


"Bonjour" diyen Tarkan'ı soruyor
Fransa'da Türk olduğunuzu anladıkları anda bir Tarkan muhabbeti başlatıyorlar...
- Türk müsünüz?
- Evet.
- Tarkan da Türk!
- Evet.
- Tarkan şimdi Türkiye'de.
- Evet.
- Askerde değil mi?
- Evet.
- Şarkıları sizde de ünlü mü?
- Evet.
- Sizde askerlik zor mu?
- Askerlik her yerde askerliktir.
- Sizde askerde koşu var mı?
- Var.
- Tarkan da koşuyor mu?
- Koşuyordur mutlaka.
- Biz Tarkan'ı çok seviyoruz.
- Kendisine söylerim.
- Hah hah ha. Çok esprili bir tipsiniz!
- Siz de öyle!
Erkeklere özel
Paris, moda ve güzelliğin başkenti, zannedersiniz ki sadece kadınlara yönelik. Hiç de sandığınız gibi değil...
Erkek kozmetik sanayi ve erkek bakım sektörü bir o kadar gelişmiş. Dergilerimiz de "Playboy" olmaktan çıkmış sağlık ve bakım dergileri haline dönüşmüş.
Amerikan patentli Men's Health dergisinin Fransız versiyonundan seçmelerle durumu anlamak mümkün:
*Verdiğiniz her kilo tansiyonunuzun 1 derece düşmesi anlamına gelir.
* Öğleden sonra bir saat kestirmek gece üç saat uyumaya bedeldir.
* Sırt ağrılarının yüzde 75'ini karın kaslarınızı geliştirerek önleyebilirsiniz.
* Akşamdan kalma hissini azaltmak için içkili bir gecenin sonunda kızarmış ekmek üzerine bal sürüp yiyin.
* Her gün bir diş taze sarımsak bir hafta boyu yendiğinde kolesterol yüzde 10 düşer.
* Her gün muz ve havuç yiyerek kalp krizi riskinizi ciddi anlamda azaltabilirsiniz.
* Enginarın piştiği suyu içmek siroz hastaları için birebir (içindeki antioksidanlar yüzünden alkoliklerin tedavisinde kullanılıyormuş).
* Öğleden sonra saat 4 sularında yenen bir yoğurt beyin tarafından çok sevilir.
* Her öğünden evvel içilen çorba tok tutarak aşırı yemeği engeller.
* Baharatlı yerseniz metobolizmanız daha yüksek bir tempoda işler.
* Mide yanmaları sırasında şekersiz çiklet çiğnemek acıyı hafifletir.
* Kaşıntı tutarsa ve ciltte kırmızılık bırakacak kadar kaşınmışsanız, suyla hamur haline getirdiğiniz C vitamini hapı deriyi rahatlatır.
Habercilere güven
"Televizyon haberlerine ne kadar inanıyorsunuz" araştırmasına (13'üncü Barometre Sofres Telerama- La Croix) göre Fransızların durumu şöyle:
"Televizyonda nasıl anlatıyorlarsa olaylar gerçekten öyle gelişmiştir" diyenler yüzde 10.
"Eh, hemen hemen anlattıkları gibi olmuştur" diyen yüzde 48.
"Olayların gerçekte nasıl olduğu ile onların naklettikleri arasında mutlaka epey değişiklik var" diyen yüzde 36.
"Olaylar büyük olasılıkla hiç de onların anlattığı şekilde değil" diyenler yüzde 4.
Fikri olmayan yüzde 2.
Not: Hazır televizyon demişken... Siz bu yazıyı okurken hayırlısıyla dönmüş olacağım, akşama buluşmak üzere!
Mini fıkra
Fransızlar'ın kendi politikacıları için yaptıkları bir espri...
Fransız politikacıyla Nelson Mandela arasında ne fark vardır?
Nelson Mandela "seçilmeden evvel" hapse girdi!