kapat

29.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


YOK neden ısrarla susuyor!..

Neredeyse bir ay oluyor.. "Meslek Lisesi'ne gitmek günah mı?" diye yazmış YÖK'ün icad ettiği acayip puan uygulamasıyla, Meslek liselerine üniversite kapılarının kapandığını anlatmıştık. YÖK'ün telefon numaralarını vermiştik.. Dileyen sorsun, olup biteni kendi kulakları ile duysun diye..

Aramışlar..

Hatta bir arkadaşıma YÖK'deki hanım "Bugünkü yüzüncü telefon.. Bunu bize değil Sayın Başkan'a sorun!" demiş..

Demiş de Başkanı ara ki bulasın..

YÖK'ün Sayın Başkanı Kemal Gürüz ortada yok.. Susuyor.. Sadece susuyor..

Düpedüz, İmam Hatip Liselilerin önünü kesebilmek için tüm meslek liseliler harcandı. Olayın özeti bu.

Üstelik, İmam Hatiplilere açık kapı da bırakıldı.. Onların 4 yıllık İlahiyat fakültesine gitme şansları var.

Ama, İletişim meslek liselinin İletişim fakültesini kazanma şansı yok.. Daha doğrusu var da, herbirinin bir Bill Gates olması gerek! Çünkü YÖK'ün icadı acayip sistemle bu çocukların ÖSS sınavlarında aldığı puanları 0.2 ile çarpılırken, İmam Hatip lisesi mezununun puanları 0.5 le çarpılıyor.. Ayrıca mesleği ile ilgili bir yüksek okulu seçtiği için (İlahiyat Fakültesi) ek puan da alabiliyor.

İletişim lisesi mezununun gidebileceği tek yer 2 yıllık bir yüksek okul. Çarpıcı bir örnek:

1999 yılında İletişim liselerinden mezun 539 kişiden sadece 7'si evet sadece 7 si İletişim Fakültesine girebilmiş!.

Milli Eğitim Bakanlığı, "Hem mesleğe, hem de yüksek öğrenime nitelikli eleman hazırlamak" üzere (tırnak içine aldım çünkü bakanlıktaki raporda böyle yazıyor) Anadolu Meslek liselerini açıyor. Matbaasından kamerasına kadar bir sürü yatırımla okulları donatıyor..

Dersler, İletişim Fakültelerinde öğretilmekte olan konulardan seçiliyor.. Ve de üstelik bu çocuklar düz liselere göre 1 yıl daha fazla hem de gazetelerde TV'lerde radyolarda staj görerek 4 yıl eğitim alıyorlar.. Sonunda 539 kişiden 7'si sınavı kazanıp İletişim fakültesine girebiliyor.

"O zaman bu kadar ebleh yetiştireceğinize bu okulları kapatın" demek lazım ama iş öyle değil. Çünkü aynı sınava giren bir düz lise mezununun puanları 0.5 ile çarpılarak değerlendirilirken İletişim liselininki 0.2 ile çarpılıyor ve tabii ki puanları düşüyor.. Buna rağmen geçen yıl 7 kişi başarılı olabildiyse alınlarından öpmek lazım.

İşin garibi Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Bener Cordan da YÖK kurulu üyesi. O da meselenin içinde.. Geçtiğimiz günlerde Ankara'daki Gazeteciler Cemiyetinden bir grup kendisini ziyaret edip konuyu açmış. Müsteşarın dediği özetle şu: "İletişim liselilerin durumunu yeniden ele almak lazım.. Bir komisyon kurarak konuyu inceleyeceğiz. YÖK'ün başarı puanlarıyla ilgili son kararının eski öğrencilerin kazanılmış haklarını da kapsaması sakıncalı oldu."

Konu son derece hassas.. Eğitimde fırsat eşitliği gözardı edildiği gibi yönetmelikler de geriye doğru işletiliyor. Kazanılmış haklar da göz göre göre gasp edilmiş..

İç hukuk yolları kapandığında mağdurlara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yolu açılabilir.

İşi bu noktaya getirmeden bir çözüm bulunmalı..

Bir Tavsiye
Şahsenem deyip geçmeyin..

Şahsenem, yüreğindeki "Efsane Aşk"ı kasetinde yaşıyor anlaşılan..

3 yıllık aradan sonra tekrar "Merhaba" diyor. İlk albümü Seyyah iyi bir çıkış yakalamıştı. Bu ikinci albümü ile kendisini aşıyor. Tarzı bu ikinci albümünde de değişmemiş.. İki de Özbek lehçesinde şarkı söylemiş ve böylece anavatan türkülerini de bizlere tanıtmış oluyor.

Albümün müzik yönetmenliğini Uluğbek Hekimoğlu yapmış ve onun bu albümde 5 bestesi de var. Hekimoğlu, "Şahsenem için yapmayı hayal ettiği eserleri ikinci albümünde ortaya koyduğunu" söylemiş. Şahsenem de Hekimoğlu için "Benim müziğimi en iyi tanıyan yönetmen" demiş ve kendi yöresinin enstrümanlarını da albümde kullandıklarını belirtmiş.

Albümde söz yazarı olarak Günay Çoban, Kerime Abidik, Seda Akay, Sevingül Bahadır, Ali Tekintüre, Özbek Meşrebin imzaları. Besteciler ise Uluğbek Hekimoğlu, Suat Aydoğan, Faruh Zakirov ve Şahsenem.. Ayrıca Rus Folk şarkıları da var.

Albüme ismini veren Özbek şarkısı "Efsane Aşk" çok güzel ve albüm hitlerinden. Diğen bir hit açılış şarkısı "Ne Fayda". Bu şarkı Amerika'nın ünlü grubu Cobra'nın bestesi. Şahsenem albümün ilk klibini albümün iddalı eserlerinden biri olan "Yüreğim Meskendir Aşka" isimli şarkıya yapmış. Eser bir Tacik halk şarkısı.. Sözlerini Günay Çoban yazmış. Klibin yönetmenliğini Mithat Güçlü Karataş yapmış. Şahsenem bu klipte Mısır tarihinin efsanevi kraliçesi Nefertiti'yi canlandırmış.

Klibin sponsorları ünlü otomotiv firması Chrysler'in yetkili Servisi Silverstar Firması ile McNeal Tekstil. Basın mensupları için düzenlenen mangal partisinde yeni albümün Jeep şeklindeki pastası kesildi.

Albüme geri dönersek..

Şahsenem stüdyo kayıtları sırasında "Yalnızlığı Ağlıyor"u okurken gözyaşlarını tutamamış ve şarkı ağlarken söylediği şekliyle albüme konmuş.

Albümün son şarkısı "Aşk Bu" çok güzel ve ritmik. Yaz diskolarının aranılan şarkılarından olmaya aday.

Şahsenem "Piyasa sanatçısı değil, bir tarzın sanatçısıyım. Kendime özgü bir müzik stilim var. Orta Asyalı bir sanatçıyım ve müziğimde Orta Asya esintileri var. Avrupa şu sıralar Orta Asya müziğinden esinlenmeye ve bu müziği yapmaya başladı" diyor.

12 şarkılık albümde ilk beş sıralamamız şöyle:

1. Yüreğim Meskendir Aşka.

2. Efsane Aşk.

3. Ne Fayda

4. Aşk Bu.

5. Yanlızlığım.

Şahsenem, başarılı ve ilginç bir albüm yapmış. Tavsiye ederiz.

(Can Sayın, sizler için dinledi, izledi ve yazdı.)

Üç daha..
Yapraklar birer birer dökülüyor.. Odhan Baykara.. Övül Tezişler.. Aydın Köker..

Üçü de vaktinden önce öldüler.. Vakti ne zaman bilen mi var ki, öncesi sonrası olsun.. Ama insan söylüyor işte böyle ellilerde, altmışlarda gidenlere..

Üçü de çok sevdiğim arkadaşlarımdı..

Odhan küsüp çekilene ve kendini kooperatif işlerine verene kadar çok hızlı bir spor yöneticisi idi.. Gazeteler, sayfalar, dergiler yönetmişti.. Vurdu mu ses getirirdi.

Aydın Köker, "Vay anasını sayın seyirciler" lafını literatüre sokan adamdır. TRT'de maç anlatırken onun söylediği anlatılırdı, Ankara kulislerinde..

Çok hastaydı son günlerinde.. "Kurtuldu" denecek kadar..

Övül ile Londra'da Hüseyin buluşturmuştu bizi, Sofra'da, Chelsea maçı için Londra'ya gittiğimizde.. Ne iyi etmiş.. Son görüşmemizmiş meğer.. Eski günleri anmıştık.. Benim servisimde foto muhabiri idi Övül o zamanlar..

Kalbi erken durdu..

Bizim meslek, bizim yaşlardan üç fire daha verdi..

Nur içinde yatsınlar!..

Kahvenin hatrı!..
"Özer's'e gittik" diyorlar bana yazan okurlar.. "Herşey çok güzel.. Ama niye Türk kahvesi yok.. Hem bizden olacak, hem de Türk kahvesi olmayacak!.."

Hışımla açtım telefonu Hüseyin'e..

"Olmaz olur mu?.. Hem de tarihte ilk defa kafeinsiz Türk Kahvesi bile hazırlattım, isteyene normal, isteyene dekaf Türk Kahvesi veriyorum.." dedi.

Bana da denemem için bir kavanoz göndermiş, dekaf Türk Kahvesi.. Bu satırları yazarken bir yandan yudumluyorum.. İlginç bir lezzet..

Hüseyin "Bizde kahve mönüsü yok, ondan yok sanmış olabilirler" dedi..

O zaman bir kahve mönüsü yapma zamanı geldi Hüseyin.. En başında Türk Kahvesi ve dekaf Türk Kahvesi olmak üzere..

SEVDİĞİM LAFLAR
'Gerçekçi, tünelle birlikte hem ışığı, hem de gelecek treni görür.'

J.Harris (Teşekkürler Burak)

BİZİM DUVAR
'Artık Galatasaraylılar soruyor: "Ne olacak bu Fenerbahçe'nin Hali?.." diye..'

Hakan&Utku

TEBESSÜM
Fıkra Müjdat Gezen'den..

Temel çerçi köyde bit ilacı satıyor..

Alanlardan biri "Nasıl kullanacağız" diye sormuş..

"Biti yakalayacaksın, sırtüstü yatıracaksın. Bacaklarını sağa sola ayırıp, ilacı karnına damlatacaksın.."

"Yok yahu.. O kadar şeyi yapana kadar biti basar öldürürüm.."

"Ee, öyle de olur!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır