Cümlemizin bayramını kutlarken, bu ilk günde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bildirisinin kısaltılmış şeklini yorumsuz olarak yayınlıyorum.
"Kurban kesmek yerine, fakirin ihtiyacının karşılanması için, buna uygun şekilde nakdi yardım yapılmasının uygun olacağı vb. iddialar, son zamanlarda bazı yayın organlarında yer almış olup, bazı vatandaşlarımızın da Başkanlığımıza bu konuda sorular yöneltmişlerdir. Bunun üzerine Din İşleri Komisyonu Başkanlığı'nca, 14 Şubat 2000 tarihinde düzenlenen, Yüksek Kurulda Uzmanların katıldığı bir toplantı sonucu konu müzakere edilmiş ve değerlendirilmiştir.
Kurban ibadetinin de pek çok hikmet ve amaçları vardır. Kurban sadece et yardımı amaçlı bir ibadet değildir. Hatta etinin dağıtılması bile vacip değil, sünnettir. Bunun özü; Allah yolunda bir fedakarlık ve O'nun uğrunda gerçekleştirilen bir bağlılıktır. Bazı sosyologlar, kurban ibadetinin psiko-sosyolojik yönlerini yorumlayarak, bunun hikmetleri üzerinde durmuşlardır.
Kurbanların, İslam'ın öngördüğü temel şartlara uygun olarak kesilmesi, bu konuda hijyen ve ekoloji şartlarına uygun davranılması, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizim de ötedenberi öngördüğümüz hususlardır. Ancak bu ortamın sağlanması çeşitli kuruluşları da ilgilendirmektedir. Özellikle çevre ile ilgili kuruluşlar ve mahalli idareler bu konuda hassas olmalıdır.
Nitekim;
"Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık." (Hacc Suresi;34)
Ayrıca;
"Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak, sizin O'nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir." (Hacc Suresi; 37) Ayetleri bunun açık bir ispatıdır. Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Bu ifadelerden, Allah'ın kurbanın etine ihtiyacı olmadığı, bu sebeple hayvan kesilmesi yerine nakdi tutarının infak edilmesinin daha uygun olacağı gibi bir sonuca varılamaz. Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun, kurban ibadetinin ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirileceği kesindir.
Kurban kesmenin vacip mi, yoksa sünnet mi olduğu konusunda İslam fıkıh bilginleri arasında ilmi münakaşalar olmuş ise de, kurban kesmenin hükmünün mübah olduğunu iddia eden hiç kimse çıkmamıştır. Mukayeseli fıkıh kaynaklarında çeşitli tartışmalar yer almışsa da, kurban (Udhiyye) ibadetinin yerine kalmış olacak başka bir ibadet çeşidi de zikredilmemiştir.
Kurbanlık hayvanın kesimi esnasında hayvana fazla eziyet vermemek, (ölüm acısını azaltmak maksadıyla) kesim esnasında hayvanın elektrik şoku ile bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kesilmesine engel ayıplardan sayılmaz. Çünkü kurbana engel ayıp; kesim sırasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan kusurlardır. Bu itibarla canlı olarak (şok etkisiyle ölmeden önce hemen) kesilmek kaydıyla kurbanlık hayvanın elektrik şoku ile kesilmesi de caizdir. Eğer hayvan, henüz kesilmeden, şokun etkisiyle ölürse kurban olamayacağı gibi, eti de yenmez."