


Bayramda ek tatil ve milli gelir
Söze okuyucularımın mübarek Kurban Bayramı'nı kutlayarak başlamak istiyorum. Genellikle bayram yazılarımız hafif ve duygusal oluyor. Ama bu kez kuralı biraz bozuyoruz.
Ecevit Hükümeti yeni bir gelenek oluşturdu. Bayram tatilini kamu çalışanları için uzatıyor. Bu yıl Şeker Bayramı'nda yaptılar. Şimdi tekrarladılar. Bayram tatili 10 güne çıktı.
Geçen hafta birinci sınıf İktisada Giriş dersinde milli gelirin hesaplanmasını anlatıyordum. Fırsattan yararlandım. Öğrencilerime Ecevit'in tatil popülizminin milli gelire etkisini sordum.
Bir bölümü azaltacağını düşünüyordu. Diğerleri "vatandaş ek tatilde para harcayacak, milli gelir artacak" dedi. İktisatçı fıkralarına layık şekilde "o da olabilir, öbürü de" dedim. Uzun uzun anlatmam gerekti.
Bazı tanımlar
Bir ülkenin bir yılda yaptığı toplam mal ve hizmet üretimine günlük dilde milli gelir diyoruz. Teknik adları şöyle: Gayrısafi Yurtiçi Hasıla-GSYİH ve Gayrisafi Milli Hasıla-GSMH.
GSYİH ülke içinde yapılan üretimi hesaplıyor. Üretimi kimin yaptığına bakmıyor. Örneğin, çok uluslu şirketin Türkiye'deki üretimi giriyor. Ama Türk firmasının yurt dışında yaptığı girmiyor.
GSYİH'dan yurt dışına kâr transferlerini ve Türkiye'de çalışan yabancıların yurt dışına yolladıkları paraları düşüyoruz. Buna karşılık Türk firmalarının yurt dışı kârlarını ve işçi dövizlerini ekliyoruz. GSMH'yı buluyoruz.
Bunları tanımlamak kolay ama hesaplamak zor. Türkiye'de işler daha da karışıyor. Malum, vatandaş vergi kaçırıyor. Üretimin önemli bölümü kayıt dışında gerçekleşiyor. Milli gelir hesaplarına sokmak kolay olmuyor.
Aslında sadece piyasada alınıp satılan mal ve hizmetlerin milli gelir hesabına dahil edilmesi gerekiyor. Buna göre, evde çocuklarına bakan, yemek yapan kadın milli gelire katkıda bulunmuyor. Köylülerin kendi tüketimleri için yaptıkları üretim de hesap dışı tutuluyor.
Ama kadın dışarıda çalışır ve ev işleri için bir yardımcı tutarsa, yardımcının ücreti milli gelire giriyor. Saçma gelecek ama şöyle bir hesap yapabiliriz. Kadınlar başkalarının yanında evişi yapsalar toplumun refahı aynı kalır ama milli gelir artar.
Devletin üretimi
En zoru klasik devlet fonksiyonlarını milli gelir hesaplarına dahil etmek. Çünkü bunlar piyasada alınıp satılmıyor. Ama devlet çok büyük bir işveren. Bir şekilde hesaplanması gerekiyor.
Ne yapmalı? Basit bir çözüm bulunmuş. Memurların milli gelire katkısı aldıkları maaşla ölçülüyor. Memur maaşları artınca, daha fazla üretim yaptıkları kabul ediliyor. Azalınca, tersine.
Olur mu öyle demeyin. Oluyor işte. Bütün dünyada aynı yöntem kullanılıyor. Buradan ek bayram tatiline gelebiliriz. Kamu tatile girince, çalışanların maaşları düşmüyor. Dolayısı ile milli gelire katkıları da azalmıyor.
Bilmecenin sonuna geldik. Eğer üç günlük ek bayram tatilini sadece devlet uygularsa, milli gelire sayısal etkisi olmayacak. Hatta, tatilde insanlar evleri dışında daha çok yemek yiyeceklerine, otelde yatacaklarına göre milli gelir artacak. Ancak, eğer özel kuruluşlar da ek tatil yaparsa durum farklı. Özel üretim ve dolayısı ile milli gelir azalacak.
Böylece iktisatçı fıkralarının aslında gerçeği yansıttıklarını da bir kez daha göstermiş olduk. Okuyucularıma milli geliri arttıracak tatiller dilerim.