|
|
Güldürmedi güldürmeyecek
Geçen 14 yılda tüketici enflasyonu doların birleştirilmiş getirisini yarı yarıya eritti. Dolara yönelme geçici olmazsa, önümüzdeki dönemde yine kaybedecek
Yaklaşık 25 yıldan beri devam eden kronik yüksek enflasyonu düşürmeyi hedefleyen ekonomik program yılbaşından itibaren yürürlüğe konuldu. Enflasyon düşeceğine göre, faizin düşmesi, kurun düşük kalması, dövizden faize ve menkul kıymet piyasalarına geçişin olması, borsanın canlanması, tüm mali piyasalarda vadenin uzaması bekleniyordu.
Bunlardan faiz, beklenen de hızlı düştü. Borsa belki bütün yıla yayacağı canlanmasını bir iki aya sığdırdı. Borsada kâr realizasyonu repo hacmini artırdı. Faizin hızla düşmesi ve uzun vadeye düşük faiz uygulaması, vadenin uzamasını engelledi. Faizdeki başdöndürücü hareket tasarruf sahibini bir yandan vadeyi kısaltmaya yöneltirken, bir yandan da dövize doğru itti. Geçmiş yıllarda faiz ile döviz kuru arasında 30-50 puana varan faiz lehine fark ileriye yönelik olarak 15 puana düştü. Yıllık kur artışı yüzde 20'ye çekilmişken faiz yüzde 35'e geriledi.
YENİ YILDA DURUM
Sonuçta 30 Aralık'ta 34.356 milyon dolar olan döviz hesapları yüzde 4.86 artışla 36.026 milyon dolara çıktı. Buna karşılık vadeli Türk Lirasi hesapları 21.499 trilyondan 20.965 trilyona geriledi ve yüzde 2.48 düştü. Repo hacmi 4.080 trilyondan 6.731 trilyona yükseldi ve yüzde 65 arttı.
Halbuki ekonomik program yürürlüğe konulmadan önce repo hacminde yükseliş durmuş, döviz hesaplarındaki hızlı tırmanış da zayıflamıştı. Faizlerin hızla düşmesinin ve makasın daralmasının böyle bir sonuç yaratması ve eğilimin geçici olması hem makro ekonomik dengelerin sağlanması açısından hem de bizzat tasarruf sahipleri açısından yararlı olacak.
DOLARIN GEÇMİŞİ
Çünkü döviz, yüksek enflasyon dönemlerinde bile reel anlamda kazandırmadı. Pazar günü yine bu sayfada yer alan tablonun devamı niteliğindeki bugünkü tabloya da bakılınca, görülecektir ki, son 14 yılın sadece üç yılında dolar tüketici enflasyonunu geçmiş. 11 yıl dolar yatırımcısına kaybettirmiş durumda. Doların tüketici enflasyonundan arındırıldığında elde edilen yıllık getirileri bileşiklendirildiğinde, 14 yılda yaklaşık yarı yarıya bir erime olduğunu ortaya çıkıyor. Eğer dolar döviz tevdiat hesabı olarak tutulsaydı ve buna her yıl yüzde 5 net faiz alınsaydı, 1986 başındaki 100 dolar 14 yılda ancak 197.5 dolara varacaktı. Halbuki tüketici enflasyonundan arındırılmış Hazine faizlerinin 14 yıllık birleştirilmiş getirisi yüzde 454'e varıyor.
Geçmiş 14 yıl döviz yatırımının gerçek anlamda bir kayıpla sonuçlandığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki bir yılda kur artışı yüzde 15 olacak. Bu veriler dövize yatırım yapanların ya kaybı bile bile göze aldıklarını ya da bu durumun geçici olduğunu düşündürüyor.
