kapat

16.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Bayramlık...

Bizim hiç bir Bakanımız, misafir meslekdaşını kapıda 25 dakika bekletmez...

Ama İngiliz Bakan, Sadettin Tantan'a böyle bir kabalık yapabiliyor... Ne biçim Avrupalı?

Bizim hiç bir Bakanımız, ziyarete gittiği ülkedeki meslekdaşıyla buluşmak üzere arabadan inerken bir taraftan da cep telefonuyla konuşmaz.

Ama Portekizli Bakan, İsmail Cem'e böyle bir basitlik yapabiliyor... Bu ne biçim Batılı?

*

Niye yazıyorum.

Gücüme gittiği için değil... Vallahi değil.

Bu bir kumaş meselesi... bu bir hamur meselesi... ve elbette ki bin yıllık bir devlet terbiyesi.

Bizim siyasetçilerimiz, bizim devlet adamlarımız, inanın ki Batılı meslekdaşlarından daha bilgili, daha geniş ufuklu olduğu gibi, daha da görgülü.

Hangi dalda isterseniz yarıştırın.

Bizimkiler fark atar.

*

Gelmiş geçmiş Bakanlarımızı, Başbakanlarımızı, Cumhurbaşkanlarımızı hatırlayın... Şu anda bizi yönetenler dahil, bir çoğu, Batı standartlarının çok ötesindedirler.

Elbet çapsız olanlarımız da vardır, zaman zaman elbet hak'etmediği mevkilere -konjonktür gereği- gökten zembille inen kara cahiller de olmuştur.

Ama Türk siyaseti denince onlar mı akla gelecek? Asla.

Biz öyle yıldızlar yetiştirdik ki, -en kötü şartlara rağmen- verdikleri hizmetler ve bıraktıkları eserler, hiç bir Avrupalı'nın hayaline sığmaz.

Evet... Avrupalı, tıkır tıkır işleyen kurulu bir düzende, gayet rutin işler yaparken, bizimkiler buradaki karmaşık düzende olağanüstü işler başardılar.

Hem de duraklamalara rağmen...

Onların sadece kusurlarını değil, üstün yeteneklerini de hatırlayın. Ve haklarını teslim edin.

Bizi karasaban'dan traktörlere, patikalardan asma köprülere taşıdılar... Mezopatamya'yı sırtlayıp Anadolu'ya getirdiler.

*

Ama ne yazık... bizim insanlarımıza Devlet Adamı beğendiremiyoruz. Lider beğendiremiyoruz.

- İndirin öyleyse.

İndiremiyoruz.

Dalkavukluğun bini bir para.

En çok buna gülüyorum. Kimse mesleğinde 1 numara değil... Kimi 3'ünci sınıf hukukçu, kimi 4'üncü sınıf inşaatçı turizmci, kimi 5'nci sınıf gazeteci... Ama bunlar siyasetçi beğenmez...

Oysa 1'inci sınıf siyasetçiler yetişti Türkiye'de...

*

Uzağa gitmeyin.

Son 1 yıldır Türkiye'ye gelip giden şu Avrupalı siyasetçilere bakın yeter..

İnsan Hakları Havarileri bunlar. Ama sosyal insan bile değiller.

Siyasi nezaket sıfır.

Diplomatik görgü sıfır.

Demokratik saygı sıfır.

Başbakandan evvel, hapishane ziyaterine koşan, meslekdaşından evvel derneklerin kapısını aşındıran... Kıt zekâlı, dar görüşlü birer papağan bunlar.

Bu bakımdan... Ne İngiliz Bakan'ın Tantan'a yaptığı ayıbı yadırgıyorum, ne de Portekizli Bakan'ın İsmail Cem'e yaptığı ayıbı...

Ne Tantan'ın terbiyesine erişebilirler, ne de İsmail Cem'in kalitesine...

İşte size Bayramlık bir yazı.

Evet... düşündüm taşındım, milletime böyle bir yazıdan daha uygun bir Bayram Hediyesi bulamadım...

Bu gece Galatasaray bize, İspanya'dan müjdeler verir inşallah...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır