


Holigan krizi!
İki İngiliz genci'nin ölümüyle ilgili olarak üzüntümüzü bin kere söyledik, yazdık...
Olaydan duyduğumuz nefreti, utanç duygularımızla birlikte def'alarca ifade ettik.
Yapacak başka bir şeyimiz yok...
Söyleyin daha ne yapalım?
Olay, maç'a girerken, maçtan çıkarken olmamış... Maç sırasında da olmamış...
Maçtan bir gece evvel sokakta çıkan bir çatışma bu.
Yine de polisiye vak'adır deyip geçiştirmedik. Bireysel bir kavgadır deyip savmadık.
Ulusal bir refleks gösterdik... Ortak bir mahcubiyet duyduk. Üç beş tane serserinin yarattığı acıyı, tüm ulus olarak yüreğimizde hissettik.
Daha ne yapalım?
*
Ankara bir özür dileyebilirdi.
Evet, istese dileyebilirdi. Belki iyi olurdu, bilemiyorum.
Ama acaba diplomatik kalıp'lara uyar mıydı bu? Türk Hükümetinin, Türk Devletinin kabahati ne?
Her serserinin her yabancıya yaptığı saldırı için her ülkeden özür dilemeye kalksak, ömrümüz özürle geçecek.
Tecavüze uğrayan turist kadınlardan tutun da, yangında ölen, ya da kör teröre kurban giden her yabancı için, sürekli özür mü dileyeceğiz?
Olayın muhatabı Türk Hükümeti olmadığı gibi Galatasaray Kulübü de değildir. Asla değildir.
Biz üzgünüz... Çok üzgünüz.
Ama işte o kadar...
Yapacak başka hiçbir şeyimiz yok.
.....
İngiliz cephesi, galiba bunu bahane etti, Türklere olan duygularını hemen öne çıkardı.
- Türkiye'ye turist olarak gitmeyin.
- Türk Malı kullanmayın.
- Türk yemeği yemeyin. Türk uçağına binmeyin... Türk komşularla konuşmayın.
- Türk butiklerine, Türk san'atçılarına boykot...
Allah Allah.
Nedir, ne oluyor?.. Savaş hali mi bu?
*
Biz, içimizdeki sapıkları biliyoruz. Onların F.Bahçe-G.Saray maçlarında bile kan döktüğünü biliyoruz. Ne ektiysek onu biçtiğimizi, bu terbiyesizliklere karşı amansız bir mücadele gerektiğini de biliyoruz. Pendik maçından sonra Kaleci Rüştü'ye yapılan saldırı, henüz yüreğimizden çıkmadı.
Ama İngilizler, şu holigan dedikleri kendi mallarını bilmiyorlar mı? Bütün Avrupa holiganları tanımıyor mu?
Buna rağmen üzgünüz.
Neticede iki tane can gitmiştir. Gencecik iki delikanlı...
Yâni onlara ne yapalım çocuklar, siz de kaşındınız, Türkleri tahrik ettiniz diyecek halimiz yok.
Üzgünüz... Mahcubuz... Perişanız.
Ama işte o kadar.
Başka bir şey yapamayız. Yapamıyoruz.
*
Leeds Kulübü'ne ne dersiniz?
G.Saray seyircisi buraya gelmesin diyor.
Niye gelmesin?
Teammüden cinayet mi işlenecek İngiltere'de?.. Misilleme olarak 2 Türk mü öldürülecek?
Ne biçim lâf bu?
Bu ne biçim İngiliz, ne biçim centilmen?
Söyleyen holiganlar değil, Leeds Kulübü söylüyor bunu:
- Gelmeyin.
Hayır efendim... Gelecekler... Geleceğiz.
İtalya'ya, Almanya'ya, İspanya'ya nasıl geldiysek, İngiltereye de geleceğiz.
G.Saray'ın dış ülkelerde hiçbir vukuatı yok. İngilizlerin ise çok.
Galatasaray, bunlara cevap bile vermemelidir. Program, aynen devam.
Ama, İngiltere'de aradığımız can güvenliğine, önce kendi ülkemizde ihtiyaç var. Her koyun gibi her millet kendi bacağından asılır.