kapat

31.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Farları uzun yakalım!

İşte demokrasinin güzelliği... Bizim Parlamentomuz'dan da altın adamlar çıktı, altın hüzmeli ışık değerindeki oylarını verdiler. Bir kişi için Anayasa'yı değiştirmenin doğru olmadığını, kuralları zedelemenin, ilkeleri örselemenin yanlış olacağını ilan ettiler.

Harika oldu.

Parlamentomuza saygı doldu.

Halka güven geldi.

Meclis'in onuru kurtuldu.

Demokrasimize vitamin...

Ulusumuza özgüven aşılandı.

Milletvekillerimiz büyük bir yenilenmenin, değişmenin ve dünya ölçüsünde saygın bir ülke olabilmenin kocaman ve ışıklı kapısını aralamış oldular.

***

Farları uzun yakalım.

Ve tarihe not düşelim.

Oylarını satmadılar:

Milletvekili maaşlarının artışını kolaylaştıran maddeye itibar etmediler. Böylelikle "biz rüşvetle oy kullanan milletvekili değiliz, olamayız..." mesajını verdiler.

Demokrasiyi savundular:

Parti kapatmayı zorlaştıran madde tuzağına da düşmediler. Demokrasilerde kural dışına çıkacaklara dur diyecek maddelerin bulunması gerektiği bilinciyle hareket ettiler. Ve parti kapatmanın zorlaştırılmasının bir kişi için Anayasa değiştirmek gibi zorlamalarla değil, gerekiyorsa doğru dürüst biçimde ele alınması gerektiğini anlatmış oldular.

Gençlere umut aşıladılar:

İstikrar (statiko) elden gider korkusuna kapılıp Süleyman Demirel'in bir 5 yıl daha görevde kalmasının yolunu açacak olan 5+5 maddesine hayır dediler. Şahsiyetli bir davranış sergilediler. Böylelikle bu ülkenin gençlerine; "Ben bu Meclis'te olmalıyım..." diyebilecek bir umut aşılamış oldular. 6 milyon üniversite bitirmiş insanı olan, parlamentosunda ana dili dışında 2 yabancı dil bilen üniversite mezunu 200 milletvekili bulunan, kamu sektöründe, özel sektörde, fakültelerde, sanat dünyasında, edebiyat alanında her anlamda kendini yetiştirmiş yüzbinlerce insanı bulunan Türkiye gibi bir ülkenin istikrar için bir kişiye mahkum olmadığını gösterdiler. Bu ülkede adam yetişmiyor dercesine Türkiye'ye karşı çok sinsi ve temizlenmesi yılları alacak bir ayıp işlenecekti, milletvekillerimiz buna izin vermediler.

Lider kuklası olmadılar:

Parlamentomuz üzerinde bu ülkenin dikkatli insanlarını, dışardan bakanlar için de Türkiye'yi Suudi Arabistan, Irak, Libya türü ülkeler düzeyine indiren bir yargı vardı. Deniliyordu ki, Türkiye parlamentosu biçimseldir, milletvekilleri özgür değillerdir. Lider kuklasıdırlar. Bir konuda parmaklarını hür olarak kaldırmazlar. Liderleri ne derse onlar uyarlar. Her insanın on parmağı vardır. Türk siyasi parti liderlerinin parmağı ise grubun sayısı kadardır. Oylamada bu anlayış da yıkıldı. Milletvekillerimiz liderlerinden korktukları için 5+5 formülüne imza atmışlar, fakat gizli oylamada vicdanlarının sesini dinlediklerini gösterdiler. Demek ki, lider korkusu özgür iradeyi esir alıyor. Demek ki, bizim demokrasimizde de lider korkusunu kaldıracak bir sistem bulmak zorundayız.

***

Milletvekillerimiz mesajı verdiler...

Şimdi Başbakanımız Bülent Ecevit'in bu tarihi değişimi taçlandırması gerekiyor. Bülent Ecevit'in deneyimli bir devlet adamı olarak ülkenin önünü açması gerekiyor. Ecevit'in, Bahçeli'nin, Yılmaz'ın milletvekillerini 5+5'i onaylamaları için tehdit edip, zorlamak yerine uzlaşmacı bir yol bulmaları gerekiyor.

Demokrasilerde...

Liderin her istediği olur...

Diye bir kural yok...

Uzlaşma var...

Milletvekilleriyle uzlaşma...

Parlamento içinden...

Ya da dışından...

Yepyeni bir isim...

Mazisi temiz bir kişi bulmak...

Cumhurbaşkanı yapmak...

Ve ekonomik programı kesintiye uğratmadan yürütmek. Bu halk; işçiler, memurlar, çiftçiler, emekliler, esnaflar, küçük sanayiciler, büyük sanayiciler hemen herkes büyük özveri yapıyor. Enflasyonu indirme, kara delikleri kapatma, Türk Lirası'nı değersiz halinden kurtarıp, dünyanın saygın paraları arasına sokma, faizleri aşağıya çekme programına herkes büyük fedakarlık göstererek omuz veriyor.

Halk şimdi...

Ecevit'ten de bunu bekliyor.

Farları uzun yakalım.

Zamanımızın sorunu:

Bozmak değil, yapmaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır