Yunan halkı Simitis'in partisini yeniden iktidara getirerek istikrarı seçti ve Türk-Yunan dostluğunu destekledi.
Komşudaki seçim birçok "ilk"ler getirdi:
1. Türk düşmanlığının seçim malzemesi yapılmadığı bir kampanya yaşandı;
2. İktidar partisi PASOK, üçüncü kez üst üste seçim kazandı;
3. Bir iktidar partisi, oylarını arttırdı..
Bu sonuç, enflasyonla mücadelede başarılı olurken kalkınma hızını düşürmeyen; parti içindeki şahin kanadın sebebiyet verdiği Apo utancından Türkiye ile yakınlaşma siyaseti uygulayarak Yunanistan'ı kurtaran Simitis'e halkının onayını ifade ediyor.
Türk-Yunan yakınlaşması, Türk azınlığın yaşadığı bölgelerin sandıklarını da etkiledi.
Batı Trakya Türkleri, etnik sahiplenme güdümünden kurtularak, barış rüzgârlarının yarattığı güvenle "dava"ya yöneldi.
Türk kökenli milletvekili sayısı üçten bire indi ama PASOK'un örneğin İskeçe'deki oyları yüzde 8'den çok artış gösterdi.
Türk-Yunan yakınlaşmasının simgesi Dışişleri Bakanı Papandreu'nun Atina'da en yüksek oyu alarak seçilen milletvekili olması...
Apo olayında rol oynayan eski PASOK milletvekili Haralambidis'in kurduğu, Apo'yu Yunanistan'a getiren emekli amiral Naksakis ile Apo'ya Kenya'da eşlik eden gizli servis elemanı Kalenderidis'in aday olduğu Demokratik Bölgesel Birlik Partisi'nin sadece binde 4 oy alarak siyaset sahnesinden silinmesi...
Evet bu göstergeler, Yunan halkındaki çarpıcı değişimin umut veren kanıtları.
17 Ağustos depreminden önceki kamuoyu araştırması Karamanlis'in Yeni Demokrasi Partisi'ni yüzde 40.8 ile PASOK'un binde 3 önünde gösteriyordu.
Bu tarihten sonra hızlanan barışçı ivmenin PASOK oylarında yüzde 3'ün üstünde bir artış yarattığı ve seçim zaferinde belirleyici rol oynadığı anlaşılıyor.
Barış politikalarına, seçimden büyüyerek çıkan YDP muhalefetinin de ortak olması iki ülkeye de tarihi bir fırsat sunuyor:
Barış yalnız hükümetlerin değil, halkın da sahiplendiği bir hedeftir artık.
Korkulu rüya..
Başbakan dün Cumhurbaşkanı seçimi konusunda izleyeceği yöntemi açıkladı.
Önce meclis içinden muhalefetin de desteğini alacak bir aday aranacak;
Bu olmazsa koalisyon ortaklarının üstünde birleşecekleri bir milletvekili bulunacak;
O da olmazsa meclis dışından bir ortak aday üstünde anlaşma imkânı zorlanacak..
Ecevit'e göre başarısızlığın maliyeti ağırdır:
"Partiler arasında ve partilerin içinde sürtüşmeler.. Devletin en yüksek görevinin tesadüfe kalması.. Yeniden kararsızlık ve belirsizlik ortamına sürüklenmek.."
Başbakan'ın açıklaması sorumluluk bilincine çağrıdır.. Ve kendisiyle ilgili bir görev ihmalinin de itirafı..
Birinci parti iddiasıyla seçime giren DSP halkın bu makama yakıştıracağı bir adayı sandıktan çıkarıp meclise taşımak zorundaydı.
Bu eksiğin, uyarılar ve öğütlerle telâfi edilmesini isteriz ama o kadar kolay olmayacağı şimdiden görülüyor.
Ve millete yine yıkıcı bir fatura çıkmasın diye dua etmek düşüyor!