Türkiye, Avrupa yolunda yeni bir parti kapatma kararıyla sendelememeli. Bunu önlemek siyasetçilere düşüyor..
Çünkü yargı kararını verirken bir dosyaya, bir de suçlanan partinin hal ve gidişine bakar.
Fazilet'in bugünkü hali, geçmişle hesaplaşarak demokratik değerleri kıble alan yeni bir gelecek kurma iradesi göstermiyor.
Her şey Erbakan'ın bu partiyi maşa olarak kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Anayasa Mahkemesi kapatma kararı verirse Türkiye'nin Avrupa yolculuğu zarar görecek.
Ayrıca terbiye edici de olmayacak.
Cemil Çiçek'in dediği gibi kapatılan partinin seçmenleri, duygusal bir tepki ile yine suçluları görmemeyi ve dayanışmayı tercih edecek, tasfiye edilmesi gereken parti önderleri "mağdur" rolüne girecek ve ömürleri uzayacak.
Erbakan partiyi "domuz bağı" ile adamlarına bağlatmış. Kullandıkları malzeme de ip değil türban.. Koca partinin Erbakan'a af ve türban dışında bir kavgası ve kaygısı yok.
Neyse ki partideki "Yenilikçi" grubun hareketlendiğine dair haberler geliyor. Otuz milletvekili, Erbakan ipoteğini çözmek için Kutan'ı istifaya ve kongreyi öne almaya zorlamak amacıyla bir eylem planı hazırlamışlar. Kutan direnirse ortak bir bildiri yayınlayacaklar ve büyük ihtimalle kopmalar hızlanacak.
Kutan, ülke gerçeklerinin kendini ve Erbakan'ı aşmasını emrettiğini görecek mi?
Fazilet'i belki kapatılmaktan bile kurtaracak olan böyle onurlu bir adımı atmanın cesaretini gösterecek mi?
Kendi iradesiyle eski defterleri kapatan bir partiyi kapatmak için sebep kalmadığını söylemek ve bunu eylemiyle kanıtlamak Fazilet için haktır, fırsattır.
Buna inanıp inanmamak da yargının vicdanına kalmıştır. Ama Anayasa Mahkemesi'nin adaletine ve vicdanına güvenmemek için hiç bir sebep yok!
Halkın yüzde 56'sı vahşeti belgeleyen kasetlerin yayınlanmasını istedi. Ankete katılanların yüzde 40'ı "yayınlanmasın" derken yüzde 4'ü kararsız olduğunu söyledi.
İki tezin de haklı gerekçeleri var. Bu kasetler yayınlanacaksa, karar vericiler herhalde iki tarafın da haklı uyarılarını dikkate alan bir formülü oluşturma imkânını bulacaktır.
Örneğin çocukların korunması için yayının uyarılı olarak geç saatte yapılması gibi..
Ama dün belirttiğimiz gibi bu görüntüleri seyredenlerin "dinden, imandan çıkacağı" kaygısına hak verilemez. Çünkü bu vahşet, Hizbullah'ın Müslümanlık iddiasını çürüteceği gibi halkta dini her türlü istismarcının tekelci iddiasından kurtarmaya yönelik bir bilinç de uyandıracaktır.
Toplum sağlığının sigortası sansür değil doğru bilgidir. Halk bu hakkını talep ediyor.