|
|
Susmayan avukat susturulur
Babaların, çetecilerin sırlarını bilen bir avukat için yaşam hiç de kolay değildir. Çünkü ağzından çıkacak yanlış bir kelime bile, namlunun kendisine dönmesine yol açabilir!
Yeraltı dünyasında yaşananlar, babaları sık sık polisle karşı karşıya getirir. O dünyada insanların başları beladan kurtulmaz. Sorunlarını silahla çözmeye alışmış babalar, bunun hesabını adliye koridorlarında verirler. Mahkemelerde yargılanırken, onlara da savunmaları sorulur ve bu görevi hep "belli avukatlar" üstlenir. İşte o dünyanın avukatları...
SUSURLUK SAVUNMASI
Selİm AteŞ: Susurluk Skandalı'nda, uyuşturucu kaçakçısı ve sahtecilik uzmanı olarak rol oynayan Yaşar Öz'ün avukatı Selim Ateş... Yaşar Öz, Karagümrük Çetesi'nin hedefi haline gelince, sıkılan kurşunlardan o da nasibini almıştı. Açık görüşte saldırıya uğrayan Nuri Ergin bu işin sorumlusu olarak gördüğü Yaşar Öz'den intikam alabilmek için avukatı Selim Ateş'in Eskişehir'deki bürosunu bastırmış, silahlar ölüm kusmuş, avukat Selim Ateş sol kolundan yaralanırken, yeğeni Leveht Ateş yaşamını yitirmişti...
KADİFE GİBİYDİ
Cengİz KayItmazer: Yeraltı dünyası yıllarca onun adıyla anıldı. O kimilerine göre yasadışı işler yapan bir Karadenizli, kimilerine göre mafya babası, kimilerine göre ise gerçek bir babaydı... Ama avukatı Cengiz Kayıtmazer'e göre ise o, yani Dündar Kılıç, "son Osmanlı kabadayısı" idi. Avukat Cengiz Kayıtmazer, Dündar Kılıç'ın adını her anışında, önce "Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın," diyor. "Nasıl bir insandı," diye soruduğumuzda ise cevabı şöyle oluyor: "Kadife gibi bir adamdı."
Dokuz yıl Dündar Kılıç'ın avukatlığını yapan Cengiz Kayıtmazer, "Yürekli adamdı ama karıncayı bile ezmezdi. Gücünü, kuvvetini kötüye kullanmadı," diye konuşuyor.
Kayıtmazer, ünlü kabadayının dikkatli ve çok iyi bir gözlemci olduğunu söylüyor ve onun dikkati, şevkati ve gözlemiyle ilgili bir anısını aktarıyor: "Yıllar önce Paşakapısı Cezaevi'nde yatarken bir haksızlık olmuş, Dündar Bey de buna karşı çıkmış. Cezaevi idaresi de onu hücreye kapatmış. Ancak hücrede ondan başka canlılar da varmış. Anne-baba ve iki yavrudan oluşan bir fare ailesi. Katıksız hücre cezasında günde bir somun ekmek veriliyormuş. Bu ekmeği Kılıç farelerle paylaşırmış. Farelerin ekmeği yavrularına nasıl verdiğine, tırnaklarıyla ekmeği nasıl parçaladığını ve farelerin tırnaklarını cilalar gibi temizlediğini anlatmıştı."
ŞANS ESERİ YAŞIYOR
UĞur Poyraz: "Vurun o avukatı!" Mahkemede tahliye olamayınca sinirlenen mafya babası adamlarına bu emri veriyor... Avukat Hüseyin Uğur Poyraz, Ayvaz Korkmaz Çetesi'nin "yöneticilerinden" Mustafa Elban'ı, DGM'deki duruşmada tahliye ettiremeyince ve onun istediği doğrultuda savunma yapmayınca hedef tahtası haline geliyor. Bir "ölüm timi" peşine düşüyor. Poyraz'ı takibe alan bu kişiler, iki kez işyerine giderek avukatı arayor fakat bulamıyor, sonra da Londra'da havalimanında öldürmeye kalkışıyor. Ama Poyraz farkında olmadan kurtulmayı başarıyor.
MÜZİK BABA FİLMİNDEN
Ömer YeŞİlyurt: Yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinden Sedat Peker'in 10 yıldır avukatlığını yapan Ömer Yeşilyurt, savunduğu çevre ile o kadar yakınlaşmış ki, cep telefonunun melodisi Marlon Brando'nun başrolünü oynadığı ünlü "Baba" filminin müziği! Çakıcı'nın Kartal Cezaevi'ne konmasının ardından onu ilk ziyaret eden kişilerden biri olan ve o günlerde savunduğu Sedat Peker'den Çakıcı'ya mesaj getirdiği öne sürülen Yeşilyurt, Çakıcı ile 1980 öncesinden arkadaş. Yeşilyurt 'bu alemle' ilgili şöyle konuşuyor: "Mafya devletin iç ve dış siyasetini kendi çıkarları için organize etmektir. Bunların hiçbiri o güçte değil. Bu adamlara bir karakol amiri, 'Bir ifaden var, gel' dese, bunlar koşarak gidip, ifadelerini verir."
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|