kapat

29.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Hala balkonlardan halı silkeliyoruz...

Bugünkü konumuz hanımlarla ilgili... Sevgili ev hanımları, belki bu yazımdan dolayı bana alınacaksınız ama sakın ola ki beni yanlış anlamayın. Şu halıların balkonlara serilerek tozunu çıkarma işi var ya, artık bitmeli... Çünkü bu devirde böyle bir temizlik usülü dünyanın hiçbir ileri ülkesinde kalmadı. Giyimimiz, kuşamımız, yaşantımız ve davranışlarımızla nasıl bir medeni ülkenin insanı sayılıyorsak, şu halı dövme işini de bırakmamız gerekiyor. Günde en az 1-2 sefer apartmanlardan bu tip şikayetler geliyor.

Diyeceksiniz ki, senin bu işle ne alakan var?... Evet apartman yöneticisi değilim, mahalle muhtarı değilim, belediye zabıtası değilim, karakol polisi de değilim ama mesleğim icabı bu konulara da değinmek zorundayım. Görevim sizleri uyarmak ve bu hoş olmayan huyunuzdan vazgeçirmek. Dinleyip, dinlememek sizin bileceğiniz iş... Zira bu yazıya başlarken, ilk tepkiyi aldım bile... Köşenin redaktörlüğünü de yapan yardımcım Sevil Özipek bile konuyu duyar duymaz "A.a.a... Nasıl olur Ahmet bey, bu işten nasıl vazgeçilir?... Biz de apartmanlarımızda böyle halı temizliği yapıyoruz. Ama belli günlerde ve saatlerde, o zaman da herkes pencerelerini kapatıyor." diyerek hayretini belirtti.

Tabii ki ben devamlı evde oturmadığım için, işin bu yönünü bilemiyorum. Ama bilebildiğim kadarıyla medeni ülkelerde artık bu balkondan halı silkeleme işi çoktan tarihe karıştı... Hele bu ileri teknolojinin yarattığı vakumlu elektrik süpürgeleri çıktıktan sonra, buna hiç gerek kalmadı... Hele hele kapılarının önünde halı yıkayanlar var ya, onlar bu işin üzerine tuz-biber ekmiş oluyorlar.

Evet, şimdi bunun sırası mı?... Bu sırayı hiçbir zaman ben tayin etmiyorum. Sizlerden aldığım mesajlar, halkın şikayetleri arasında bu konuda geçmeye başlayınca ilgilendim, sordum, soruşturdum ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Özellikle Avrupa Birliği'ne girme hazırlığında olduğumuz bir zamanda artık böyle iptidai konulardan kurtulmak zamanı geldiğine inanıyorum. Siz bu Avrupalıları bilmezsiniz. Zaman zaman Güney Anadolu'ya müfettiş yollarlar, polis karakollarımızı teftiş ederler, kestiğimiz kurbanlara karışırlar... Bir de bakarsınız günün birinde 5 kişilik bir Avrupa Heyeti gelmiş, İstanbul sokaklarında dolaşmaya başlayarak, nerelerde halı silkelenip, silkelenmediğini tespit ediyorlar.

Olmaz olmaz demeyin, bal gibi olur. İşin espri tarafı bir yana, bu ilkel alıkşkanlığımızı artık bırakmamız gerekiyor. Bu konuda Belediyeler en kısa zamanda bir çalışma düzenlemeliler. Zira sizin de bildiğiniz gibi, çağdaşlaşmak gerekiyor. Her zaman söylediğim gibi, giyimle, kuşamla, rakı içmekle, 9. Senfoniyi dinlemekle medeni olunmuyor. Önemli olan yaşantımızın Avrupa standartlarına erişmiş olmasıdır. Böylece ev hanımlarıyla sohbet ettiğimi düşünüyorum. Hepinize selam ve sevgilerimi de sunuyorum.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır