Yeni gelecek antrenör ve transfer edilecek futbolcular derken F.Bahçe futbol takımı tam çöküntüye uğramış. Sahada 11 kişi geziyorlar. Hiçbirinin diğerinden haberi yok. Kim nereye koşuyor? Nereye gidiyor? Ne yapmak istiyor? Sanki yazlık maç oynuyorlar. İşler kötüye gitti mi böyle olur.
Göztepe, lige zaten havlu atmış. Onlar da İzmir'deki büyük seyirciye rağmen son iki takımdan biri. Sahaya baktığımızda Göztepe, F.Bahçe'ye göre daha derli toplu, kontrollu ve ahenkli oynuyor. İstediklerini sahaya yansıtıyorlar.
Kaleci Oğuz panikledi ve kırmızı kartı gördü. Büyük takımda oynamak zor iştir. Her kanattan pres yersin. Taraftardan, rakipten, basından. Oğuz, dün gece bu ağırlığı kaldıramadı. Aslında kalecilik kabiliyeti de var. Ama belli bir yaşa kadar kolay kolay kaleci olunmuyor.
Bazı F.Bahçeli futbolcular sezon içinde, "Bizde general çok var" diye beyanat verdiler. Dün gece tek başına Remzi, oynadığı futbolla bu müthiş generalleri ne hale düşürdü gördük. General, konuşmayla değil, çalışmayla olunuyor. F.Bahçe için bu mağlubiyetler iyi birer ders. Seneye transfer politikalarını daha iyi gözden geçirmelerine yarayacak.
Hakem Zafer Önder İpek, birkaç hatalı taç ve korner kararında düdük çaldı ama iyi bir maç yönetti. Her şeyden önce dürüst düdük çalıyor. Ne görüyorsa onu. Moldovan'a yapılan hareket kesin penaltıydı. Verdi. Birçok hakem bu tip pozisyonlarda penaltı düdüğünü çalamıyor. Kaleci Oğuz'a gösterdiği kırmızı kart da doğru.