G.Saray'ın geleceğini düşünen üyeler, Faruk Süren'i yeniden başkan seçtiler. Bu yönetime ben de güveniyorum. Oylara bakınca, sıkı takipçileri olacağı görülüyor. 4 yıl içinde riskler alınarak bugünün kıskanılan çıkışı yaratıldı. Risklerin çoğunluğu da olumlu yönde kullanıldı. Sarı-kırmızılılar yönetimiyle, teknik heyetiyle, futbolcusuyla bir bütün. Tabii ki, maddi problemler oldu. Terim ve oyuncuları bu sıkıntıları birlik içinde aştılar. Süren'in tekrar başkan olmasının ardından, şimdi sıra Fatih Terim'le anlaşmaya kaldı. Bence bu iş olacaktır.
Terim, G.Saray'ı bırakmayacaktır. Tabii ki, şartları vardır. Gitmesi için G.Saray dışındaki güçler de, büyük çaba sarf etmekteler. Amaçları, G.Saray daha yukarılara çıkmasın ve onlara yetişme zorluğu yaşanmasın. "Terim'in Türkiye'de misyonu bitti, artık Avrupa'da zirveyi zorlamalıdır" dayatmalarının işe yaramayacağı görülecektir.
Terim'in yeni yapılanmadaki istekleri G.Saray'ın geleceği için kaçınılmaz olabilir. Terim'in yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır. Vizyonunu G.Saray'da devam ettirebilmesi için öncellikle maddi zorluklar aşılmalı. Terim yanında olacak yönetimle, vizyonunu G.Saray'la bu sene UEFA'da, ileride Şampiyonlar Ligi'nde final oynayabilmek için kullanacaktır. Kolay değil. 4 yılda yapılanlar ortada. Alt yapı organizasyonu, tesislerin büyük bir kulübe yakışır şekilde idaresi, dikilen her ağaçta Terim'in emeği... Terim kendi çabasıyla bu G.Saray'ı yarattı. Bu emeklerini bırakıp kolay kolay gitmez.