kapat

31.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Anlamak istediğiniz..

"1.Düşündüğünüz,

2.Söylemek istediğiniz,

3.Söylediğinizi sandığınız,

4.Söylediğiniz,

5.Karşınızdakinin duymak istediği,

6.Duyduğu,

7.Anlamak istediği,

8.Anladığını sandığı,

9.Anladığı,

arasında farklar vardır.

Dolayısıyla insanların birbirlerini yanlış anlamaları için en az 9 ihtimal vardır.."

..demişti biri.. Yazarını bilmeden yayınlamıştım köşemde.. Öyle anlaşılıyor ki, zaman zaman yinelemek gerek..

İnanın bazan kendimi aciz hissediyorum..

Ne yapabilirim ki..

"'Fener tarafına minyatür kale konsun' diye yazmışsınız. Yazıklar olsun size.."

Yazmış mıyım acaba?..

Birisinden duymuş.. İnanmış.. Bana tepki mektubu gönderiyor, etrafına da anlatıyordur mutlak..

"Size Çanakkale'de yaptığınız sohbette de sormuştum, cevabınız beni tatmin etmemişti zaten.."

Efendim Fatih Terim Galatasaray'a teknik direktör olunca benim ayağımı Florya'dan kesmiş. Ben de bu sebeble Fatih'e düşman olmuşum..

Sen ne söylersen söyle, ne yazarsan yaz, adam böylesine, hangi sözcüğü kullanacağımı bilemiyorum, ama hiç de akılcı olmayan iddiaya inanmış.. Dört yıldır benim yazılarımı hep o gözle okuyor..

Yahu kardeşim okuma o zaman..

O- ku- ma!..

İnanmadığın bekçiye evini emanet eder misin?..

O zaman beynini de emanet etme.. "İnanmadığın" yazarı da okuma..

Onu okuyarak, okuyup komplo teorileri üreterek geçirdiğin zamanı daha faydalı işlere harca..

Bir başka okuyucu devreye giriyor..

"Ben sizi demokrat bilirdim. Ne demek sizinle ayni fikirde olmayan okumasın.. Nedir bu tok satıcı havaları.."

"Bana inanmayan okumasın" demek, "Benimle ayni fikirde olmayan okumasın" demek mi, Allahaşkına..

Bu ikisi arasında Himalayalar kadar fark yok mu?..

40 yıldır okunmak için çırpınıyorum. Her yazar çırpınır.. Bir tek fazla kişiye daha ulaşmak yazarı nasıl mutlu eder..

Bunu bile bile "Okumayın" diyorsam eğer, çok önemli birşey anlatmaya çalışıyorum..

İnancın insan yaşamındaki önemini..

Başkalarına güvenmeyenleri, yatırın psikolog divanlarına, işin başında kendine güvenmedikleri ortaya çıkar.

Kendine güvenmeyen başkalarına güvenemez. Güvenemeyen insan da mutlu olamaz.

Mutluluk başını yastığa koyar koymaz uyuyabilmektir. İçinde şüphe tohumları dolaşan beyinler, sahiplerine sabaha kadar koyun saydırırlar!.

TEBESSÜM
Veli Şahin Mermerci göndermiş..

Genç çiftin çocuğu oldu. Bütün akraba doğumevine doluştu.

Çiçekler tebrikler geldi. Dedeler, nineler. Halalar, teyzeler, amcalar, dayılar bebekten ayrılmak bilmiyordu. Hepsi birden karar verdi: Ah yavrum!

Tıpkı babası, diye. Genç anne mırıldandı:

Zararı yok! Sağlığı yerinde olsun da..

SEVDİĞİM LAFLAR
Hedeflerin bir kale kapısı kadar

büyük de olsa korkma! O kapıyı

açacak anahtar küçüktür!..

(Teşekkürler Uğur)

Bir bardak suda..

Milliyet İstanbul günlerdir kıyamet koparıyor.. Topkapı sarayında asırlık ağaçlar kesilmiş de.. "Katliam" diyorlar.. O zaman kesenler de, kanlı katil!..

Türkiye'nin en iyi korunan on yerinden biri Topkapı Sarayı bahçesindeki ağacı, kaçak odun kesicisi devirecek değil ya..

Devlet kendi ağacını kesecek kadar enayi değil..

O zaman niye kesmişler.. Çürümüşler, çevreye zarar vermeye başlamışlar ondan..

Nasıl belgelenmiş?..

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesinin raporu var..

İstanbul 1 Numaralı Koruma Kurulunun izni var.

Kültür Bakanlığının onayı var..

Şimdi, bu haberi hazırlayan ve kampanyayı günlerdir sürdürenlere bir önerim var..

Kendi guruplarında, Kanal D Genel Müdürü Faruk Bayhan.. Kendi guruplarında Gözcü Genel Yayın Müdürü Rahmi Turan.. Kendi guruplarında Posta yazarı Şenay Düdek..

Hep beraber Postsdam'da, Alman İmparatorluğunun ilk başkentinde, dünyaca ünlü Büyük Frederic'in sarayının, yani onların Topkapısı'nın bahçesinde, aynen, görünüşleri ile de aynen böyle dilim dilim kesilmiş birkaç asırlık çınarları yan yana görmedik mi, daha bir ay önce?.

Peki Almanya'da medya yok mu?.. Sivil toplum örgütleri yok mu?..

Her kesilen ağaca bakıp "Katliam katliam" diye gürültü koparmak, sevgili meslekdaşlarım kusura bakmasınlar, Panter Emelciliğe özenmek gibi geliyor bana!..

BİZİM DUVAR
Haluk Ulusoy milli futbolculara verilecek

cip konusunda sürekli yan çiziyor. Ee, Haluk'un cipiyle kuyuya inilirse böyle olur işte.

Hakan & Utku

Soru?..

"Eğer maç 6-1 bitse gene Fatih Terim'i eleştirecek miydiniz" diyor Aşer Habif!..

Ve bunu tam 43 senedir "Skor değil, spor yazın" diye bas bas bağıran Hıncal Uluç'a soruyor..

Buyrun yanıt verin bakalım?..

"Fatih Terim bir kumar oynadı ve kaybetti" dedim. Eleştirim bu..

"Normal oynasa, kolay kazanacaktı. Farklı kazanmak için kumar oynadı, kaybetti.." dedim.

"Bu kumara onu, fark isteyen Galatasaray camiası zorladı" dedim.

"Terim'e de, futbolculara da haksızlık bu baskı" dedim.

Bütün bunlardan sonra, bu soruyu hakkediyor muyum şimdi?..

6-1 kazansaydı eğer Sevgili Aşer "Terim kumar oynadı ve kazandı" diye yazacaktım, hepsi bu kadar basit!..

İnsan işini severse..
Türker İnanoğlu ile, Kodaman Sokakta tanıştım.. Vali Konağı'nın oralarda, dünyanın en felaket sokağı.. Daracık, kargacık burgacık.. İki yanı tekstil toptancıları.. Mal indirenler, mal götürenler.. Önünüzde bir kamyonet durdu mu yandınız.. 40 takım elbise, 60 takım palto taşınacak da, trafik açılacak?..

Ulusal TV oradaydı.. TRT için Bir Başka Gece'yi orda çekerdik haftada bir.. Ben de spor röportajları yapardım..

Yol nasıl kargacık burgacıksa, Ulusal TV binası da öyleydi.. Yan yana binalar satın alınarak yeraltı dehlizleri ile birleştirilmiş. Hani dehliz bulmacaları vardır ya aynen öyle.. "Giriş'ten başlayarak Hıncal Uluç'u C Stüdyosuna götürün" bulmacasını her hafta yeniden çözerken zorlanırdım inanın..

O zamanlar samimi de değiliz ki, "Yahu patron, bu rezilliğe niye bu kadar yatırım yapıyorsun" diyeyim..

Meğer o kendi kendine dermiş..

Geçen hafta Türker İnanoğlu beni Anadolu Yakasında inşa ettirdiği yeni yerine davet etti..

TEM'den çıkıyorsunuz, hemen orda.. Yol harika.. Otopark sorunu yok.. Binaya giriyorsunuz, pırıl pırıl.. Türker Bey, en tepeyi kendine ayırmış..

"Yiğit yattığı yerden belli olur" derler.. Fevkalade özenle hazırlanmış, fevkalade zevkli bir dekor.. Tam bir "Sinemacı" yuvası..

Seçtiğim sözcüklere dikkat edin.. İş yeri değil.. Yuva!..

Yemek yedik..

"Asıl tur şimdi başlıyor" dedi.. 100 metre ötede bir başka bina var oraya gittik..

Giriş katı sinemalar olarak planlanmış. Çalışmalar sürüyor..

Onun üzeri okul..

Türvak okulu..

Türvak, Türker İnanoğlu vakfı..

Bu vakıf yaşadıkça adı yaşayacak..

Okul, sinema ve televizyon üzerine.. Yapım, yönetim, Teknik ve Sunuculuk..

122 öğrenci var.. 45'i burslu.. Yani para ödemiyor, üstelik harçlık alıyorlar. Bunlar depremzedeler ve sinema emeklilerinin çocukları..

Ders verenler, branşlarında çok önemli isimler.. Mesela..

Halit Refiğ, Yavuz Turgul, Sami Şekeroğlu, Cenk Koray, Tuna Huş, Müjdat Gezen, Çetin Çeki, Faruk Bayhan, Ekrem Çatay, Meliha Varol, Serpil Akıllıoğlu.. Bu son dördü, Ulusal kökenli dört genel müdür. Dört önemli kanalın genel müdürü.. Yani yeteneği kaynağından keşfedecekler.

Okulun müdürü, TRT yıllarından sevgili arkadaşım Necdet Akın, öğrencilerle yaptığım çok keyifli bir sohbetten sonra "Seni de aramızda görmek isteriz" deyince, ikiletmedim. Her cuma öğleden sonra, gençleşmeye gidiyoruz.

"Daha bitmedi" dedi, Türker Bey.. Okulun da üstüne çıktık.. Yukarı katlar müthiş..

Bir sinema televizyon müzesi.. Bu ülkede ilk film gösteren, ilk film çekenlerden, ilk televizyon kameralarına kadar.. "Bunlar bir servet, nasıl topladın patron" dedim..

"Lale filmden Necip Sarıca ve TRT Genel Müdürü Yücel Yener'in büyük katkıları oldu" dedi. Kendi hayatı sinema zaten.. Ordan birikimleri var.. Bir de eksikleri tamamlamak için harcanmış küçük bir servet tabii.. Ayrıca afişler, fotoğraflar..

Bir kütüphane var.. 22 bin kitap, sinema ve TV üzerine.. Asıl harikası.. Tam 10 bin yerli yabancı filmin video kaseti var kütüphanede.. Gelip kulaklığı takıp seyreceksiniz istediğiniz filmi.. Gazeteciler, araştırmacılar, belgeselciler için bir hazine.. Tam bir hazine..

Bugüne kadar kazandıklarını dünyanın dört bir yanında keyifle yemek dururken, sen kalk hayatını bu okula, bu müzeye, bu kütüphaneye vakfet..

Hayır..

"İşte işini seven, işi ile mutlu olan insan" tanımı yetmez cevaba!..

Türker İnanoğlu, ölümsüzlüğü keşfediyor!..

Ortaköy!..

Yusuf Namoğlu Ortaköy'ü bir türlü sevemedi.. Bir mezbele iken İstanbul'un en keyifli meydanı haline gelince, Ortaköy adı Ayfer Atay'la özdeşleşmişti. Ayfer Bey Ortaköy'den çıkmazdı. Hala çıkmıyor, ama yeni başkan (Artık yeniliği de kalmadı ya) Namoğlu, Ortaköy'ü sevmiyor.. Bir tek kere karşılaşmadık Ortaköy'de, seçildiğinden bu yana, aylardan beri. Ben hemen hergün ordayım. Bir kez tesadüf ederdik en azından, sevsevdi, gelseydi..

Yazık.. "Burayı Ayfer Bey yarattı" diye bir kompleks içinde Ortaköy'e sırtını dönüyorsa gerçekten yazık..

Ortaköy yeniden leşe dönüyor.. Otoparkı, meydanın girişinden ayıran minik sete dizilmiş uzunlamasına saksılar içinde geçen bahar rengarenk çiçekler vardı, şimdi bunlar çöplük olmuş. Hele pazar günleri, bu saksıların içi de almıyor çöpleri, tepeler oluşuyor..

Mimar Erhan İşözen, kumpircilerin o çirkin görünümünü güzelleştiren bir proje çizmiş, Ayfer Bey de gerçekleştirmişti.. Şimdi kumpir esnafı başı boş kalınca, gene kendi kafasındaki zevki sergilemeye ve tezgahları değiştirmeye başlamış. O şirin kumpirciler çarşısı rezil olmaya başlamış bile..

Kumpircileri, gözlemecileri, gümüşçüleri, Ortaköy'de tezgahta satış yapan herkesi savundum. Ortaköy'ün havasını onlar veriyorlar.. Ama savunduklarım, bana ve Ortaköy'e ihanet ediyorlar.

Ortaköy elden gidiyor!..

Ortaköy'ü biraz sev Namoğlu..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır