G.Saray 4. şampiyonluğuna koşuyor. Onu durdurmak gerçekten çok zor. Trabzon için çok fazla söylenecek şeyler bulamıyorum. Yeni hocalarıyla toparlanma dönemlerinde arka arkaya iki kere G.Saray'la karşılaşmak şanssızlığını yaşadılar ve tüm çabalarına rağmen sarı-kırmızılıların kalitesine ve gücüne karşı koyamadılar; doğal olarak iki maçı da kaybettiler.
G.Saray sistemini oturtmuş. Eksik, cezalı, sakat dinlemiyor. Sahaya çıkan, işini en iyi şekilde yapıyor. Dün, uzun zamandan beri şans bulamayan Arif forma giydi ve forvete büyük bir canlılık getirdi. Penaltı yaptırdı, hücum presiyle toplar kazandı, Trabzon savunmasının dengesini araya yaptığı koşularla alt üst etti.
Arif iyiydi ama maçın asıl yıldızı Okan'dı. Birinci dakikadan itibaren yaptığı mücadele, pas alış-verişleri, rakip defans boşluklarına sızışları ile mükemmeldi. Bu çabalarının sonucunda 1 gol attı, attırdı; fazlasını da atabilirdi. Diğer bir yıldız ise Sergen. Hagi'nin yokluğunda üst üste dördüncü 90 dakikasını oynayarak G.Saray'ın sistemine adapte olduğunu kanıtladı. İyi niyetle mücadele etti. Hele topla buluştuğunda o kadar yumuşaktı ki, o kadar güzel paslar attı ki, seyredilmeye değerdi. Bu güzel futbolunu golle süsleyememesi ise gecenin şanssızlığı oldu.
G.Saray'ın iyilerini bitirmek zor. Suat ve Emre de başarılıydı. Kupa maçında takımını kurtaran Taffarel, az top gelmesine rağmen yine de 1-2 kurtarışla ne denli değerli olduğunun altını çizdi.
Üç gün önce Trabzondaki kupa maçında hatalar içinde olan bir defans izlemiştik. Bu kez aynı yanlışları tekrarlamadılar. Sağ tarafta Ümit gerektiği zaman, gerekli işleri yaptı. Defanstaki ve ofanstaki işini iyi ayarladı. Capone, penaltı kaçırmasına rağmen geçen maçtan daha iyiydi. Popescu da işini iyi yapanlar arasındaydı. Soldaki Ergün ise son maçlardaki başarılı futbolunu devam ettirdi.