


Genç ve yakışıklı
Cumhurbaşkanı kim mi olsun?..
Benim tercihlerim şöyle:
Bir kere genç olsun...
Sonra yakışıklı olsun...
Sonra kendi mesleğinde, işinde ve hayatında başarılı olsun...
İki yabancı lisanı sular seller gibi konuşsun...
Konuştuğu Türkçe de anlaşılır, berrak, akıcı ve etkileyici olsun...
Hem modern Türkiye'nin...
Hem de modern dünyanın doğal bir uzvu gibi düşünüp davransın...
Kendisine seven arkadaşları, dostları...
Parıltılı bir ailesi...
Çalışkan, becerikli, sevimli çocukları olsun...
Evlât sevgisini, eş sevgisini, hatta sevgili sevgisini...
Arkadaş sevgisini tatmış ve tatmakta olsun...
Paylaşmayı, gülmeyi, fıkrayı, espriyi ve eğlenceyi...
Tıpkı büyük bir işi yürütüyormuş gibi rahatlıkla kabul etsin...
Yakışıklılığı ile kadınların ve erkeklerin gönlünde taht kursun...
Esprileri ve yumuşaklığı ile çocukların gönlünde taht kursun...
Becerisi, yetenekleri ve başarısı ile iş dünyasının gönlünü kazansın...
Diyeceksiniz ki, birini mi tarif ediyorsun?..
Hayır, çok kişiyi tarif ediyorum...
Türkiye'de böyle insan çok...
Ötekilerin gönlünü kırmamak için bir tek isim vereceğim...
Neyi kastettiğim anlaşılsın diye...
Meselâ Bülent Eczacıbaşı!..
Ve onun karatında ve meziyetinde olan öteki iyi yetişmişler...
Neden Çankaya'da bu insanlarımızdan biri oturmasın?
Neden?..
Bir benim şu sıraladığım ölçülere bakın...
Bir de Ankara'nın konuştuğu isimlere...
Bana kalsa, mahalle muhtarı yapmam, kesin söylüyorum!..
Serçe
Sezen Aksu sahnede bayılmış... "Şeker"den diyorlar... Sezen Aksu şekerden bayılmaz bence aşktandır.
Baba
Demirel, "fahri" Azerbaycan vatandaşı olmuş... Neden cumhurbaşkanı da olmuyor, ha burada olmuş ha orada?
Su
Beşiktaş ve çevresinde çeşmelerden akan su leş gibi kokuyormuş... İSKİ'nin adını PİSKİ olarak değiştirelim.
Paraya bak
AB'den Türkiye'ye "15 milyon euro"luk yardım kararı çıkmış...
Belirli projeler için kullanılacakmış.. Zaten para da çıkmıyor, sadece kararı çıkıyor...
Bu haberleri duydukça düşünüyorum...
Tanrı aşkına 15 milyon euro kaç para eder?.. 15 milyon dolar eder...
Peki para mı bu Türkiye gibi devasa ülke için?.. Para mı?..
Neden bu kadar küçük para için avcumuzu açıyoruz?..
Türkiye'nin batak 5 banka için ayıracağı para 5 milyar dolar, gerisini siz düşünün...
Hükümet tıs
Türkiye günlerdir, iki holiganın öldürülmesini konuşuyor, hükümette tıs yok...
Güngör Mengi, iki kez üst üste...
Hükümet, neden olaydan üzüntü duyduğunu bildirmiyor, diye sordu.
Hükümet, sadece siyaset ve ekonomi ile ilgilenmez ki...
Spor, devasa bir kitlesel olay...
Bu kadar da büyük bir tatsızlık çıkmış...
Hükümet olarak çıkacaksın...
Hem İngilizler'in öfkesini dindirecek...
Hem de Türkiye'nin yüreğini serinletecek açıklama yapacaksın...
İşte devletçilik
Tarım Bakanlığı'na bağlı bir kurum var...
Tarım ve Kredi Kooperatifleri Birliği bilmemnesi...
Ne halta yaradığı belli olmayan bir kurum...
İşte burada dönen karanlık işleri araştırsınlar diye Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp müfettişleri görevlendirdi.
5-6 milyon dolarlık yolsuzluklardan söz ediliyor.
Kurumda, bir sürü insanın ahbap çavuş sistemiyle işe yerleştiğinden...
Çeşitli işlerdeki kayırma ve imtiyazlardan dem vuruluyor.
Müfettişler, bu konuları araştıracaklar...
Ama araştıramıyorlar çünkü...
Kurum yöneticileri müfettişleri dövmüşler...
Gözdağı vermişler...
Asansörlerde yumruklamışlar...
İşte size...
Devletçiliğin geldiği nokta...
Devletin bakanının görevlendirdiği devletin müfettişleri...
Devletin arpalığına çöreklenmiş devletçiler tarafından pataklanıyor...
Dünyada...
Sosyalizme, kapitalizm takkesi giydiren...
Kendine kapitalist süsü verip, bal gibi sosyalizmle idare edilen başka ülke kaldı mı bilmiyorum.
Ama Türkiye böyle bir ülke...
Parti diktatoryasının bütün devleti...
Onunla birlikte de bütün toplumu esir aldığı bir sistem...
Bunun adı kapitalizm değil, sosyalizmdir...
Devletçilik, içimizi, ruhumuzu, canımızı kemiriyor...