Internet ve teknoloji hisseleri, özellikle geçtiğimiz yıldan bu yana yatırımcıların gözdesiydi. Sektörün uzmanı fonlar ve bireysel yatırımcıların yanı sıra, daha temkinli kurumsal yatırımcılar bile sektöre milyonlarca, milyarlarca dolar kaynak aktarmaktaydılar.
Teknoloji şirketlerinin tercih edilen pazarı Nasdaq piyasası, rekor üzerine rekor kırmakta, ABD ekonomisinin performansının verdiği ivmeyle istikrarlı yükselişini sürdüren Dow Jones endeksini geride bırakmaktaydı. Yeni ekonomi olgusu, genç girişimciler ve yatırım bankacılarının gözlerindeki ışıltıyken, birdenbire, deneyimli kurumsal yatırımcıların kanına girmişti. Internet ve yeni ekonomi olgusu, ekonomik teoriden, sosyal davranış biçimlerine kadar herşeyi etkilemekteydi. Dünya www etrafında dönmeye başlamış, 2000'lı yıllar teknolojinin krallığı olarak algılanmaktaydı.
Peki bu rüyaya ne oldu? Mart başından bu yana Nasdaq piyasasına düşen bombanın anlamı nedir? Dile kolay, yatırımcılar, bu borsada çok hızla dönen bir atlı-karıncaya binmiş gibi hissediyor olmalılar. Hatırlatmak gerekirse, Ocak başından 10 Mart'a kadarki dönemde Nasdaq endeksi yüzde 24 prim yapmıştı. Oysa Mart sonuna kadar, endeks yüzde 19'luk bir düşüş yaşadı. Bu da yetmedi, Nisan başından Cuma günkü kapanışa kadar ise, yüzde 25'lik bir iniş vardı. Üstelik 14 Nisan Cuma günü hisseler yüzde 10'a yakın korkutucu bir rekor düşüş yaşadılar. İşin ilginç yanı, Nasdaq piyasasının yanı sıra, ünlü New York Borsası da Cuma gününü oldukça ürkütücü bir kayıpla kapadı. Ünlü Dow Jones endeksi yüzde 5 geriledi. Piyasa uzmanları bu gelişmeler karşısında oldukça endişeli. Yatırımcılar, yuvarlanan bir kartopu gibi büyüyen ve giderek yıkıcılığı artan bir çığ tehlikesiyle karşı karşıya. Bu satışların ve panik duygusunun önümüzdeki hafta da sürmesinden kaygılanılıyor. Değişen nedir derseniz, aslında cevabı pek zor değil. İmaj, yalnızca Türkiye'de değil tüm dünyada gerçeklerin ötesine geçebilen bir olgu. Internetin, teknolojinin ve nokta.com ile biten şirketlerin ekonomide giderek daha güçlü yer edineceği kesin. Ancak, gözü kapalı yapılan yatırımcıların ve iş modelleri olmayan ekiplere kanalize edilen devasa paraların bir yerde bilinç düzeyine çekilmesi gerekiyordu. Birçok kişi, Internet sektöründe finansal analizin ve performansın önemli olmadığını savunmaktaydı. Bu şirketlerin zarar etmesi normaldi. Ekonominin bilinen kuralları onları etkilemiyordu- daha doğrusu böyle zannediliyordu. Ancak, özellikle birkaç büyük kurumsal yatırımcının yaptığı açıklamalar, bu anlayışta yatırımların orta ve uzun dönem risklerini daha da açığa vurdu. Giderek, yatırımcının daha bilinçleneceği belliydi.
Yatırımcılar, bilinçlenmenin ötesinde, değer odaklı, finansal projeksiyonları sağlam, daha klasik yaklaşımlara yöneliyorlar. Daha dün, yirmi ve otuzlu yaşlardaki Internet portfoy yöneticilerini öven, ve bunları daha kıdemli ağabeylerine oranla çok kazandırdıklarından dolayı kutlayan gazeteler, şimdilerde eski tip değer- odaklı yatırımcıların erdemlerini sıralıyor.
Sonuçta Nasdaq ve NYSE'de kote edilen hisse senetleri haftayı yüzde 24 gibi büyük bir değer kaybıyla kapadılar. Bu düşüş Avrupa piyasalarını da etkileyecek. Özellikle yeni teknoloji halka arzları piyasadan çekilecek veya beklenenin çok altında değerlenecekler. Internet sektörünün yatırımcı felsefesinde büyük bir değişim olacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Ancak değişimin boyutunu, bu haftanın gidişatı da belirleyecek. Türkiye'de Nasdaq gibi bir piyasa yok diye üzülmeyelim- en azından şimdilik...