Hakan Turunç İnter Yatırım Genel Müdürü
Hisse seçiminde piyasa değeri önemli
YatIrImcIlarIn adresinin yatırım fonu olması gerekir. Tasarruflarını profesyonel yöneticilere bırakmaları, vergi avantajı nedeniyle bu yolu seçmeleri yerinde olur. Çünkü yatırımcıların piyasaya girme ve çıkma zamanlaması konusunda yatırım fonlarının daha isabetli kararlar verebilir. Eski yüksek getiri dönemi sona erdi. Borsada yatırım yapmak isteyen kişilerin ise mutlaka şirketin piyasa değerine bakmaları lazım. Piyasada bu şirket şu kadara çıkacakmış, şu seviyeye gelecekmiş gibi dedikoduları o seviyedeki piyasa değeri üzerinden kontrol etmeleri gerekiyor. O şirket o fiyatı eder mi? Sektördeki diğer şirketlerle karşılaştırdığında fiyatı nedir? Bu sorulara cevap bulunmalı.
Özcan Türkakın İş Yatırım Genel Müdürü
Tek yol yatırım fonu
Geçtiğimiz 4 aylık dönemde piyasalara, uzun süredir yaşamadığımız bir iyimserlik hakim oldu. Yeni para politikasının bir sonucu olarak tasarrufçuların yatırım tercihlerinde bir değişim başlandı. Alternatif piyasalarda getirilerin düşmesi ile birlikte yeni yatırım alanı arayışına giren tasarruflar, hisse senetleri ve yatırım fonlarına yönelmeye başladı.
Bu aşamadan sonra, repo ve bono yatırımları aracılığıyla "kolay para kazanma" döneminin artık sona erdi. Enstrüman çeşitliliğinin arttığı, risk ve getiri ile ilgili değerlendirmelerin çok daha önem kazandığı piyasalarda, para yönetiminin ayrı bir uzmanlık alanı haline geldiği kabul edilmeye başlandı. Bu ortamda, önceleri pek rağbet edilmeyen, yatırım danışmanlığı ve portföy yönetimi gibi hizmetler ön plana çıkıyor. Bu kapsamda, birikimi belirli bir tutarın üzerinde olan yatırımcılara, yatırım danışmanlığı; küçük tasarruf sahiplerine fonları öneriyorum.
Özellikle, yatırım fonları, vergi avantajı nedeniyle kısa vadede en cazip yatırım aracı görünümünde. Bunun dışında, doğrudan hisse senedi yatırımı yapmak isteyenler için halka arzları öneriyoruz. Ancak, bu noktada doğru tercih yapılması önemli. Yatırımcılar, yatırım fonu veya hisse senedi alırken, likidite, süreklilik ve güvenilirlik gibi kriterleri gözardı etmemeliler.
Nergis Kasabalı Ata Yatırım Araştırma Müdürü
Hisseyi de fonu da iyi seçmek gerekiyor
Yatırımcıların A tipi fonlara yönelmeleri gerekiyor. Ocak ayına yatırımcılar borsaya geldi ve 20 binli fiyat seviyelerinden borsaya gelince zarar ettiler. Bu nedenle profesyonel yöneticilerin yatırımlara yön vermesi daha anlamlı. Fon seçimi de kişilerin risk anlayışı ile direkt ilgili. Seçim sırasında fonları yönetim anlayışlarına dikkat etmek gerekiyor. Ancak borsa yatırımı yapmak isteyenler için İMKB'yi yapısal değişikliklerin sürükleyeceğini hatırlatmak gerek. Enflasyonun düşüş sürecinde olumlu etkilenenler de olacaktır, olumsuz etkilenenler de. Örneğin ekonomik canlanmaya bağlı olarak parekende, otomotiv, beyaz eşya sektörleri izlenebilir. Bir de dünyadaki trendler var. Bu anlamda da teknoloji hisselerine yatırımı tavsiye ediyoruz. Medya sektörünün de cazip olabilir. Özellikle elektronik medya ile klasik medyayı birleştirebilen kurumlar ön plana çıkabilir.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|