5 Nisan 2000'in önemi, sadece Süleyman Demirel'e bir dönem daha Cumhurbaþkanlýðý yolunun kapanmasý deðildir. Bu yolun nasýl kapandýðý, yolun kapanmasý kadar önemlidir ve iþte tam bu noktada hükümetin "aðýr siyasi yenilgisi" söz konusudur. Baþta Baþbakan Bülent Ecevit'in, hemen ardýndan yardýmcýsý Devlet Bahçeli'nin ve kim ne derse desin, Mesut Yýlmaz'ýn uðradýðý yenilgi, Demirel'in önünün kapanmasý kadar siyasi önem taþýyor.
Eðer bir Baþbakan, aylar boyu tek bir hedefe kilitlenir, onu adetâ Baþbakanlýða devamýnýn bir ölçüsüymüþ gibi sunar ve hedefine ulaþmak için, anayasa ihlâlinden üstü açýk-kapalý her türlü þantaja baþvurur ve yine de hedefine ulaþamazsa; bu durumdan yara almaz mý?
Ecevit'in içine düþtüðü durum tam budur. Dahasý, herkesi "iki gün sonrasýný düþünmeye" davet eden odur. Bu daveti yaptýðýna göre, kendisinin iki gün sonrasýný gördüðü varsayýlmalýdýr. Ne var ki, 5 Nisan'da ortaya çýkan tablo, Ecevit için kahredicidir. Ancak, bu, ayný zamanda Ecevit'in kendisinin iki gün sonrasýný görme "zaafý"nýn bir kanýtý deðil midir?
Bir yýldýr, Ecevit'in bir türlü "içine sindiremediði" veya af gibi, Süleyman Demirel'in süresinin uzatýlmasý gibi, kendisinin ortaya atýp hiç sonuç alamadýðý geliþmelerin sayýsýný hatýrlamaya çalýþýn. Türkiye'de etkili ve baþarýlý bir hükümet yönetiminin bulunduðunu söyleyebilir misiniz?
Bakž'daki "Türk Dünyasý Kurultayý"na bakýlýrsa, Ecevit'in en fazla üzerinde durduðu tespitlerden birinin de doðru çýkmadýðý ortaya çýkmýþtýr. Bakž'ya, Demirel'in daha iki hafta önce bilmemkaç "sorti" yaptýðý (yani kafa çekilen içki kadehi adedi) Türkmenistan'ýn ömürboyu Baþkaný Saparmurat Niyazov (Türkmenbaþý) ve gönlünü hoþ tutmak uðruna Özbekistan'ýn Türkiye dostu muhalefet liderlerini Türkiye'den tekme sille dýþarý kovaladýðý, Ýslam Kerimov katýlmamýþtýr.
Hani, Demirel'in "Balkanlar'dan Orta Asya'ya büyük aðýrlýðý?"...
Ya Devlet Bahçeli... Tüm bu hatalarda Ecevit'in peþinden hiç ayrýlmamýþ, MHP'yi Ecevit'in stepnesi haline getirmiþ bir siyaset adamý profili çizmedi mi? Artýk Devlet Bahçeli'nin görüþlerinde ya da sezgilerinde bir isabet bulunduðu sonucunu çýkarabilir misiniz? "Ecevit'in muavini" olarak, yenilgi sorumluluðuna ortaktýr.
Mesut Yýlmaz, ayrý bir âlem. Gönlünde Çankaya'nýn yýllardýr yattýðýný, her siyasi hamlesini bu hesaba göre yaptýðýný bilmeyen yok. Son bir aydýr sergilediði ilkesizliði görmeyen de yok. Hele 5 Nisan günü, kabul oyunu, okul çocuðu gibi kullandýðý hali... Görüþlerinin arkasýnda bir türlü dimdik duramayan, hakkýnda bilmem kaç yolsuzluk dosyasý bulunan birisi, nasýl Cumhurbaþkanlýðýna heves edecek?
Bugün bu üçlü, yine biraraya gelip, Cumhurbaþkaný adayý mý belirleyecekler?
Bu, anayasaya aykýrý olmaktan gayrý, "liderler sultasý"nýn iþlemeyebileceðini görmenin keyfine varmýþ TBMM'den, "müþterek karar"larýný geçirtebilecekleri pek þüpheli. Anlaþamazlarsa, hükümette, Cumhurbaþkanlýðý seçiminin öncesi ve sonrasýnda hükümetin sonunu bile getirebilecek "kriz sinyalleri" alýnacak demektir. Yani, her iki sonuç da, hükümet açýsýndan sýkýntýlý...
Ýþte bu yüzden, 5 Nisan, sadece Demirel'in önünün týkanmasýndan daha ötede bir siyasi önem ve anlam taþýyordu. 5 Nisan'da, Türkiye'ye inat ve kaprisle Cumhurbaþkaný empoze etme dönemi kapandý. Dolayýsýyla, TBMM'deki 5 partinin yöneticilerinin (genel baþkanlar ve grup baþkan vekilleri dahil) biraraya gelip, "uzlaþma ismi" üzerinde eðilim belirlemeleri gerekiyor. Yeni Cumhurbaþkaný, Parlamento zemininde, en geniþ uzlaþma arayýþý ve bunun sonucuyla bulunmak zorundadýr.
Aksi halde, zaaflarla malžl ve ne kadar süreceðinin garantisi olmayan bir hükümetin zaaflarýnýn ürünü olacak, 7 yýllýk bir Cumhurbaþkaný; Çankaya'ya ve giderek tüm ülkeye ciddi bir zaaf getirecektir. Bunun altýnda ise, ilk önce bu hükümet kalýr...
"Ýstikrarseverler"in dikkatine...