kapat

17.04.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Mesut Yılmaz

Geçmişte, ANAP lideri Mesut Yılmaz ile çok büyük kavgalarımız oldu.. Bunu, Türkiye'de gazete okuyan herkes biliyor... Kelimenin tam anlamı ile birbirimize girdik.. Birbirimizi mahkemeye verdik.. Yılmaz yanlış yapmadı mı? Tabii ki yaptı.. Hem de önemli yanlışlar yaptı.. Bunları da yazdık.. Biz yazınca da, o bize çok kızdı..

Ama şimdi Türkiye çok önemli bir yol ayrımına geldi.. TBMM önümüzdeki ay yeni bir Cumhurbaşkanı seçecek.. Görünen şu ki, Başbakan Ecevit'in gönlü dışardan bir Cumhurbaşkanında.. Ama Meclis içinden seslere bakarsak, bunun gerçekleşmesi mümkün değil.. Ecevit'in bu konuda ısrarı, Meclis ile hükümeti, aynen 5+5'de görüldüğü gibi, yeni bir inatlaşma sürecine sokar.. Milletvekilleri kapıkulu olmadıklarını gösterdiler.. Üstelik yapılacak yeni seçimde oyları göstermek de mümkün değil.. Çünkü kulübeye girip isim yazılacak..

15 Nisan akşamı saat 17.00'dan sonra başlayacak Cumhurbaşkanlığı yarışı, kazasız belasız, gerilimsiz ve de Türkiye için en iyi şekilde atlatılmalı.. Peki bu nasıl sağlanacak?

Bugün itibariyle, partilerin durumuna bakınca, ortaya şöyle bir tablo çıkıyor:

DSP: Aday göstereceğe benzemiyor.. Ecevit'in eğilimi dışardan bir aday bulunmasında..

MHP: Aday gösterse de kazanamayacağını biliyor..

ANAP: Sessizliğini koruyor..

FAZİLET: Aday göstermesi muhtemel, ama kazanması mümkün değil..

DYP: Genelkurmay eski Başkanı Doğan Güreş'in adı geçiyor.. Peki şansı? Yok denecek kadar az..

O zaman yarış, partilerin gösterecekleri adaylar arasında geçecek ve 3'üncü turdan sonra kalan iki adaydan biri, son turda kazanacak..

Partilerden kimlerin aday olabileceğine ve kimin kazanmasının Türkiye'nin yararına olacağını düşündüğüm zaman, geçmişte ne kadar kızmış ve de ne kadar kavga etmiş olsam da, bugünkü tablo içinde, 17 yıllık parlamenter, 3 kere ve de üstelik Türkiye'nin çok çalkantılı bir döneminde Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Mesut Yılmaz'ı gösteriyor parmağım..

Ama Mesut Yılmaz'ın da artık eski Yılmaz olmaması lazım.. Örneğin:

Geçmişte yaptığı yanlışlardan arınmış, ders almış, çevresini adam gibi ve de akıllı adamlardan kurmuş, vizyonunu genişletmiş yepyeni bir Mesut Yılmaz'ın, Türkiye'yi, diğer muhtemel adaylardan daha iyi temsil edebileceğini düşünüyorum..

Aday olup olmayacağını bile bilmiyorum ama, konu Türkiye'nin çıkarlarına gelince, bugünkü tablo içinde, ister istemez Mesut Yılmaz diyorum...

Siyasette küslüklere yer olmadığının en iyi göstergesi Ecevit-Demirel arasındaki dostluk ve Meclis'te DSP ile MHP'nin işbirliğidir.. Yılmaz-Çiller arasında niye olmasın?

Thomas More, dünyanın en ünlü yapıtlarından biri olan Utopia isimli kitabında, bir ülke için "Geçmişe saplanıp kalmanın getireceği felaketlerden" sözeder..

Demek ki önemli olan gelecek... Ayrıca, Yılmaz'ın Çankaya'ya çıkması, ANAP'ta yepyeni bir dönem açacaktır.. Ortaya yeni bir lider çıkacak ve siyaset yeniden renklenecektir...Liderlerin siyasi hırslarına ve hesaplarına kapılmadan, sağduyu ile ve de milletvekillerinin kapıkulu olmadıklarını hatırlayarak, en önemlisi de, Türkiye'nin geleceği için oy vereceklerini unutmadan hareket etmelerini diliyoruz..

Her şey daha iyi bir Türkiye için olsun...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır