kapat

07.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
S u p e r o n l i n e
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Kıyağın romanı

Millevekilinin maaşı... Ödeneği... Emekliliği "hep sorun oldu."

Kimi "lehinde" konuştu.

Kimi "aleyhinde."

Tabii her seferinde de, basın "tu kaka" oldu.

"Gerilere... 1924'e gitmeye" göz atmaya ne dersiniz?

Meclis'te gizli oturumda "basın" konuşuluyor.

"Nasıl" mı konuşuluyor?

KARİKATÜR
O günlerde yine "milletevekili maaşları... Maaş zammı" gündemde.

Basın da "eleştirmiş."

İstanbul Milletvekili Hamdullah Suphi Bey, kürsüye çıkıyor:

"Gazetelerden birinde bir eşek resmi... Yanında da, üstü bin yırtıkla, bir köylü... Köylü, eşeğe şöyle diyor, "uğraş topal eşek, mebuslarımızın cebine biraz daha para akıtalım." (Gizli oturum - C: 4 - Sa: 373-383 - 30.1.1924)

HİKAYE
Bu "karikatür" Meclis'i çileden çıkarmış...

Herkes, basının "biraz ileri gittiğini" düşünüyor.

Kürsüde, Aksaray Milletvekili Besim Atalay:

- Arkadaşlar, sinirlendiniz. Onun için bir hikaye söyleyeceğim... Yörük çadırında namaz kılınıyormuş. İmam öne geçtiği için, yörüğün oğlu kızmış. Gece imamı yakalamış:

- Ulan bir daha babamın önüne geçmeyeceksin!

- İmam, çocuğun babasına gitmiş:

- Oğlun böyle diyor.

Yörük de imama demiş ki:

- Gerçekten, onu ben söyleyecektim. Sen ileri gidiyorsun... Yörüğün dediği gibi... Bizim basın da biraz ileri gidiyor. (Alkışlar)

ŞEREF... HAYSİYET
Hamdullah Suphi Bey:

- Bu zam işi bir haysiyet ve şeref meselesi oldu... Meclis, bir kısım basının karşısında her gün aşağılanmaya mahkum, her gün onuruyla oynanmaya mahkum, her gün manen ölüme mahkum bir haldedir.

HÜR BASIN
Bu da kürsüde "Karahisarısahip milletvekili" Ruşen Eşref Bey var.

- Basının hür olmasında hemfikiriz... Fakat düşünülerek veya düşünülmeyerek, Meclis'in her gün tedirgin edilmesine bir son vermek lazım gelir.

"ÖNÜNE GELEN"
Besim Atalay Bey (Aksaray):

- Önüne gelen bir gazete çıkarıyor... Rastgelen yazı yazıyor... Teklifim şudur... Bir mecmua çıkaralım... Meclis olarak... En uzak köylere kadar parasız dağıtalım... Propagandaya, ancak propaganda ile cevap verilir.

ŞEREFSİZ KİM?
Tunalı Hilmi Bey (Zonguldak):

- Maaş zammı dolayısıyla... Vakit Gazetesi'nde deniliyor ki... Zammı kabul edenler şerefsizdir... Eğer bu Hilmi şerefsiz ise, ona iki işten biri düşer... Tabancayı çeker ve beynine bir kurşun sıkar. Eğer bunu yapamazsan "Allahısmarladık" der, aşağılanmış ve hor görülmüş bir şekilde, Meclis'ten çıkar giderim.

KAMUOYU
Tabii "farklı ses" de var.

"Yukarıdaki görüşmelerden" üç hafta sonra...

"Zam" yine Meclis gündeminde.

Kürsüde, Gümüşhane Milletvekili Zeki Bey:

- Dayandığımız büyük bir millet var... Biz o büyük milleti... Kamuoyunu dikkate almaya mecburuz... Biz nalıncı keseri gibi hep kendi tarafımıza yontuyoruz. (21 Şubat 1924)

SÜRPRİZ KOLİ
Dilerseniz 1924'ten "37 yıl sonrasında... 1961'e sıçrayalım."

1961'de "Yeni Anayasa" yapılırken "milletvekili maaşının ne olacağı... Nasıl düzenleneceği" unutulmuştu.

Seçim oldu, Meclis toplandı.

"O dönemi" Bülent Ecevit, Osman Bölükbaşı, Dr. Vefa Tanır, Dr. Sadettin Bilgiç hatırlarlar... Meclis'teydiler.

Milletvekillerine önce "ayda 2500 lira avans" ödenmeye başlandı.

Sonra da Meclis'e bir "kanun teklifi" geldi:

- Milletvekili maaşı 3500 liradır.

Ve "ortalık" birden karıştı.

Meclis'e, kolilerle para gönderiliyordu.

"Tırtıllı" bir kuruşlar.

"Yüz para"lar. (ikibuçuk kuruş)

Milletvekilleri "yine" basına kızıyorlardı. Ve bir gün, Meclis'e "bir paket daha" geldi.

Pakette "dışkı" vardı.

Bir de not:

- Doymadıysanız bunu yiyin.

VE BUGÜN
Bu defa da 1961'den "39 yıl sonrasına" sıçrayalım... 2000'e.

Konu "aynı" konu...

Eleştiri "aynı" eleştiri...

Meclis'teki kızgınlık yine "aynı."

Milletvekilinin biri diyor ki "eleştiren vatan hainidir... PKK'dan tehlikelidir."

Başkan diyor ki "koymayın bunların yazılarını TBMM bültenine."

SÖZ BABA'DA
Cumhurbaşkanı'na (4 Şubat Cuma günü) sorduk:

- Efendim... Kıyak tabir edilen... Milletvekilleri ile ilgili yasa, masanızda... Ne yapacaksınız?

Baba:

- 9 Şubat'a kadar zamanı var... Ölçüp biçmekle meşgulüm... İnceleniyor... Değişik boyutları mevcut... Üzerinde çalışıyoruz.

ATEŞ TOPU
Baba "aynen" imzalasa, medya eleştirecek.

"İmzalamasa" Meclis eleştirecek.

"İmzalıyorum ama... Şurasını şöyle, burasını böyle düzeltin... Ayrıca şu düzenlemeleri de yapın" dese...

Bu defa da "herkes" eleştirecek.

Açıkcası, milletvekilinin parası "ateş topu" gibi... El yakıyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır