kapat

16.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Üçüncü yol

Bugün bayram.. Kurban Bayramı'nın mutluluk ve iyi şeylere layık ülkemize barış getirmesini diliyoruz.

Dini bayramlar, insanların iyilik yapmaya, güzellikler düşünmeye, zamanlarını mutluluk verici şeylere yoğunlaştırdığı, dinlendiği, eğlendiği günlerdir.

Ama siyaset bize izin vermiyor.

Bu bayramı, siyasetçilerin Demirel'i ikinci kez cumhurbaşkanı yapmak amacıyla sürdürdükleri satranç hamlelerini izleyerek geçireceğiz.

Bekir Coşkun dün bu Kurban Bayramı'nda siyasetçilerin anayasayı kurban etmeye hazırlandıklarını yazmış. Mümkün mü?

Demirel'in yeniden seçilmesi, demokratik rejimin kendini savunma imkanlarını feda etmeyi göze alacak kadar önemli mi?

Hayır..

Astarı yüzünden pahalı olur. Çünkü adi suçlar için geçerli olan adalet, siyasette de hükmünü yürütür.. Yargılı infazın olmadığı yerde yargısız infaz olur. Darbeler, siyasete yönelik yargısız infazdır.

Demirel için Fazilet Partisi'ni tatmin edecek tavizlerin sınırını belirlerken toplumsal uzlaşmanın sağlanması ve yasaların rejimi koruyacak kadar güçlü olduğuna ordu dahil herkesin inandırılması lazım.

Sami Selçuk çözümü
Anayasa'nın 69'uncu madde değişikliği, parti kapatmayı neredeyse imkansız hale getirecek.. TCK'nın 312. madde değişikliği de bu suçları ferden işleyenlerin hesap vermesini önleyecek.

Hizbullah'ın mezar evlerini ve silah depolarını unutanların cevap vermesi lazım:

Düşünce özgürlüğünü Avrupa standartlarına getirelim derken, din devleti için örgütlenmeyi ve halkı bu yolda kışkırtmayı suç olmaktan çıkaracak mıyız? Başbakan Ecevit'in cevabı şu:

"312'nin özüne dokunulamaz, üslubunda değişiklik yapılabilir."

Ama nasıl?

Bunun cevabı dün Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'tan geldi.

Selçuk, 312. madde için "Ülkemizde düşünceyi açıklama özgürlüğünü ve Avrupa Birliği'ne girme sürecini tehlikeye düşüren bir madde karşısındayız" dedikten sonra şunu söyledi:

"Bu tehlike, ancak maddenin kesin ve saydam bir anlatıma kavuşturulmasıyla savuşturulabilir. Ama ben bu beceriyi gösterebilecek bir uzman bulunabileceğinden çok kuşkuluyum.."

Yani? Tümden kaldıralım, olsun bitsin!

Mevlana'da buluşmak
Dün New York Times gazetesinde Amerika'daki İran kökenli derneklerin tam sayfa bir ilanı çıktı. Sayfanın üstünü Mevlana'nın "Doğru ile yanlışın ötesinde bir yer daha var; orada buluşalım" sözü kaplıyor. Altında, Amerikalı diplomatların 1979'da Tahran'da rehin alındığı olay sırasında, şu andaki İran nüfusunun yüzde 70'inin 9 yaşından küçük olduğu ve İranlılar'ın 18 Şubat'taki seçimde reformlar için oy verdiği hatırlatılıyor ardından da Amerika'ya "Onlarla orada buluşalım" çağrısı yapılıyor.

Vural Savaş ile Sami Selçuk iki zıt görüşü temsil ediyor. Hangisi doğru, hangisi yanlış itiş kakışında tükenmek yerine Mevlana'nın gösterdiği üçünçü yolda buluşmak, bizim için de geçerli değil mi?

Yani hem özgürlükleri genişletmek ve hem de Avrupa'nın çoktan unuttuğu din devleti tehdidine karşı Türkiye'de rejimi korumasız bırakmamak..

Uzlaşma, bayramın erdemidir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır