İngiltere'de yaşayan okurlarımız aradılar...
Yakınıyorlar, haksız da değiller...
Galatasaray'ın Leeds ile oynayacağı maçı bekliyor insanlar, sabırsızlıkla...
Kendi kulüplerinin seyircisi arasında, bayraklarını açarak, aslanlar gibi tezahürat yaparak, takımlarını desteklemek istiyorlar.
Ama bu fırsattan yoksunlar...
Çünkü Leeds biletlerini alan Galatasaray, bunları toptan Duru Turizm'e devretmiş...
Duru ise bu biletleri "62 pound" fiyatla satıyor...
Ne var bunda diyeceksiniz?..
Ama Leeds biletleri "32 pound!"
Arada iki misli fark var...
Orada yaşayan Türkler, paraları yetişmiyorsa, maçı gidip Leeds seyircisi arasında mı seyredecek?..
Ne tadı var, ne kıymeti var?..
Aynı maç...
Aynı heyecan...
Aynı taraftar...
Londra'da birlikte yaşayan İngiliz ile Türk...
Belki Türk'ün kazancı İngiliz'in kazancından da az, gurbetçi olduğu için...
Ama aynı maçın biletleri farklı...
Türk'ün ödeyeceği para, İngiliz'in ödeyeceği paranın iki misli...
Neden bu?..
Duru Turizm daha fazla kazanacak diye mi?..
Yoksa Galatarasay'ın kasasına üç kuruş daha girecek diye mi?..
Peki Leeds ile kıran kırana maç yapılırken...
Cimbom'u destekleyecek Türk'ün yüreği kaç para?..
Bunun bir bedeli var mı?..
Bu iş mutlaka düzeltilmeli...
Eşitlik ve hakkaniyet için!..
Cip mip, para mara!
Ben tam, Galatasaray'a devlet kesesinden para vermenin gereksizliğini anlatırken...
Bu defa cip krizi patladı.
Milli takıma Haluk Ulusoy'un söz verdiği cipler...
Range Rover olsunmuş, ayrıca vergileri de ödenmiş olsunmuş...
Emriniz olur, birer de özel şoför temin edilsin bari...
Başarının bu kadar paraya endekslenmesi...
Sporcuların bu kadar paragöz olması benim felsefeme uymuyor...
Amatör ruha da uymuyor...
Devlet çeşmelerinin başında oturanlardan...
Bir taraf, "Galatarasay çok büyük başarılar gösterdi, atalım şurdan 1.5 milyon dolar" diyor...
Öteki taraf, "Turu geçin sizin altınıza birer Range Rover çekmezsem adam değilim" diyor...
Üç aydır vergi toplaya toplaya milleti patlıcan kurusuna çevirdiler...
Topladıkları paraları, babalarının parasıymış gibi dağıtıyorlar.
Beş kuruş para vermeyin bakalım...
Oynayan oynasın, oymayan da oynamasın, görelim...
Not:
Özellikle Fener'e yenildiği için Galatasaray'a para verilmesine tamamen karşı hale geldim.
Bakın Fenerbahçeliler, bizi kızdırmak için, Futbol Federasyonu basın bülteni, adı altında ne fakslar çekiyorlar:
1- Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan maçların sonuçları önceden bilindiği için, bu maçların spor toto ve loto kuponlarından çıkarılmasına...
2- Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının daha çekişmeli geçmesi amacıyla bundan böyle Galatarasay'ın çift kaleci ile oynamasına karar verilmiştir...
Şimdi söyleyin:
Galatasaray'a ne sebeple ödül verilecekmiş?..
Fener'e yenildiği için mi?..
Sabah'ı, Sabah yapan yüreklerden, parıltılardan ve bakış açılarından biridir Salih Memecan!
Rakiplerimiz o yüzden bir Memecan daha yaratmak için yıllardır çırpınıyorlar ama nafile...
Çizgiye bakar mısınız?..
Demirel, Güniz Sokak'taki bahçede tavuklarla meşgul oluyor...
Demirel mutsuz ama tavuklar çok memnun!..
Çünkü bahçeye "istikrar gelmiş" bulunuyor...
Salih Memecan, değişim dinamosunu...
Değişmeyen tek prensibin "değişim" olduğunu...
Pek veciz anlatmış...
Değişim o kadar yararlı ki...
Tavukların bile işine yarıyor...
Eline, beynine sağlık Salih!..