kapat

16.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Sokak

İSTANBUL'un tarihi sokakları vardı. Bunlar ne yazık ki birer ikişer yok oluyor; tarihe karışıyor. Üsküdar Paşalimanı'ndaki Şemsi Efendi Sokağı'nın hazin öyküsü, bu ilgisizliğin ve duyarsızlığın çarpıcı kanıtı. Sokak sakinlerinden Sayın Yunus Demiröz anlatıyor:

"ASIRLIK bir tarih mirası olan sokağımız benim gençlik yıllarımda Arnavut kaldırımı döşeliydi. Sonra nedense, İstanbul genelinde başgösteren Arnavut kaldırımı düşmanlığı doğrultusunda bizim sokağımızdaki o güzelim taşları da söktüler. O soğuk görünüşlü, kişiliksiz, İstanbul'un tarihsel karaktersitiğini bozan asfalttan döktüler. Fakat asfaltın dökülmesinden sonra, sokağımızın kimyası bozuldu. Yer yer deformasyonlar, çökmeler başladı. Bunlar son aylarda hızlandı. Üsküdar Belediyesi'ni sokağımızı gözden geçirmesi, bakım yapması konusunda defalarca uyardık, gelen giden olmadı.

NİHAYET korktuğumuz başımıza geldi. 15 gün önce patlak veren heyelan sokağı tamamen çökertti. Set şeklinde üç kademeli bir yokuş olan Şemsi Efendi Sokağı, heyelanın ardından adeta İstanbul haritasından silindi. Heyelan sırasında bir can kaybının meydana gelmemesine de mucize gözüyle bakabiliriz.

BELEDİYE lütfetti; heyelandan, yani iş işten geçtikten sonra sokağımıza geldi. Fen İşleri elemanları çöküntü bölgesine son zamanlarda polisiye filmlerde gördüğümüz plastik kordelelerden çekti, gittiler. Gidiş o gidiş. Bir daha uğrayan olmadı. Yüzlerce semt sakinine sadece 50 santimlik bir şerit bırakıldı. Evlerimize o şeritten, duvar diplerinden sürünerek, büyük zorluklarla girip çıkıyoruz. Tarihi bir İstanbul sokağının yok oluşuna mı, çektiğimiz çileye mi yanalım; şaşırdık kaldık."

OKURUMUZUN yakınmasına salt bir "belediye sorunu" olarak bakmak yanlış. Sayın Demiröz, bunun ötesinde, bir "İstanbul trajedisi"ni dile getiriyor. Tahrip olan şey bir "sokak"tan ibaret değil; İstanbul'un tarihsel/kültürel dokusunun bir parçası kopup gidiyor. Üsküdar gibi, "İstanbul tarihinin mihenk taşı" konumundaki bir ilçenin belediyesi bu gibi olumsuzluklara karşı daha duyarlı yaklaşmak, hızlı çözümler üretmek, kendisine emanet edilen mirası üzerine titreyerek korumak zorunda.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır