|
|
Bu alemlerin kuralıdır... Kılıç taşıyan kılıçla ölür
Mafyaya çeteye bulaşmış pek az kişi yatağında, eceliyle ölür. Birçok "baba" ya rakiplerinin kurşunuyla ya da faili meçhul bir biçimde öteki dünyaya göç etmiştir.
YERALTI dünyasının kuralları bir çok babanın 'yatağında eceliyle' ölümüne izin vermedi. Onlar bazen düşmanları, bazen de kimliği meçhul kişilerce öldürüldüler. Kimi karanlıktan sıkılın bir kurşunla, kimi de esrarengiz kazalarla can verdi. Pek azı yatağında huzur içinde can verdi.
Babaların ölümleri birer "su testisi su yolunda kırılır" veya "kılıçla yaşayan kılıçla ölür" öyküsüdür aslında.
Yıllarını hapishanelerde geçiren, hayatları boyunca polisle kovalamaca oynayan, sık sık düşmanlarıyla çatışan babaların ölümleri de yaşamları gibi hep büyük olay oldu.
İşte öldürülen babaların öyküleri...
TAHSİLLİ BABA
Nihat Akgün. Tahsilli mafya babası 1953 Elazığ doğumlu Akgün, Avusturya'da işletme okudu. Ülkücü kimliği ile tanınan ve 1977'ten beri ticaretle uğraşan Akgün'ün, aralarında Akgün Otel'in de bulunduğu 15 şirkette ortaklığı bulunuyordu. Alemde, "baba" olmadığını söyleyen Akgün, "Ben sadece çocuklarımın babasıyım" diyordu.
Akgün, yurda kaçak halı ve kilim soktuğu gerekçesiyle bir süre cezaevinde yattı. Ömer Lütfü Topal'ın uyuşturucu kuryeleri listesinde adı geçtiği için polis tarafından sorgulanan Akgün, eski ortağı turizmci Gürel Aydın'ı kurşunlattığı iddiasıyla da tutuklanmıştı.
Türkeş döneminde Elazığ'dan milletvekili olması gündeme gelen Akgün, Devlet Bahçeli döneminde camiadan uzaklaştırıldı. Akgün, sevgilisi Handan Ayral ile birlikte kendisine ait Ataköy'deki Mayna Restoran'da yemek yerken öldürüldü. Lise yıllarında Türkiye güreş şampiyonu olan Akgün'ün, halen cezaevinde bulunan Hüseyin Başar'a haraç vermediği gerekçesiyle Başar'ın adamları tarafından öldürüldüğü iddia edildi.
EN TEHLİKELİ ADAM
Enis Karaduman Polisin, "ne yapacağı belli olmayan, en tehlikeli baba" olarak tarif ettiği Enis Karaduman 1950'de dünyaya geldi. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu olan Enis Karaduman, Hava Harp Okulu'nu terkederek yeraltı dünyasına girince, babası tarafından evlatlıktan reddedildi. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, adam yaralama gibi birçok suçtan cezaevinde yatan Karaduman, o dönemde Ahu Tuğba ve Sevda Nur'un sevgilisi olarak anıldı. 1986'da kırmızı bültenle aranırken İtalya'da yakalandı ve Türkiye'ye iade edildi. 3 kez cezaevinden kaçtı. 1994'te Hendek'te tartıştığı bir lokanta sahibi tarafından vurularak öldürüldü. Enis Karaduman, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Murat Demirel'i 780 bin dolar alacağı nedeni ile kaçırmış; bu olaydan sonra İsviçre polisi tarafından yakalanmış ve 45 gün tutuklu kalmıştı.
HAYRET YATAĞINDA ÖLDÜ!
Dündar Kılıç. İstanbul mafyasının en tanınmış ismi olan Dündar Kılıç, geçtiğimiz yıl yaşamını yitirdi. Yazar Yaşar Kemal ile de yakınlığıyla tanınan Kılıç, evindeki kitap sayısı ile övünüyordu. Son dönemlerinde yasadışı iş yapmayan Kılıç, kurduğu çeşitli şirketlerle yasal faaliyet gösterip, mafya babalarının pek sevmediği vergiyi de ödüyordu. Son yıllarını kızını (Uğur Çakıcı) kaybetmenin üzüntüsü içinde geçiren Kılıç, mafyanın saygın isimleri arasında yerini aldı. Son olarak bir dergiye verdiği demeçte Kılıç kendisini "kabadayı" olarak tanıtıyordu. "Mafya babası değil, kabadayıyım. Devletin kabadayılara inanıp koruması gerekir. Her sene polise 40 tane katil teslim ederim. Haklıysa avukatını da tutar 10 sene eksik ceza yemesini temin ederiz. Teslim ettiğimiz adama da poliste kötü muamele yapılmaz," demişti.
