|
|
312 her dönemin krizi
Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesi ile Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesi, 7 yıldır en çok tartışılan hatta bazen hükümetleri sarsan yasa maddeleri
ANKARA- Kapatılan RP'nin eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın siyasi yaşamını noktalayan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesi ile pek çok siyasi, gazeteci ve aydını cezaeviyle tanıştıran Terörle Mücadele Yasası'nın (TMY) 8. maddesi, 7 yılı aşkın süredir Türkiye'nin en çok tartışılan ve zaman zaman hükümetleri sarsan yasa maddeleri. Bu maddeler şimdi de, iktidar ile FP arasında, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e bir dönem daha Çankaya kapısını açacak Anayasa değişikliğinin "pazarlık" konusu oldu. Düşünceye ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engel olarak gösterilen, hemen her hükümet döneminde de demokratikleşme iddialarıyla değiştirilecekleri vaat edilen bu maddeler, yıllardır süren tartışmalara rağmen bir türlü düzenlenemedi. Avrupa Birliği'ne (AB) adaylık sürecindeki Türkiye'ye yönelik "tam demokratikleşememe ve insan hakları ihlalleri" eleştirilerinin temelini de oluşturan TCK 312 ve TMY 8'nin "dokunulmaz" kalmasında, siyasi partilerin sürekli tavır değiştirmeleri etkili oldu.
TMY 8'İN SEYİR DEFTERİ
"Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan yazılı ve sözlü propaganda yapılamaz" hükmünü içeren TMY'nin 8. maddesinin değiştirilmesi 1994'de DYP-CHP koalisyon hükümeti döneminde tartışıldı. Başbakan Tansu Çiller ile yardımcısı Murat Karayalçın, maddenin değiştirilmesi konusunda uzlaşmaya vardı. Ancak DYP'li milliyetçi-muhafazakar milletvekillerinin kazan kaldırıp, maddenin değiştirilmesine karşı ortak deklarasyon yayınlamaları ve özelleştirme yasasına destek vermeme tehdidinde bulunmaları üzerine, iki lider bu girişimi dondurdular.
Bu sırada CHP'de yönetim el değiştirdi önce Hikmet Çetin, ardından da Deniz Baykal, Çiller'in yeni ortağı oldu. 27 Ekim 1995'te 8. maddede mini bir revizyon gerçekleşti. Ancak madde metnindeki "yoruma müsait" muğlak ifadeler nedeniyle, düşünce yine özgür kalamadı.
TMY 8. madde, 1998'de ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın Başbakan olduğu hükümet döneminde yeniden "demokratikleşme paketi" içinde yerini aldı. TCK'nın 312. maddesinin de değiştirilmesini öngören paket, o dönem aldıkları cezalar nedeniyle Türk ve dünya kamuoyunda tartışmalara neden olan Yaşar Kemal, Eşber Yağmurdereli gibi aydınlar ile pek çok siyasi suçlunun serbest kalmasına neden olacağı gerekçesiyle FP'nin muhalefetine takıldı.
FP ATEŞLİ SAVUNUCU OLDU
FP'liler, TMY 8 ve TCK 312'de ceza indirimi öngörüp, madde metinlerinin fazla yoruma yol açmayacak şekilde netleştirilmesini öngören tasarı nedeniyle hükümeti, "Batı'nın güdümüne girmekle" ve Avrupa'nın baskısıyla bu değişikleri Meclis'e dikte ettirmekle suçladılar.
FP'liler yoğun muhalefet yaptıkları tasarının değerini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu maddeden hüküm giyerek, başkanlığa veda etmek zorunda kalmasıyla anladılar. Ancak iş işten geçmişti. FP, o tarihten itibaren 312. özellikle 2. fıkrasının değiştirilmesinin en ateşli savunucusu oldu.
Paketin TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmeleri sırasında, 312. maddede öngörülen ceza alt sınırının, kabul edilen önergeyle 1 yıldan 6 aya çekilmesi ise, FP'nin yanı sıra, DSP ve CHP'li üyelerin de pakete karşı tavır almalarına neden oldu. Halen DSP Grup Başkanvekilliği görevini yürüten Ali Günay ile CHP'li Zeki Çakıroğlu bu değişikliğe karşı "muhalefet şerhi" düştüler.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin Anayasa değişikliği için FP'nin desteğinin arandığı dönemde, Erbakan'ın aldığı hapis cezası, RP'nin eski liderinin hüküm giydiği 312'yi yeniden gündeme getirdi. Geçmişte bu maddenin düzenlenmesine muhalefet eden FP ve DSP arasında, 312'nin değiştirilmesi konusunda "Önce anayasa değişikliği, sonra demokratikleşme paketi" pazarlığı halen sürüyor.
Şebnem HOŞGÖR
Selçuk: Bu maddeyi değiştirmek zor
Kapatılan RP'nin eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın hüküm giydiği Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesi değişikliği konusunda tartışmalar sürüyor. Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, 312. maddeye ilişkin görüşlerini yaptığı yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyurdu.
TCK 312'de yer alan "ırk, din, mezhep, bölge farklılıkları" deyişlerinin, aslında tanımlanamaz nitelikte kavramlar olduğunu kaydeden Selçuk, metinde yer alan diğer yanlışlıklara da dikkat çekti. Selçuk, şu değerlendirmeyi yaptı: "Maddede kullanılan bütün deyişler, kişiden kişiye içerik ve tanımları değişen sözcüklerdir. Bu yüzden de ceza hukukunun ve insan hakları ve özgürlüklerinin temeli olan 'suçların yasallığı' ilkesine aykırıdır. Zira bu ilkenin izdüşümü alt ilkelerinden biri, suç tipi yaratan metinlerdeki anlatımların görece değil, sınırlarının belirli, kesin, cam gibi saydam olmalarıdır."
Selçuk, 312'nin başarılı biçimde yeniden düzenlenmesini mümkün görmediğini de belirterek, Türkiye'de bu maddeyi düzeltecek bir uzman bulmanın da zor olduğunu savundu. Yargıtay Başkanı Selçuk, madde yeniden düzenlenirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gözardı edilmemesini de istedi.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|