürüyorlar. İlk olarak Hazine ve Merkez Bankası bürokratlarından brifing alan Kurul, geçtiğimiz günlerde, Mevduat Sigorta Fonu'na devredilen 5 bankanın genel müdüründen son durumu dinledi. Bu arada, personel yapısını takviye etmek üzere isim arayışı da hızlandı. DPT eski Müsteşar Yardımcısı Faik Öztrak bu isimlerin başında gösteriliyor.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|