Gariplikler salona girdiğimde başladı. Bir pota altı baştan aşağı Fransız bayrakları... Öte yanlarda da ara ara, Fransızlar'ın ünlü "Üç renkli - Tres Couleures" denen bayrakları... Üstün zekalı bir Efesli bu bayrakları bu maç için yaptırtıp tribünlere dağıtmış. Fransız rakibe karşı, Fransız milli bayrağıyla Efes seyircisi; düşünebiliyor musunuz?
Salonun hali ayrı bir rezalet. Aklı başında bir gözlemci bu sahada maç oynanmasına izin vermeyebilirdi. 7 bin 500 kişi alan salona bunun üç misli davetiye bastırıp dağıtmışsın. Davetiyeler kapıda karaborsa 10 milyon liraya satılır olmuş. Şeref tribünü, basın tribünü kalmamış. İçerisi adam almaz hale gelince, kapıları kapamış, davetiyeyle oralara kadar gelen binlerce insanı dışarıda bırakmışsın.
İçerisi daha felaket. Sahanın kenarlarında ama sahanın içinde bir yığın seyirci. Orada ne işleri var? Klimalar çalışıyor mu, bilmem. Zaten kapasitesinin misli misli dolu salonda çalışsa ne yazar? Bunca insanın nefesi salonu neme boğmuş. Saha sırılsıklam. Top sırılsıklam. Ne ayaklarını kontrol edebiliyorsun, ne de topu...
Gelelim maça... Bir gariplik de orada. Adamlar oynuyor 9 kişiyle; Efes oynuyor 6 kişiyle... Kenarda bir zenci Amerikalı var. Sakat sandım. Öğrendim ki, ona yüzbilmemkaçbin doları kenarda otursun diye vermişler. Koskoca Efes bir Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde bir pozisyon için dahi oynatmayacağı bir Amerikalı'yı nereden bulur ve niye getirir?
Efes, aslında rahat alabileceği maçı inanılmaz bir şekilde sıkıntıya soktu. Adamların son saniyede santradan salladığı top kılpayı kaçmasa neredeyse kaybedeceklerdi. Tam üç kere Efes farkı 10 sayıya çıkarıp maçı koparma noktasına geldi, ama her defasında panikleyip telaşlanan ve arka arkaya top kayıplarıyla arayı kapattıran gene onlar oldu. Son dakika tam bir fauller düellosu halinde geçti. Burada da Efes'i görmeliydiniz. Adamlar 12 bin ıslığın cehenneme çevirdiği salonda antrenmanda atar rahatlığıyla şak-şak yazıyorlar. Bizimkiler, hem de öndeler ve salondan çıt çıkmıyor; kaçırdıkça kaçırıyorlar. Bir 30 saniye daha olsa Efes maçı verecek.
Başından sonuna maçı gözden geçiriyorum ve Efes'in gerek maç öncesi ve gerek maç sırasında yönetildiğine pek ihtimal veremiyorum. Bu çocuklar kendi kendilerine çıkıp oynasalar, belki daha kolay kazanırlardı. Eğer 6 kişiyle oynayacaklarsa, hem de Yunanistan'da Panathinaikos karşısında şanslarını düşünmek dahi istemiyorum. Efes, final-four'a kadar pek çok şeyi gözden geçirmeli.