Alaattin Çakıcı'nın kayınpederi olan Dündar Kılıç, uzun yıllar göz rahatsızlığı çekmişti. Ömrünün son günlerini bir hastane odasında geçiren Dündar Kılıç'ın ölümüyle yeraltı dünyasında dengeler değişti. Onun tahtına soyunanlar olduğu gibi, "Son Kabadayı"nın ölmesiyle babalığın sona erdiğini ve bundan sonrakilerin "çetebaşı" olduğunu söyleyenler oldu.
BEHİCE BORAN HAYRANI
Mehmet Nabi İnciler. 'İnci Baba' 1938'de Urfa'da doğdu. İlk işi leblebicilikten sonra garsonluk, bulaşıkçılık, suculuk yaptı. Derken "babalığa" terfi etti. "12 yaşıma kadar ayakkabı giymedim" diyen İnci Baba, 12 Mart'ı cezaevinde karşıladı. Bürosunda sosyalist lider Behice Boran'ın resmi asılıydı.
1971'de geleceğin "Baba"sı ile tanıştı: Demirel ile dostluğu ölümüne dek sürdü. Demirel, İnci Baba'nın oğlunun düğününde damadın nikah şahitliğini dahi yaptı. Diğer liderlere de buluşan İnci Baba, bu yakınlığını kullanarak bürokrat atamalarında söz sahibi olmakla suçlandı. İhale mafyasının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edildi.
Urfa'dan 1987'de bağımsız milletvekilliği için aday oldu. Ancak 12 bin oyun iptal edilmesiyle parlamentoya giremedi.
DYP delegesi olan İnci Baba, Demirel'den sonra "Bacımız" dediği Çiller'e destek verdi. Aralık 1993'te koruması Yakup Yaşar Güven tarafından Ankara'da öldürüldü. İnci Baba'yı öldüren Güven ise 18 Şubat 1999'da, tahliyesine 5 gün kala Çankırı Cezaevi'nde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü.
SAVCIYA DOKUNMA!
İtalyan kökenli mafya lideri 'Lucky' Luciano'ya "patronlar patronu" deniyordu. Hedef olduğunun farkındaydı. Tek olmak yerine "komisyon" adı verilen bir heyet oluşturdu. Komisyon; Joe Adonis, Dutch Schultz Flegenheimer, Louis Lepke, Frank Costello ve Meyer Lansky'den oluşuyordu.
İşler önce iyi gidiyordu. Ancak Schultz kurallara uymuyordu. Örneğin işine taş koyan New York bölge savcısı Thomas Dewey'i öldürmek istiyordu. Komisyon ise hükümetin üzerlerine gelmesinden korkarak izini vermiyordu. Schultz ısrarından vazgeçmedi ve 23 Ekim 1935'te kimliği belirsiz birisi tarafından öldürüldü.
Kumarhaneler kralıydı yedirmeyince vuruldu
Ömer Lütfi Topal Basit bir tombalacıydı önceleri ama sonra kumarhaneler kralı oldu... Uyuşturucu kaçakçılığına adı karıştı. Emperyal Casinoları'nın hükümdarlığından gelen geliri ona tek başına yedirtmek istemediler. O da, bu parayı ödemeye yanaşmadı. Bunun üzerine Bebek'teki evine giderken, çarpraz ateşle infaz edildi. Olay yerinde bırakılan kalaşnikoflardan birinde Abdullah Çatlı'nın parmak izi bulundu. Aralarında eski ortakları, Haluk Kırcı ve özel timci mensubu polislerin de bulunduğu katil zanlıları hakkında dava açıldı. Ancak hiçbir tutuklu sanığın olmadığı dava hâlâ sonuçlanamadı.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|